Etnik kimlik arayışına dayalı çatışmaya sahne olan tek ülke Türkiye değil

, , Sende yorum yap

“Her ülkede oldugu gibi, Türkiye’de de etnik gruplar vardir. Türk ulusu etnik gruplardan olusur. Kürtler bu etnik gruplardan biridir.
Ulus-devlet, “tasiyici” ve tatmin niteligini yitirdiginde, etnik grup üyeleri, kimliklerini ve maddi varliklarini koruma arayisina girerler. Etnik gruplardaki huzursuzluklar, etnik grup üyelerinin hakkini korumak için ortaya “milis gruplarin” çikmasina neden olur.
Türkiye’de Kürt vatandaslarimizin sorunlarini, ve PKK’nin ortaya çikisini ve sürdürdügü eylemleri bu çerçevede degerlendirmek gerekir.”
Bunlari ben söylemiyorum. Bunlari, Dogu Ergil’in hazirladigi ve TOBB’nin yayinladigi “Dogu Raporu”nun Üçüncü Bölümünden özetleyerek aktariyorum.
Çok kimse Dogu Raporu’nu okumadi. Okuyamadi.Halbuki rapor, Dogu Sorunu’nu degerlendirmemize yardimci olacak bilgilerle dolu. Dünya üzerindeki PKK terörüne benzer olaylar karsisinda yapilanlari anlatiyor.
Sayin okuyucularima, raporun bugüne kadar tartisilmayan son bölümünü birkaç yazida özetleyecegim. Raporun son bölümünde “Avrupa” daki etnik çatismalar, çözüm için yaklasimlar, ilkeler ve kurumlar” hakkinda bilgi veriliyor.
Biz Türkiye Cumhuriyeti sinirlan içindeki Kürt vatandaslarimizin bir “etnik küme” olduklarini kabul edemedigimizden, bütün dünyada “etnik gruplarin” ne gibi sorunlari oldugunu, bu sorunlarin çözülmemesi halinde, ne gibi sonuçlarin çiktigini bilemiyoruz. Bunlar bilimeyince de “Acep su PKK sorununu da neden çözemiyoruz?” diyerek üzülüyor ve de bos, yere vakit geçiriyoruz.
Bakiniz Dogu Ergil’in “Dogu Roporu”nun son bölümünde, etnik kimlik sorunlari ve bunlara dayali çatismalar nasil anlatiliyor:
Son yillarda yapilan arastirmalar “etnik kimligin” insanlar için çok önemli oldugunu ortaya koymustur. Modern toplumun “fazlaca genis” çerçevesi içinde etnik kimlik kendisini yalniz ve güvensiz hisseden bireyin dayanaklarindan biri olmustur. Diger taraftan ulusallasamamis toplumlardan etnik küme, en saglam, en gerçek ve en güvenilir dayanisma grubudur. Ortak bir tarih bilinci, paylasilan bir kültür (özellikle ortak dil araciligiyla aktarilan degerler, simgeler, uygulamalar) ve akrabalik olgusu veya inanci etnik küme bilincinin bilesenleridir.
– Ikinci Dünya Savasi’ndan günümüze dek, etnik sürtüsmelerden kaynaklanan çatismalarin sayisinda ve yogunlugunda artis görünmektedir. 1945-1988 Yillan arasinda kaydedilen 94 savasin 69’u, devlet için anlasmazliklarin eseridir. Bu savaslarin tahribati, inanilmaz boyutlara varmistir. Farkli kaynaklara göre, çogunlugu sivil, 17 ila 30 milyon insan ölmüstür. Birlesmis Milletler Göçmenler Komitesi yerlerinden yurtlarindan sürülmek veya göçetmek zorunda kalanlarin sayisinin 1994 yilinda 45 milyona ulastigini açiklamistir. Yüzyilimizin sonunda göçmek veya evlerinden, yurtlarindan iste-meden ayrilmak zorunda kalan insanlarin sayisinin 100 milyona ulasacagini iddia eden uzmanlar vardir.
– Asiri korku, sürekli dehset hali, kusku, güvensizlik ve karamsarlik, “kursunlarla” birlikte insan benligini kemiren duygular olarak günlük hayatimiza girmistir. Bu durumdaki insanlar, ya güdülecek robotlara, ya da kin ve intikamla beslenen caravarlara dönüsmektedir.
