“Fiat tax” Tek vergi-tek vergi oranı

, , Sende yorum yap

ABD’de bugünlerde Cumhuriyetçi Parti mensuplari “flat tax” (tek vergi-tek vergi orani) konusunu tartisiyor.
Clinton Demokrat Partili bir baskan. Cumhuriyetçiler son seçimlerde Kongre’de çogunlugu alan parti mensuplari.
Amerika’da 3 türlü vergi var: (1) Local (Mahalli Idare Vergisi) vergi (2) State (Eyalet) vergisi (3) Federal (Federe Devlet) vergisi. Federe Devlet Vergisi bizdeki Kurumlar ve Gelir Vergisi benzeri bir uygulama ile tahsil ediliyor. Gelir vergisi en düsük gelir grubunda yüzde 5, en yüksek gelir diliminde yüzde 27 dolayinda.
Amerikalilar mevcut vergi sisteminin tasarrufu tesvik etmedigi, tüketimi körükledigi ve de vergi yönetimini karmasik ve pahali hale getirdigi görüsünde.
Vergi tüketimden alinmali
Ülkede yatirimlari ve üretimi tesvik edecek, idaresi pahali olmayan kolay uygulanabilen yeni vergi sistemi arayisina girmisler.
Bir ülkede yatirimlarin ve üretimin artmasi tasarruflarin artmasina bagli. Insanlar zorunlu veya gönüllü olarak ne kadar çok tasarruf ederse, ülkede o kadar çok yatirim yapiliyor.
Bu nedenle vergi sisteminin tasarruflari tesvik etmesi, tasarruflarin degil, tüketimin vergilendirilmesi gerekiyor.
Vergi ya (1) gelirden (2) ya servetten (3) ya da harcamalardan (tüketimden) aliniyor.
Genelde kamuoyunda olusan inanis sudur: (1) Vergi alinacak ise servetten alinsin. Devlet servetlere el koysun. (2) Yüksek gelirlerden daha çok vergi alinsin. Hele hele çok yüksek gelirlerin tamami vergilendirilsin. (3) Zavalli tüketiciye dokunulmasin. Tüketim üzerindeki vergi kaldirilsin.
Kamuoyu böyle düsünüyor ama gerçekte yapilmasi gereken bunun tam tersi. Çünkü servet ve gelirler yüksek ölçüde vergilendirilirse ülkede sermaye birikimi olmaz. Yatirim yapilamaz. Üretim artmaz. Is imkani yaratilmaz. Ülke kalkinmaz. insanlar fakirlesir. Tüketim daralir.
Tersi olursa, sadece tüketim vergilendirilir ise, gelirler tasarrufa dönüsür, tasarruflar serveti ar-tirir. Artan sermaye yatirima ve üretime yönelir. Daha çok insana is imkani yaratilir. Böylece insanlar daha bol tüketim imkanina kavusur. Zengini fakiri kim tüketir ise, tükettigi ölçüde vergi öder.
Burada da suna itiraz edilir: Üst gelir grubundakiler (zenginler) gelirlerinin bir kismini tüketir. Alt gelir grubundakiler (fakirler) gelirlerinin tamamini tüketir. Alt gelir grubundakiler (fakirler) daha çok vergi öder. Zenginler nisbi olarak (göreceli olarak) daha az vergi yükü altinda kalir.
Amerika’da Cumhuriyetçiler bakiniz neleri tartisiyor:
– Deniliyor ki, Amerika’da tek bir vergi, sadece satis vergisi uygulansin. Tüm mal ve hizmet satislarinda, (nihai perakende satis isleminde)
yüzde 15 oraninda tek bir perakende satis vergisi tahsil edilsin.
– Bir baska görüs, Avrupa’da yaygin olan ve Türkiye’de de uygulanan Katma Deger Ver-gisi’nin her türlü mal ve hizmetin, her el degistirilisinde uygulanmasi. Burada kabul edilebilir tavan olarak yüzde 12 orani benimsenmis. Bunun üzerindeki oranlarda vergi kaçacagi tahmin ediliyor.
– Her türlü satislarda tek bir oranda yüzde 15 vergi alinmasi halinde, alt gelir grubunda olup, tüm gelirlerini tüketenlerin, zenginlere göre daha kötü durumda olacaktan düsünülmüs. Buna da çözüm arastirilmis. Deniyor ki, hiçbir muafiyet olmadan, her türlü mal ve hizmet satisinda yüzde 15 tek vergi uygulanir. Yil sonunda her vergi mükellefi aileye Hazine’den 3 bin dolar vergi iadesi yapilir. Böylece alt gelir grubu himaye edilmis olur.
– Tartisilan bir baska sistem, her vergi mükellefinin yillik toplam gelirinden, yillik toplam tasarruflarinin çikarilmasi, kalan rakamin (tüketime giden rakamin) tek bir vergi orani ile vergilendirilmesi.
– Bir baska vergi formülü, yüzde 19 gibi tek bir oran ile gelir vergisi uygulamasi. Bu uygulamada da 4 üyesi olan her aileye 28 bin dolar yillik muafiyet taninmasi. Ailenin üye sayisi art-tikça muafiyet rakami da yükseltilecek.
Tabii ki burada Sayin Okuyucularim da hemen itiraz edecekler: “Kurum kazançlari ne olacak? Hisse senedi kazançlari ne olacak? Tahvil kazançlan, faiz gelirleri ne olacak?”
Servet yatirima gitmeli
Genel ekonomi açisindan bunlar “harcamaya dönüsmedikçe – harcanmadikça” ekonomiye kan veren, can veren kaynaklar. Bunlar ne kadar büyük olur ise, o kadar çok yatirim yapiliyor. O kadar çok üretim artiyor. O kadar çok is imkani doguyor, o kadar çok insan çalisiyor. Onun için bunlar hiç vergilendirilmiyor. Bunlari vergilendirmek, yatirimi üretimi, istihdami caydirmak, cezalandirmak anlamina geliyor.
Bunlari hiç vergilendirmemek gerekiyor. Simdi hemen itiraz sesleri yükselecek. “Eeeee bu gelirlerine tek kurus vergi vermeyip servetlerine servet ekleyenler ne olacak?
Bu sorunun cevabi da söyle: “Servete servet eklemek, bu servet kullanilmadikça sahibine hiçbir yarar saglamaz. Serveti kullanmak demek “harcamak-tüketmek” demek. Tüketilen servet ise vergilendirildiginde mesele kalmaz.
Bunlar bugün ABD’de tartisiliyor ama, hiçbiri yeni seyler degil. Prof. Memduh Yasa Hocamiz yazdigi kitaplarda, makalelerde bunlari anlatmis. Tartismis.
Bizler o zaman bunu okumadigimiz, tartismadigimiz gibi, bugün de ABD’de süregelen tartismalarla ilgilenmiyoruz. Olan bitene ilgi duymuyoruz. Halbuki bu konular Türkiye’yi de çok ilgilendiriyor.

 

Sende yorum yap