“Güneş daha fazla yakacak su daha fazla boğacak”

, , Sende yorum yap

Atmosferdeki tabii denge bozuldu. Insanoglu son yillarda toprak altindaki fosil yakitlari çikarip, daha fazla tükettikçe, bu fosiller içinde hapsolmus (CO2) Karbondioksit serbest kaliyor. Bu zehirli ve tehlikeli atik, dünyanin üzerini çepeçevre bir naylon örtü gibi kusatiyor. Buna “sera etkisi” deniliyor. Insanlar daha fazla fosil yakit kullandikça bu gazin serbest kalan miktari artiyor. Gaz arttikça seranin kalinligi büyüyor. Sera (örtü) kalinlastikça, atmosferin tabii etkisi yok oluyor, atmosferin dengesi bozuluyor.
Çiçek, sebze ve meyvalarin yetistirildigi, üzeri cam veya plastik örtü ile kaplanan seralar günesten nasil daha fazla etkilenir ise, bu seralarin içinde rutubet/nem orani nasil tepeye tirmanir ise, ayni sey dünyamizda oluyor. Dünyamiz önce isiniyor. Sonra artan isi, alisilan iklim dengesini alt-üst ediyor. Firtinalar esiyor. Zamansiz yagmurlar yagiyor. Zamansiz sicaklar artiyor. Zamansiz kuraklik oluyor. Seller basiyor.
Greenpeace raporu
Bu olan biteni çok insan “kader” olarak kabul ediyor. Toprak altindan fosil yakitlari çikaran (fosil yakitlar, petroldür, dogal gazdir ve kömürdür) dünyanin dev kuruluslari “isleri aksamasin” diyerek büyük paralar harcayip, olan biteni ört bas ettiriyor.
Greenpeace (Yesil Baris) örgütü adindaki uluslararasi bir gönüllüler ordusu, olan biteni insanlara anlatmaya çalisiyor. Ama çok kimse olan biteni fark edemiyor.
Greenpeace’in Türkiye sorumlulari Melda Keskin ile Ebru Tiftikçioglu’ndan ögrendiklerimi ve de Greenpeace Akdeniz Ofisi’nin hazirladigi “iklim Degisiklikleri ve Akdeniz Bölgesi” isimli raporda okuduklarimi sayin okuyucularima özetleyecegim.
Dünyamiz 4.5 milyar yasinda, insanlarin bugünkü enerji üretimi ve tüketim aliskanliklarinin tarihi ise 200 yillik bir zaman dilimini kapsiyor. Sanayi çagi ile insanlar yer altindaki fosil yakitlari çikarip kullan-
maya basladi. Zenginlik arttikça, üretim ve tüketim de artti.
Tüketim artti
Bu tüketim son 25-30 yilda doruk noktasina ulasti. Tüketilen fosil esasli eneji kaynaklarindan (kömürden, petrolden, dogal gazdan) serbest kalarak havaya yayilan diger tehlikeli gazlar yaninda özellikle karbondioksit gazi atmosferin içinde, yeryüzünün tepesinde dünyayi bir örtü gibi sararak, günesten gelen isinin, tipki bir serada oldugu gibi sicakligin ve nem oraninin artmasina ve birikmesine yol açiyor.
Greenpeace arastirmalarina dayali olarak Enerji Kampanyasi sorumlusu Mel-da Keskin diyor ki; “Yeraltindaki fosil rezervlerinin 1/4’ünü tüketip, bunlar içindeki gazlari da havaya saldiktan sonra dünya geri dönülemez noktaya ulasacak.”
Ne yazik ki, ABD gibi sanayilesmis ve fosil yakitlari en fazla tüketen ülkeler, bu fosil yakitlari çikarip satan, para kazanan dev sirketlerin etkisinde kalarak havaya salinan karbondioksit gazinin sinirlandirilmasi konusundaki çalismalara karsi geliyor. Atmosferde isi dengesinin bozulmasi çok önemli bir olay. Atmosferin l derece isinmasi, iklimleri degistiriyor, firtinalar estiriyor, seller bastiriyor.
Felaketin nedeni insanlar
Greenpeace Enerji Grubu’nun arastirmalarina göre Akdeniz bölgesinde sera etkisi nedeniyle atmosfer sicakligi 2100 yilina kadar 4 derece artacak. Bunun sonucu kutuplardaki buzullar eriyecek. Deniz yükselecek. Yeralti sulari kuruyacak. Sular tuzlanacak. Buna karsilik bölgedeki kurakligin sikligi ve siddeti artacak. El Nino Güney Salinimi (ENSO) ve Kuzey Atlantik Salinimi (NAO) diye isimlendirilen atmosferik dolasimlardaki degisimler, asiri yagmurlara, sicaklara, soguklara, firtinalara neden olacak.
Dikkat buyurunuz… Günümüzde felaket Tanri’dan gelmiyor. Felaketi insanlar yaratiyor. Çikariniz yer altindan her gün daha fazla kömürü, petrolü, dogal gazi… Yakiniz bunlari… Saliniz zehirli gazlan ve karbondioksiti havaya… Karbondioksit dünyanin üzerini sera gibi örtsün… Atmosferin dengesi bozulsun. Sonra hayret ediniz: Aaaa… Bu sicaklar da nereden çikti… Aaaa… Bu seller de nereden geldi!..

 

Sende yorum yap