Halkımız “meşru müdafaa”da

, , Sende yorum yap

Türk halki “mesru müdafaa”da… Hükümetin ekonomik politikasina güvenini yitirmis. Tasarrufla-nni korumak, parasini korumak, enflasyon altinda ezilip gitmemek için “çete savasi” veriyor.
Türk halkinin kendi ülkesinin parasindan, Türk parasindan ümidi kesip, Amerikan hükümetinin, Alman devletinin bastirdigi kagitlara hücum etmesi, tüm varligim bu “gavur kagitlarina baglayacak bir hale düsmesi” üzüntü vericidir. U-tanç vericidir.
Ekonomi denilen seyin ekonomi politikalarinin tek bir hedefi vardir: Halkin mutlulugu… Halki mutlu edemeyen, halkin refahini artira-mayan ekonomi politikalarinin basarisindan sözedüemez.
* * *
Türk halkina bakiniz… istanbul’da, Ankara’da, Diyarbakir’da, A-dana’da millet döviz büfelerinin önünde siraya giriyor… ithalat mi yapacak? Yurt disina seyahate mi gidecek? Hayir… Dolar ve Mark alip satacak… Çünkü kendi hükümetinin çikardigi paranin degeri yok…
Evin beyi döviz büfesinin önünde beklesirken, evin hanimi kösedeki bankada Dolar ve Mark mevduati hesabi açtiriyor. Evin oglu, borsa bankerinin kapisinda, hangi hisse senedini satip zarardan kurtulacagini ögrenmeye çalisiyor. Evin büyükhanimi “Repo”ya verdigi paralari kurtarma telasinda… Repoya vergi vermesi birsey degil, ya Hazine, tahvillerin parasini ödemez i-se!..
O sirada damat bey, memur maaslarina yüzde 5 bir ek zam daha saglama arayisinda katildigi yürüyüste “coplanmakta”… Evin kizi ise aybasinda Mark olarak ödeyecekleri kirayi denklestirmek için Alman parasi arayisinda…
* * *
Sayin okuyucularim, dikkat buyurunuz… Türk halki, Dolar, Mark, Hazine Bonosu, Döviz Mevduat Hesabi, Repo, Altin, Borsa pesinde kosmaktan perisan halde… Yorgun düstü… Neyin pesinden kossa bir süre sonra “kazik yiyor”.
Bundan sonra, kisa ve orta dönemde, borsanin eski durumuna dönebilecegini kim iddia edebilir? Bundan sonra Hükümetin döviz politikasina kim inanabilir?
Hükümetin döviz ve borsa politikalarina güven, Türkiye’ye yabanci sermaye akisi bakimindan büyük önem tasir… Bugüne kadar belli bir güvenin varligi nedeniyle borsadaki hareketi yabanci fonlar besliyordu. Borsa için önemli miktarda yabanci kaynak girisi gerçeklesiyordu. Döviz politikasinin istikrarina güvenen yabanci yatirimcilar Türkiye’ye kredi olarak ve yabanci
sermaye yatirimi için kaynak akitmaktan çekinmiyordu.
Yasadigimiz çalkantinin olumsuz etkisi bundan sonra orta ye uzun dönemde yabanci kaynak girisini engelleyecek.
Eaiz orani daha da yükselse, bundan sonra gerek kurumlarin gerek halkin Hazine Bonolarina ve Devlet Tahvillerine güveni eski düzeyde olamaz… Bono ve tahvile kurumlar ve halk gönül rahati ile para baglayamaz.
insallah bütün bunlarin üzerine Hükümet bankalardan döviz mevduat hesaplarinin çekilmesine yol açacak yanlislar yapmaz… insallah vergi kanunu tartismalarindan ve yergi kanunu degisikligi olarak dagin fare degil de dinazor dogurmasindan bu yana süre gelen yanlisliklara son verilir. * * *
Sorun bir yerde dügümleniyor: Türkiye’de ekonomi politikalarini kim olusturuyor? Ekonominin kaptani, sorumlusu kim? Her iyilik Tansu Çiller’den geliyor. Eakat kötülüklerle onun hiç bir ilgisi yok!.. Ekonominin yapisinda bir “dinamizm” vardir. Bu dinamizm içinde ekonomi devamli sorunlar yaratir. Ekonomi politikalarinda ve uygulamadaki basari, sorunlari zamaninda görüp çözebilmeye baglidir.
Türkiye’de su günlerde ekonomiyi kimin izledigi, sorunlari kimin gördügü, sorunlarin çözümü için kimin politika gelistirdigi ve bu sorunlari kimin çözecegi belli degil…
* * *
Yasadigimiz olaylari “Borsa biraz düstü, dolar biraz çikti… Bir süre sonra hersey düzelir…” diyerek küçümsemeye imkan yok… Halk deyimi ile “ekonominin çivisi çikti…” iktisatçi deyimi ile “ekonominin kurulu dengeleri bozuldu”. Kurulu dengeler, her ne kadar saglikli dengeler degil i-di ise de, Türk ekonomisi “dengesizlikte dengeyi sürdürür” hale gelmisti. Her ne kadar bu “dengesizlikteki denge durumunun” devam edip gitmesi imkansiz idi ise de, dogru politikalarla yumusak bir inis saglanabilirdi. Halbuki yapilan hatalarla yumusak inis imkani kaçirildi ve ekonomi yere çakildi. Bakalim kim, kimler ve nasil temizleyecek bu yere çakilan, darmadagin olup ortaliga yayilan ekonominin parçalarini?
* * #
Sonuç: Türk halki mutsuz. Ekonominin geleceginden umutsuz… Hükümet halka umut vermek, güven vermek zorunda… Bunun için birseyler yapmaya mecbur.
Halki mutsuz eden, halkin mutlulugunu saglayamayan bir Hükümetin e-konomi politikalarinin basarisindan söz edilemez.

 

Sende yorum yap