Faiz sistemi yakında çökecek

, , Sende yorum yap

Basligi okur okumaz, “Bu adam bugün gene felaket tellalligi yapacak, içimizi karartacak…” diyerek yazinin geri kalan kismini o-kumamazlik etmeyin… Bugün parasi olanlar için önemli haberlerim var… Her tasarruf sahibi bu yaziyi okur ise, pisman olmaz… Ileride belki de bana dua eder.
* * *
Sayin Okuyucularim, muhterem tasarruf sahipleri, bugünkü faiz sisteminin cazibesine kapilip bunun böyle sürüp gidecegini sanmayiniz. Aldanmayiniz. Bu sistem yakinda çökecek… Isterseniz ben bu faiz isini sizlere biraz dibini karistirarak anlatayim… Sayin Okuyucularim, bir ekonomide reel faiz (gerçek faiz) birilerinin cebinden çikip, bir baskalarinin cebine giren paradir. Birilerinin cebinden faiz olarak devamli para çikabilmesi, faiz olarak çikan paradan daha fazla paranin o cebe girmesine, girebilmesine baglidir.
Bir baska sekilde anlatayim… Bir sanayicinin, bir tüccarin yilda yüzde 250 faizle, yilda 450 maliyetle borçlanabilmesi, kredi kullanabilmesi için, yaptigi üretimin, yaptigi ticaretin yüzde 500, yüzde 700 kar getirmesi gerekir. Açik anlatimla, 100 lira maliyeti olan bir gömlegi 700 liraya satabilen var ise, iste o a-dam, o faizi öder… Türkiye’de böyle karli bir pazar olmadi… Olamaz… O halde bu sanayiciler, bu tüccarlar yüzde 450 maliyetli krediyi daha ne kadar süre kullanabilir? Ya hiç kullanamaz… Ya da ba-tincaya kadar!..
“Bize ne?.. Bankalar bizden yüksek faizle mevduat topluyor… Hazine yüksek faizli bono satiyor… Merkez Bankasi yüksek faizle gecelik para topluyor… Hem de bunlarin hepsi devlet güvencesinde… Devlete de mi güvenmeyecegiz?..” diyeceksiniz.
Sayin Okuyucularim… Türk finans kesimi bu faizi karsilayacak parayi üretemez… Bugünkü saadet zinciri iki kaynaga dayaniyor: (1) Merkez Bankasi (2) Hazine…
Bu iki kurulus da “yaz tahtaya, al haftaya” yüksek faizle günü kurtarma arayisinda. Merkez Bankasi da, Hazine de “ilanihaye para dagitamaz”… Bir gün, hem de çok yakin bir gün, ikisi birden “paaaatttttttt” diye duvara toslayacak… Gecelik borçlanmada yüzde 350, yüzde 400 faiz hizi ile yol almaya basladiktan sonra “fren yapip” durmanin imkani kalmamis demektir.
* * *
Iste o zaman ne olacak? O zaman ne olacagi anlamak için 22 Haziran 1982
tarihinde Kastelli battiginda ne oldugunu hatirlayiniz…
Isterseniz Kastelli’yi ise karistirmayalim… Ben size önce uyarilarimi yapayim… Sonra neler olacagini anlatayim.
Saf ve bakir bir Anadolu çocugu olarak, Sayin Okuyucularimi uyariyorum: (1) Faizin cazibesine kapilarak, sakin ha evinizi, tarlanizi, altininizi, otomobilinizi, halinizi, malinizi satarak yüksek faiz pesinde kosmayi- . niz… (2) Özellikle emekli, dar gelirli, sabit gelirli, dul ve yetim okuyucularim… “Neyim var neyim yoksa paraya çevirip faize yatirdim. Her ay belli bir faiz alacagim, ömrümün sonuna kadar rahat rahat yasayacagim” diye hayale kapilmayiniz. (3) Nasil olsa devlet garantisi var diyerek paranizi önünüze gelen yere, en yüksek faiz verene kaptirmayiniz.
Uyarilarima ister uyarsiniz, ister uymazsiniz. Uyarsaniz iyi olur. Çünkü yakinda sunlar olacak: Bu faizler ödenemeyecek… Faiz geliri ortadan kalkinca, Türk Lirasi sahipleri ne yapacaklarini sasiracak? Çünkü, Türk Lirasi dolar ve mark gibi degil ki, yastik altina koy da sakla… Her gün degerini yitiriyor… Enflasyondan daha fazla getirisi olan bir yere yatirilmazsa eriyip giden bir para… “Faizden ümidi kesen Türk Liralari Borsa’ya gider” diyeceksiniz… Duran bir ekonominin Borsa’si cazibesini kaybetmis durumda… Insanlar Türk Lirasi tasarruflarinin degerini korumak için saga sola saldirmaya baslayacak… Bir kismi gene dolar mark alacak… Büyük kismi mala yönelecek… Raflardaki mallar bosalacak… Tekrar o-tomobil satislari artacak… Fakaaaaaa-at… En büyük patlama gayrimenkul fiyatlarinda olacak… Çok kimse telas içinde parasini arsaya, eve, binaya baglayip, degerini koruma arayisina girecek. Gaynmenkul fiyatlari yükselecek.
Benim çok sayida yakinim, Kastelli krizi öncesi otomobilini, evini, arsasini, dairesini satip faize yatirmisti… Ömür boyu aylik faizi garanti ettigini sanmisti… Para-si batanlar bir yana, ana parasini kurtaranlar bile sonunda “apisip kaldi”… Elindeki “para pul oldu”… Bir yil önce sattigi gayrimenkulun dörtte birini alamayacagini görüp “agladi”. O dönemde ben özellikle yasli, e-mekli kimselerin durumuna üzüldüm… “Ah evladim… Faize kanip, babadan kalma evi sattim. Halbuki kira geliriyle yasayip gidiyordum. Ben simdi ne yapacagim?” diye “kahrindan ölenleri” gördüm…
Ayni filmi görmemek için ben uyari görevimi yapiyorum… Karar mümtaz ve necip Türk halkina aittir.

 

Sende yorum yap