– Etnik zitlasmalarin kisa sürede yerel olaylar olmaktan çikip, uluslararasi anlasmazliklara dönüsmesi sik izlenen bir olgudur. Eski Sovyetler Birligi ve eski Yugoslavya dagildiklarindan beri etnik çatismala-rin “savas alani” olmustur. Eski SSCB’ni olusturan ülkelerin 23 ortak siniri vardir. Bugün bunlardan 20’si anlasmazlik konusudur.
– Dünya düzeni açisindan “etnik siddet” birinci derece tehdit haline gelmistir. Avrupa Güvenlik ve Isbirligi Teskilati, Bati Avrupa Birligi ve Nato tehdit algilanmasinda “etnik çatismalari” yani devlet içi siddeti “birinci derecede güvenlik riski” olarak degerlendirmektedir.
– Ayni anlayis dogrultusunda Birlesmis Milletler, 1945-1987 yillari arsinda 13, 1988-1993 yillan arasinda 17 olma üzere 1945 yilindan buyana etnik çatismalari önlemek amaciyla 30 Baris Gücü harekati düzenlemistir.
– Bugün etnik çatismalar, büyük meydan savaslarindan daha çok can almaktadir. Büyük “orman yanginlari”na yol açabilecek etnik çatismalari “çali atesi” olarak küçümsememek gerektigi ortadir.
– Süren veya geçmiste kalan etnik anlasmazliklar incelendiginde sunlarin ça-tisma konusu oldugu görülür: (1) Toprak kullanim hakki (2) Egitim hakki (3) Dil kullanimi hakki (4) Siyasal temsil hakki (5) Din özgürlügü (6) Etnik kimligin korunmasi istegi (7) Otonomi veya self-determinasyon istegi (8) Sistematik esitsizlik, ayirimcilik ve baski sikayetlerine bagli olarak ulusal birlikten ayrilma ayri devlet kurma istegi.
– Etnik anlasmazliklarin taraflari / aktörleri en az 8 grupda toplanabilir: (1) Yerlesik ulus-devletler /Örnek: Rusya, Ispanya (2) Ulusal etnik isyanci hareketler /örnek: Bosnali Sirplar (3) Ulus-alti etnik ayrilikçi hareketler /örnek: Daglik Kara-bag’daki Ermeniler (4) Özerk-otonom bölgeler /örnek: Rusya Federasyonu içindeki Çeçenya ve Tataristan (5) Ulus-alti etnik milisler /örnek: Türkiye’deki PKK (6) Ulus veya uluslar ötesi etnik cepheler /örnek: Ortadogu ve Kafkasya’da tomurcuklanan pan-Kürdizm hareketi (7) Ulus-alti terörist hareketler /örnek: Simdiki haliyle ETA-Bask ve IRA-Kuzey Irlanda (8) Ulus ve uluslar ötesi etnik terörist hareketler /örnek: ASALA Ermenistan Kurtulusu Için Ermeni Gizli Ordusu.
– Birçok etnik anlasmazlik örneginde birden fazla aktör görülebilir. Bu da sorunun anlasilmasini, çözülmesini zorlastirir.
O nedenle etnik anlasmazliklara bir “güvenlik” sorunu olarak bakmak ve çözmeye çalismak, sadece eksik degil, sonuçsuz bir çabadir. Bu gerçek bütün dünyada, çok inisan ve kaynak kaybindan sonra anlasilmistir.
– Her etnik kimligin olusmasina katkida bulunan etmenler her örnekte özgün ve farklidir. Madem böyledir, o halde etnik çatismaya son vermekle yükümlü olan görevliler, çatismada taraf olan etnik kümenin tarihini ve ortak bilincini olusturan bilesenleri bilmek zorundadir. Aksi halde sürüp giden çatismanin yapisini anlamak mümkün olamaz.
Sayin okuyucularim… Görüyorsunuz ki Dogu’da yasananlarin “Vur kurtul-Ver kurtul” boyutlarinin ötesinde boyutlari var… Bu sorun sadece Türkiye’nin basina gelmis bir dert degil… (1) Önce ne oldugunu anlayacagiz. Sonra (2) Baskalarinin bu sorunlari nasil çözdügünü bilecegiz… Dogu Ergil raporunun sonunda bunlar da yazili… ilerideki günlerde baska ülkelerin benzer sorunlan nasil çözdüklerini anlatacagim.

 

Sende yorum yap