Hal ve gidiş: “Kötü”

, , Sende yorum yap

Karim “Bu aksam is çikisi, seninle bir yere gidip oturalim… Önemli bir sey konusacagim…” dedi… Ve de tahmin e-deceginiz gibi bütün günüm rezil oldu… Acaba önemli dedigi sey ne ola ki?
Aksam mesai saati sonunda, karimi is yerinden aldim… Bebek Ote-li’nin önündeki terasa o-turduk… Sef Ismail, karima bir bardak Coca Cola, bana bir bardak soguk bira getirdi… Bekliyorum… Ne ise su önemli sey söylese de meraktan kurtulsam…
* * *
Karimin yüzü gülmüyor. Çok ciddi…
“Bak” diye söze basladi… “…Son zamanlarda sana birseyler oldu… Devamli kötümser seyler yaziyorsun… Ekonomi batti, batiyor… Isler kötü… Daha kötü olacak… Herkesin moralini bozuyorsun… Sen felaket tel-lalarindan nefret ederdin, simdi sen felaket tellali oldun… Yirmi yillik dostumuz Tansu Basbakan oldu… Destekleyecek yerde, acimasizca saldiriyorsun… Senin derdin ne? Bir sıkıntın mı var? Arkadaslar, tanidiklar kocana ne oldu? Neden hep kötümser seyler yaziyor diye soruyorlar…”
* * *
Ne söyleyebilirim ki… “Haklisin karicigim” dedim… “Herhalde insanlarin özel yasamlarindaki sorunlar olaylari yorumlarken kötümser davranmalanna neden oluyor. Yakinimizin uzun süren hastaligi belki moralimi bozdu… O nedenle belki de herseye kara gözlükle bakar oldum… Beni uyarman iyi oldu… Bundan sonra yazilarimda kötümserlik sergilememeye dikkat edeyim…”
* * *
Ne ise… Karim “söyleyecegi önemli seyi söyledi…” O içini döktü. Ben meraktan kurtuldum. Ikimiz de rahatladik… Sef Ismail’i çagirdim. “Karima bir Coca Cola daha getir… Benim birami da tazele… Buz gibi ol^ sun…” dedim… Sef Ismail Coca Co-la’yi, birayi getirdi… Masaya bir küçük tabak da leblebi birakti…
Konuyu degistirmek için karima
“Eeeee… Anlat bakalim… Ne var ne yok?” diye sordum… Karim basladi anlatmaya: “Iyilik saglik… Iyilik diyelim de i-yüik olsun… Eylül sonu rakkamlan-na göre bütçe açigi 60 trilyon lirayi asmis görünüyor. Bizim Ankara’da-ki eski arkadaslar bütçe açigini yil sonunda en az 130 trilyon lira olarak gerçeklesecegini söylüyorlar…
Yil sonuna kadar 70 trilyon lira bulmak lazim… Nasil bulunur bu para? Hazine avansindan 35 trilyon lira bulabileceklerini hesapliyorlar… Demek ki 35 trilyon lira da iç borçlanmaya gidecekler.
Bu kadar büyük iç borçlanma için faizi yükseltmek lazim… Yoksa tahvil ve bono satamazlar…
Öte yanda sekiz aylik dis ticaret açigi 9.5 milyon dolar… Yil sonuna kadar kimbilir ne olacak? Demek ki, Hükümetin Türk Lirasi yaninda dolara da ihtiyaci var. Yü sonuna kadar acil olarak ek dis kredi kullanimi gerekiyor.
Disaridan dolar getirebilmek için içeride faizin yüksek olmasi sart. Içeride faiz yüksek olacak ki, bunun cazibesinde kisa sürede, kisa vadeli dolar girisi olsun… Içerideki sicak döviz de disari kaçmasin…
Ihracat artisi ilk sekiz ayda yüzde l’lerde dolanirken, ithalat artisi yüzde 30’lara tirmandi… Bu böyle gidemez. Ihracati artirmak, ithalati frenlemek için Hükümet döviz fiyatlarini artiracak, Türk Lirasi’mn degerini daha hizli düsürecek…
Demek ki, önümüzdeki günlerde hem faizi yükseltmek hem döviz fiyatini yükseltmek kaçinilmaz görünüyor… Eeee… Bunlari yapinca enflasyon da kontroldan çikar… Tanri, Tansu Çiller kardesimizin yardimcisi olsun…”
* * *
Karim bunlari anlatiyor… Ben saskin saskin dinliyorum… Biraz önce “karamsar olma” diyerek bana nasihat eden o degil mi idi, yoksa?..
Karim da ne kadar iyimsermis de, haberim yokmus!..

 

Sende yorum yap