“Fuzuli vekalet”

, , Sende yorum yap

Rahmeti! Ugur Mumcu anlatmisti. 1971 yilinda Ugur Mumcu, Prof.Dr. Ugur Alaca-kaptan ile birlikte Ankara’da Mamak Askeri Ce-zaevi’nin “Arka Hücre-si”nde tutuklu. Sayfa sayfa suçlamanin özeti, “isçi haklarini savunmada ye de isçilerin sefaletini dile getirmede” biraz i-leri gitmeleri!.. “Arka Hücre”ye gazete “bile” sokmak yasak. Birgün her nasilsa ellerine eski tarihli bir Günaydin Gazetesi geçiyor. Türkiye’de neler olup bittigini ögrenmek için merakla açiyorlar gazetenin sayfalarini… içeride, yarim sayfayi kaplayan kocaman bir resimli haber: “istanbul’da Galata Ku-lesi’nin gece kulübünde isçi sendikasi yönetim kurulu üyeleri toplanmis, hem isçi meselelerini mütalaa ediyorlar, hem de “felekden bir gün” geçiriyorlar…
Rahmetli Ugur Mumcu, Prof.Dr. U-gur Alacakaptan’a dönüyor:
Ugur, “isçi sinifina vekaleten biz Ankara’da hapisanede yatiyoruz. Onlar istanbul’da Galata Kulesi gece kulübünde keyiflerine bakiyor… Bu iste bir terslik yar ama, acaba neresinde dersin?” diye soruyor.
Prof.Dr. Ugur Alacakaptan cevapliyor: “Hukukta bizim durumumuza fuzuli vekalet derler… Kim bizi vekil tayin etti ki? Biz kendi kendimize vekalete soyunduk. Cezamizi çekece-
Bu bayram rahmetli Ugur Mum-cu’nun anlattigi hikayeyi hatirlamamin bir nedeni var: “Ekonomi yazan olarak, ben burada, ekonomi batti batiyor, insanlar fakirlesti, isadamlarinin durumu çok kötü, kimsede para kalmadi, döviz çok pahahlandi, bu döviz fiyatiyla kimse yurt disina çikamaz…” diyerek her gün “ahkam kesiyorum” ya… Benimki de “fuzuli vekalet” imis!..
Isler hiç de o kadar kötü degilmis…
Önce su “güç durumdaki isadamla-rimizdan” baslayayim… Hani benim her gün, faiz yükünden nasil ezildiklerini, döviz fiyatindaki artisin kendilerini nasil perisan ettigini anlattigim isadamlari var ya… Hani benim ekonomideki durgunluktan fabrikalarinin kapanmasina, yedikleri “ek vergi tokatindan” güç duruma düsmelerine üzüldügüm isadamlari… Hani su bankalara kredi borçlarini ödeyemeyen, kamuya vergi ye sosyal sigorta borçlarini ödeyemediklerinden mahkemelere düsen isadamlari… Onlarin çogu bayram öncesinden Avrupa’ya kaçmis. Avrupa’nin su günler tam mevsimi imis… THY ve yabanci havayollari ek uçak seferleri düzenlemesine ragmen uçaklarda bilet bulmak sorun olmus. Bir baska sorun da, bayramin, Cannes film festivali ile Monte Carlo yat yarislariyla ayni günlere rastlamasi olmus. Çünkü Cannes, Ni-
ce ve Monte Carlo’da o-
tellerde oda bulmakta güçlüklerle karsilasilmis…
Benim anlayamadigim sey su: Daha önce batmis, iflas bayragini çekmis “saygideger Türk isadamlarinin” baskalari zor durumda diye, aliskanliklarini aksatmamalari, normal Avrupa tatillerine çikmalari normal!.. Ya digerleri?.. Henüz batmamis olanlar… Benim batmalarindan korktuklarim… Batma-sinlar diye “hergün ahkam kestiklerim!..”
Herhalde onlar da “bana güvendiklerinden, vicdan huzuru ile tatile çikmislar… Ve yahut Türkiye’de isler hiç de benim sandigim ve de yazdigim kadar kötü degilmis… Faiz fiyati döviz fiyati onlari üzmemis… Öyle endise edecek bir durum yokmus. “Eski hamam, eski tasmis.”
* * *
19 Mayis’tan sonraki Cuma günü, “arife” idi… Çivi, kilit, boya almak niyetiyle Persembe Pazari ile Karaköy Bankalar Caddesi’nde dolastim… “A-aaaa… O da nesi? Dükkanlarin çogu kapali…” Pek üzüldüm… Oralarda rastladiklarima “Vah vah… Demek ki, ekonominin kötülügünden dükkanlar kapanmaya basladi… Ne kadar da çok dükkan kapanmis?” diyecek oldum. Konustuklarim benim saka yaptigimi sandi: “Dalga mi geçiyorsun bey abi… Millet çarsambadan tatile çikti…” cevabini aldim.
* * *
Hani köprü geçis ücreti 50 bin lira oldugu için, otomobillerini kullanmadiklari söylenenler vardi ya… Hani benzinin fiyati arttigindan, otomobillerini satacaklarini söyleyenler vardi ya… Onlar da herhalde “Batti balik yan gider… Son defa bir kere daha tatil yapalim…” diyerek otomobillerine çoluk çocuk dolusup yollara düsmüs. Bayramda istanbul sokaklarinda “in cin top oynuyor…”
* * *
Otomobili olmayanlar “evde kalip, misafir mi bekleyecek?” Onlar da o-tobüslere binip, veya seyahat acen-talarinin turlarina katilip Güney’e gitmisler.
* * *
Sayin Okuyucularim… Sakin akliniza yanlis seyler gelmesin… Sakin haa-a!.. Sanmayiniz ki, her bayramda isa-damlarimizin, halkimizin tatil için yurtdisina, tatil yörelerine kaçmasini kiskaniyorum. Buna “kiziyorum-bozuluyorum…” Hayir… Tersine memnun oluyorum… Demek ki, ekonomik durum rakkamlara yansidigi kadar kötü degilmis. Demek ki, Türkiye’de ekonomide öyle ciddi bir sorun falan yokmus… Demek ki bir bu sütunda bosuna “felaket tellalligi ya-piyormusuz”. Ne demisti buna Prof.Dr. Ugur Alacakaptan: “Fuzuli vekalet”… Evet “fuzuli vekalet”…

 

Sende yorum yap