Ekonomide “N” dönüşü

, , Sende yorum yap

Yabanci markayi kullanarak televizyon göstericisi, video ve müzik seti üreten, en büyük fabrikalardan birinde geçen hafta sonu, Cuma günü, 5 adet (yazi ile tam 5 adet) televizyon göstericisi (sadece televizyon göstericisi) üretildi. Üretim programina göre (yilda 250 üretim günü hesabiyla) Cuma günü 500 adet televizyon göstericisi üretimi gerekiyordu. Bu fabrika sadece Cuma günü 5 adet televizyon göstericisi üretmedi. Yilbasindan bu yana “kapanmis olmamak” için, isi böyle götürüyor.
Fabrikanin yöneticileri gazetelerde yayinlanan “Ekonomi artik tirmanisa geçti!… isler açildi!…” benzeri haberleri okudukça “aci aci gülüyorlar”.
Bir ülkede islerin nasil gittiginin göstergesi “üretim” rakkamlaridir. Üretim artiyor ise, isler iyi demektir…
Sanayi kuruluslari “kredi iliskileri, piyasa iliskileri” bakimindan “zorluklarini açiklikla sergileyemezler”.. “Isler kötüye gidiyor. Üretimimiz durdu. Isçi çikariyoruz” diye gerçegi söylemek her babayi-gitin harci degildir. Ancak, güçlü kuruluslar, kendilerine güveni olan, kisa dönemdeki konjonktürel darbeleri hazmedebilecek kuruluslar gerçekleri rakkam-larla ortaya koyabilirler.
Koç Toplulugu, ülkenin en eski, kurumlasmada öncü, faaliyet konularini çesitlendirmis, iç ve dis pazar dengesini kurmus özel sektör kurulusudur. Geçen hafta sonu Koç Holding’in 31’inci Genel Kurul toplantisi yapildi. Toplantida konusan Rahmi Koç sunlan söyledi: “Ekonominin çikista oldugu dönemleri yaninda iniste oldugu dönemleri de vardir. 1994 yili inis dönemi idi. Topluluk olarak bizler zamaninda küçülebildik ve bunun sonucunda reel olarak ciro ve karda önemli gerilemelere ragmen, güçlü olarak ayakta kalabildik.”
Bakiniz ekonomik krizden Koç Toplulugu nasil etkilenmis:
– Son 8 yilda yüzde 14’lük ortalama büyümeyi yakalayan Topluluk, 1994 yilinda yüzde 29.4 oraninda küçülmüs.
– Otomotiv grubunda yüzde 40 oraninda, sanayi, enerji ve ticaret sirketlerinde yüzde 14.2 oraninda küçülme var.
– Koç Toplulugu’nda çalisanlarin sayisi 41 bin 437’den, 32 bin 721’e düsmüs.
Sayin okuyucularim, Türkiye’nin en büyük özel sektör grubu ekonomideki kötüye gidisten nasil etkilendigini râk-kamlarla açikliyor: Üretimde yüzde 29.4 gerileme, istihdamda yüzde 21.0 daralma… Bir ülke ekonomisi, kisilerin, firma-
larin, özel sektörün, kamu sektörünün hep birlikte gerçeklestirdikleri üretimden olusur. Üretim artar ise ekonomi iyiye gider. Üretim geriler ise, ekonomi kötüye gider. Kötüye gitmek demek, insanlarin fakirlesmesi, daha az tüketmeleri, issiz kalmalari demektir.
Bir ülkede kisilerin, firmalarin, özel sektörün, kamu sektörünün teker teker üretim rak-kamlarini izlemek güç oldugundan, bu isi Devlet istatistik Enstitüsü yapar. Devlet istatistik Enstitüsü bir yilda ülkede üretilen tüm mal ve hizmetlerin parasal degerini hesaplar. Buna Milli Gelir denir. Milli Gelir rakkami yilin ortalama dolar kuru üzerinden dolara dönüstürülür. Böylece yillar arasinda ve ülkelerarasin-da saglikli karsilastirmaya esas olacak rakkam bulunur.
1994 yili Milli Gelir rakkami geçen hafta sonu Devlet istatistik Enstitüsü tarafindan açiklandi. Türkiye’de 1994 yilinda üretilen tüm mal ve hizmetlerin parasal degeri, dolar olarak 133 milyar dolar… Açik anlatimiyla, Türk halki 1994 yilinda tüm üretimini “yemeden içmeden” oldugu gibi birilerine satabilse idi, eline 133 milyar dolar geçerdi… (Burada ayrintiya girmeden size ufak bir açiklama yapayim. Biz her yil ürettigimiz mal ve hizmetlerin -Milli Gelirin- yaklasik yüzde 80’ini tüketiriz. Yüzde 20’sini gönüllü ve zorunlu olarak tasarruf ederiz. Tasarruflarin tamaminin yatirima gittigini varsayiyoruz.)
Gelir düsüyor. Nüfus artiyor. Sonuçta, Milli Gelirden kisi basina düsen pay da azaliyor. 1993 yili Milli Gelir rakkami-ni o yilin nüfusuna bölüyorsunuz, kisi basina Milli Gelir rakkami 3.004 dolar. 1994 yili Milli Gelir rakkamini, o yilin nüfusuna bölüyorsunuz. Kisi basina Milli Gelir rakkami 2.192 dolar. Simdi “yumurta ve tavuk” açmazi burada karsimiza çikiyor. “Talep olmadan üretim artmaz. Üretim artmadan insanlarin geliri yükseltmez. Geliri düsen insanin alim gücü gerilediginden talep canlanamaz. Talep canlanamadan üretim artmaz…”
1995 yilinin üçüncü ayini tamamladik. Geçen yila göre ekonomide ne degisti ki, ekonomide iyiye dönüs bekleyelim? “Moral” iyi bir sey…
“Umut”suz yasanmaz. Fakat ekonomi “insallah ve Masallah” ile düzelmez. Asagiya inen bir ekonominin tekrar yukariya tirmanmasi için ciddi tedbirlerin alinmasi, önemli etkenlerde olumlu degisimin saglanmasi zorunludur. Bunlar olmadan ekonomide “N” dönüsü bekliyorsunuz ki?

 

Sende yorum yap