G-7’ler karar verdi: Hedefimiz İran’dır ileri!

, , Sende yorum yap

Dünyada toplam mal ve hizmet üretiminin yüzde ellisini kontrol eden (1) ABD, (2) Japonya, (3) Almanya, (4) Ingiltere, (5) Fransa, (6) Italya ve (7) Kanada’nin kendi aralarinda kurduklari birlik “Yediler Grubu” olarak adlandiriliyor. Bu 7 ülke, kisaca “G-7″ler (grup 7’ler) diye adlandiriliyor.
Ülkeler arasinda gruplasma 1962’lerde basladi. Dünya ticaretine hakim olan 10 ülke, (ABD, Kanada, Japonya, ingiltere, Fransa, Almanya, Italya, Isveç, Belçika ve Hollanda) “Grup-10” ismi ile biraraya geldi. Bu 10 ülkeye sonra isviçre’de eklendi.
Kalabaliktan hoslanmayan, küçük devletlerle birarada bulunmaktan sikilan 5 ülke ABD, Japonya, Ingiltere, Almanya ve Fransa “Grup 10″dan kopup, Ramboillet sehrinde yaptiklari bir toplanti ile “Grup-5″i olusturdular. 1976-1986 yillari arasinda 5 ülkenin maliye bakanlari zaman zaman biraraya geldi. 1986 yilinda 5 ülke aralarina Kanada ve italya’yi da aldilar. Ve de böylece G-7’ler ortaya çikti. G-7’lerin amaci “Uluslararasi parasal sorunlari çözmek, ekonomi politikalarinda uyum saglamak, serbest ticaretin önündeki engelleri kaldirmak” seklinde özetleniyor. G-7’lerin yillik, üçer aylik ve olaganüstü toplantilari var. Maliye bakanlari, devlet ve hükümet baskanlari düzeyinde toplantilar yapiliyor. Devlet ve hükümet baskanlari düzeyinde 21’inci toplantilari 15 Haziran 1995 tarihinde Kanada’nin Halifax sehrinde yapildi. G-7’ler sadece siyasi oturumlara katilmak üzere Rusya Devlet Baskani Boris Yeltsin’i de Hali-fax’a davet ettiler. Önceki Cuma günü sona eren toplanti sonunda 11 sayfalik “palavra” bir bildirge yayinlandi…
Halifax zirvesi “IMF”nin hayatini kurtardi… Siyasi konularda da temenniler kagida döküldü.
IMF ve Dünya Bankasi’nin kuruluslarinin 50’nci yili nedeniyle bu iki devin görevlerinin artik sona erdigi, ömürlerinin bittigi, faaliyetlerine son verilmesi gerektigi tartisilmaya baslanmisti.
G-7’ler halifax zirvesinde Uluslararasi Para Fonu’nun (IMF’nin) güçlendirilmesine, mali kriz halinde ülkelere yardim için acil yardim mekanizmasi gelistirmek üzere teskilatlandirilmasina karar verdiler.
Mali piyasalarin ve mali kuruluslarin düzenlenmesi ve denetlenmesi için uluslararasi isbirligi çagrisinda bulunuldu. Mali piyasalardaki ve döviz piyasalarindaki dalgalanmalarin saglikli bir büyümenin önünde tehlike olusturduguna dikkat çekilerek, IMF’nin üye ülkelerle ilgili ekonomik ve mali verileri zamaninda yayinlanmasi istenildi. Meksika krizi benzeri krizlerle karsilasilmamasi için 11 zengin ülkenin katkisi ile IMF’de olusturulmasi öngörülen 27 milyar dolarlik fonun iki
katina çikarilmasi öngörüldü.
G-7’ler güçlü ekonomik yapi arayisinda hizla gelismenin devaminin ve enflasyonun kontrol altina alinmasinin önemini vurgularken, birçok gelismis ülkede ve özellikle ABD’de ekonomideki yavaslama konusundaki endiselerini ortaya koydular.
Gelecek yil Paris’te istihdam konusunu tartismak üzere özel bir toplanti yapilmasini kararlastirdilar.
Ticari konulardaki anlasmazliklari çözme mekanizmasi olarak “World Irade Organization” Dünya Ticaret Birligi’nin desteklenecegini açikladilar. Toplanti sirasinda ABD-Japon yetkilileri arasinda “otomobil” savasi ile ilgili müzakereler devam etti. Japon Hükümeti, ABD menseli otomobil parçalarinin ithaline izin vermedigi takdirde ABD’ye ithal edilecek Japon otomobillerinden 5.9 milyar dolar (büyük rakam) gümrük almak konusunda Clinton kararliligini sürdürdü.
Bunun disinda politik temenniler kagida döküldü. ABD’nin istegi ile “iran’a zilgit geçildi”… Iran’a nükleer silah satmama karari alindi. Iran’dan terörist faaliyetlerle ilgisini kesmesi istendi… Hatta ve hatta Salman Rüs-dü’nün idam fermaninin yirtilip atilmasi çagrisi yapildi.
Sayin okuyucularim, burada bir noktaya dikkatinizi çekmek istiyorum. Dünya politikasinda hedefler G-7’ler benzeri “Babalar Meclisleri”nde olusturuluyor. “Babalarin Babasi” ABD, bu meclislerde dünya gündeminin hedeflerini belirliyor… Bir gün Kuzey Kore, bir gün Libya, bir gün Cezayir, bir gün Suriye, bir gün Irak hedef aliniyor… Ardindan o ülkenin “Dünya insanlari için ne büyük tehlike” oldugunu tartismasi basliyor…
Dikkat buyurunuz… Bir süredir unutulan Iran, simdi “Babalarin Baba-si”nin uygun görmesi ile “Babalar Meclisi” tarafindan hedef gösterilmis durumda…
Bu ne tesadüftür ki, “Babalar Meclisi” nin hedef göstermesinin hemen ardindan Türkiye’de de, durup dururken Iran “gündemde bas siraya tirmandi”… Meger Türkiye’ye teröristler bugüne kadar Suriye’den, Irak’dan
gelmiyormus. Iran’dan geliyormus.
Biraksalar gidecegiz Irak gibi Iran’i da bombalayacagiz… Faili meçhul tüm cinayetleri de iranlilar islemis…
Acaba bütün bunlar bir rastlanti mi?.. Yoksa bizler, Kanada’nin Halifax kentinde toplanan “Babalar” in “tetikçiligini mi yapmak zorunda kaliyoruz…”
Tetikçiler “infaz” karsiligi bir menfaat saglar. Ne yazik ki, Türkiye “tetikçilik yaptikça” ekonomik ve politik bakimdan kaybediyor. Libya gitti. Suriye gitti. Irak gitti. Iran gidiyor… Bunlar bizim alisveris yaptigimiz ülkeler. Bunlarla düsmanlik yüzünden pahali faturalar ödüyoruz.

 

Sende yorum yap