halk kesesinden tefecilik

, , Sende yorum yap

Merkez Bankasi ve Hazine’nin “halk kesesinden tefecilik yaptigi” ülkede ekonomi iflah olmaz
Dengeleri tefecilik üzerine kurulmus bir ekonomide üretim olmaz. Üretim yapamayan bir ekonomi çöker. Türk ekonomisinde, ekonomiyi üretime yönlendirme sorumlulugunu tasiyan Hükümet su anda ters bir yola girdi. Bu yol çikmaz bir yol.
Hükümet, Merkez Bankasi ve Hazine’ye “halk kesesinden” tefecilik yaparak gününü kurtariyor…
Sayin Okuyucularim, su anlattiklarimin ardindaki gerçegi size rakkamlarla verecegim.
Önce bir açiklama yapayim: Üretimi tikanmis bir ekonomide yillik yüzde 500 yüzde 1000 maliyetle para “dönmez”.
Ama bizde oluyor… Çünkü faturayi önce Merkez Bankasi sonra Hazine ödüyor, sonra bizlerin, sizin benim, Türk halkinin “cebini soyuyor”.
Bu yazinin altinda size bir de tablo verdim. Bu tabloyu dikkatle inceleyiniz. Bankalar “yeni çikan haftalik mevduata” yilda birikimli yüzde 202 net ödüyor. Hazine aylik mevduata yillik birikimli yüzde 333 net ödeme yapiyor. Bankalar 3 ay vadeli mevduata yillik 189 net verirken Hazine 3 ay vadeli bonoya yillik birikimli 284 ödeme yapiyor. Bankalarin yillik mevduat faizleri net yüzde 112 iken Hazine yillik tahvillere bankalarin ödedigi faizin iki kati net yüzde 224 ödeme yapiyor.
Bankalarin çiplak yüzde 250 faizle kullandirdigi kredinin yillik maliyeti yüzde 733, yüzde 350 çiplak faizli kredinin yillik birikimli maliyeti yüzde 1.426. Sayin okuyucularim bu paralar nereden çikiyor? Hangi üretim bu paralari ö-der? Bu paralari sadece Merkez Bankasi ve Hazine “halkin cebinden çalarak” karsilayabilir…
Simdi size, Merkez Bankasi ve Hazine’nin “halkin cebinden para çalarak” nasil “tefecilik yaptigini” anlatayim. Not Dergisi’nde “Merkez Bankasi’nin bankalarin yüksek faiz siste-.mini halk kesesinden nasil ayakta tutabildigini” ortaya koyan bir inceleme yayinladi. Sistem söyle isliyor:
* Tasarruf sahibi yüzde 100 faiz ile parasini bankaya 7 gün ihbarli hesaba ya-toiyor.
* Banka (mevduat munzam karsiligi ve disponibilite gibi) zorunlu karsiliklari ayirdiktan sonra bu 100 milyon liradan serbest kalan 59 milyon 800 bin lirayi, yüzde 350 over-night (gecelik) faiz ile Merkez Bankasi’na satiyor.
* Merkez Bankasi 59 milyon 800 bin lira için 7 günde bankaya 4 milyon 13 bin lira faiz ödüyor.
* Banka, Merkez Bankasi’ndan over-night faizi olarak aldigi 4 milyon 13 bin liradan, Tasarruf sahibine bir haftalik mevduat hesabi faizi olarak l milyon 815 bin lira ödüyor.
* Merkez Bankasi’nin 4 milyon 13 bin liralik over-night faizinden mevduat faizi olarak ödenen l milyon 815 bin lira çiktiktan sonra, bankaya bir haftada bu islemde 2 milyon 198 bin lira kar kaliyor. Allah bin bereket versin…
Simdi söyleyiniz bakayim aziz ve muhterem o-kuyucularim… Bu islemden ülke ekonomisi ne kazandi? Ne üretildi… Ne alindi-ne satildi? O halde bu para nereden çikti? Sizin, benim, halkin kesesinden… Nasil çikti? Merkez Bankasi “para basacak-karsiliksiz Hazine’ye kredi verecek, avans verecek”… Enflasyon yaratacak. Ve böylece bu faizi ödeyecek… Simdi Merkez Bankasi’nin cebinizden nasil para çaldigini anlatabildim mi acaba?
Gelelim Hazine’nin durumuna… Bankalar bir yil vadeli mevduata net yüzde 112 faiz öderken, Hazine aylik bonolara yillik birikimli, 333 faizi, yillik tahvillere yillik net 224 faizi nasil ödüyor? Üretim mi yapiyor? (1) Önce halkin hizmetlerini kisiyor. Sonra memur, isçi ücretlerini kirpiyor. Sonra KIT’lere zam yapiyor. (2) I-çeriden ve disaridan daha agir sartlarla, daha yüksek fiyatla borçlaniyor. (3) Enflasyonun faiz oranlarinin üzerine çikip, faiz yükünü hafifletmesine “dua” ediyor. Böyle bir “komediye ekonomi politikasi” böyle bir uygulamaya “istikrar paketi” denilemez!
Abdurrahman Yildirim kardesim, rakkamlari iyi izleyip degerlendiren bir e-konomi yazandir. Bugün piyasadaki faiz oranlarini degerlendirmis.
* Aylik Hazine Bonosu’nun dönem sonu net getirisi yüzde 13.
* Üç aylik Hazine Bonolarinin dönem sonu net getirisi yüzde 40
* Yilin kalan 7 ayinda aylik bono faizlerinin bu düzeyde kalmasi halinde tasarruf sahiplerinin 7 ay sonunda elde e-decekleri birikimli gelire göre, aylik net gelir yüzde 27’ye çikiyor.
Sayin Basbakanimiz, Bayram öncesi gazetecilerle sohbetinde “tatli tatli” sicak dövizden sözetti… “Sicak döviz yüzünden ekonominin bu hale geldigini, kendilerinin sicak dövize kapiyi kapadiklarini” falan anlatti ya… Ya gerçegi göremiyor… Ya bizi kandiriyor… Merkez Bankasi ve Hazine’nin halen uyguladigi bu faiz ve kur politikasinin geçmisten farki yok. Bir farki var ise “sicak dövize daha büyük davetiye çikarmasi”… Ne var ki, sicak dövizciler bu Hükümete güvenmediklerinden eskisi gibi “disaridan döviz getirip, Türk Lirasi’na çevirerek, yüksek faizli Hazine Bonosu almiyorlar.” Bir gü-venseler… Bundan yagli balli kar mi olur?…

* Bugün l ABD Dolan kaç lira? Diyelim ki 36 bin lira. Üç ay sonra eger l ABD Dolan yüzde 40 deger kazanip 50 bin liraya çikmayacak ise üç ayda yüzde 40 net getirt saglayan Hazine Bonosuna yatirim yapilir.
* Eger l ABD Dolan bir yü sonra 36 bin liradan yüzde 224 bir siçrama ile 116 bin liraya tirmanmayacak ise, Dolari bozdurup yüzde 224 net faizli Devlet Tahvili almaktan yagli balli is olamaz.
Sayin Basbakanimiz bu hesabi görmüs. Dövizlerini bozdurup Hazine Bonosu satin almis. Gazetelerde yayinlanan açiklamasindan ögrendik.
Bu faizler “Tefeci Faizi” degilse ne faizi?
Brüt Net Yillik
Faiz Faiz Birikimli Faiz
Haftalik Mevduat 118,17 111.85 202.40
Aylik Hazine Bonosu 156.00 156.00 333.41
3 Aylik Mevduat 128.57 121.69 189.39
3 Aylik Hazine Bonosu 160.00 160.00 284.10
Yillik Mevduat 119.10 112.70 112,70
Yillik Hazine Bonosu 224.69 224.69 224.69
Banka Kredisi 250.00 279.60 390.60
Banka Kredisi 350.00 733.20 1.426.00

 

Sende yorum yap