Ekonomide Kötümser Bekleyiş!

, , Sende yorum yap

Ekonomide Kötümser Bekleyiş!

arın ne olacağının tam olarak bilinmemesi, ekonomide gelecek hakkındaki belirsizlik, uzun vadeli yatırımları olumsuz etkiliyor. Müteşebbisleri kısa vadeli spekülatif ilişkilere yöneltiyor.

Yıllar öncesi Yavrutürk adında bir çocuk dergisi çıkardı. Bu mecmuanın arka iç kapağında Cingöz'ün maceraları isimli bir çizgi roman yayınlanırdı.

Birini unutamam. Cingöz, top ayağında, iki tas ile işaretlenmiş kaleye doğru gidiyor. Arkadaşları kendilerini kaybetmiş bağırıyorlar: "Haydi Cingöz, vur patlat, bir de bizim için at!"

– Ne özelliği var bu hikâyenin?

–   Özelliği, bizim toplumumuzun bekleyişlerini yansıtması…    Türk toplumu yıllardır kendini kaybetmiş durumda… Mutlaka "gol" bekliyor. Ve de gol atılırken, mutlaka "topun patlatılması gerektiğine" inanıyor…

Kimi gol atıyor

– Anlamadım…

– Bazılarının tek mutluluk kaynağı bu oldu. Kimi gol atıyor, kimi laf atıyor, kimi kazık atıyor… Sonra bir sevinç, bir sevinç…

"…Nasıl da yedi…" diye. Karşıdaki yese-tutsa bir türlü, adi "enayi"ye çıkıyor… Yemese-karşılık verse "kargaşa" çıkıyor…

-O kadar da değil…

–  Dahası var… Tribünlerden çılgınca teşvikler:

'…Aman üstadım aman, iyice benzettiniz herifi… Kaleminize sağlık", "Aman efendim o adamı bu ülkede yasatmamak lazım…", "Aman efendim, iş yapmış da ne olmuş yani?", "Efendim eklersiniz kararnameye küçücük bir madde, adamın sonu olur…"

–  Kimden söz ediyorsun Allah aşkına?

–  Bak etrafına… Halkımız "olumsuzluğa"  o kadar alıştırılmış ki, kimsede   "iyinin bekleyişi"   yok… Tersine  "kötülükler"  sevinç verir hale gelmiş… "Enflasyon düşmez-ar-tar, bu döviz rahatlığı devam edemez yakında silkinti başlar, ithalat yakında durur, bu yıl ihracat yapılamaz, bu hükümet 1992'ye kadar oturamaz!"

– Sahi mi kardeşim? ANAP yakında düşer mi dersin? O zaman serbest piyasa ekonomisine elveda. Döviz kontrolleri mutlaka tekrar baslar.

– Bak gördün mü sen de bu havaya girmişsin…

–  Ne havası kardeşim. İyi olan bir şey var mi? Halk inim inim inliyor. Herkes şikâyetçi…

– Allah’ını seversen doğruyu söyle: Türkiye'de isler dünden iyi mi, kötü mü? Kim aç ve açıkta kalmış… O inim inim inleyen halk silah zoruyla mi bu hükümeti destekliyor? Halk

İnim inim inliyorsa, bir dahaki seçimde bunları seçmez…

-Oooo… Bakıyorum sen "dönmüşsün"… Hani sen de bunları tenkit ediyordun?

Kimler kötü?

-Tenkit etmek başka, her konuda kötülük bekleyişini görmek başka… Başbakan bir adım atıyor… Kimi neden sağ adımını önce attın diye kötülüyor. Öbürü sağ adımını atmadı da sol adımını attı diye kötülüyor.

-Sadece hükümette mi? Ayni gazetede sonda yazan, başta yazanı kötülüyor… Sanayici, öbür sanayiciyi kötülüyor. İşçi, sendika başkanını kötülüyor. Talebe hocasını kötülüyor.

-Sağdaki soldakini, soldaki sağdakini kötülüyor. İş adamı kötü, isçi kötü, sanayi, batmış, zaten çarpık kurulmuş… İktisadı Devlet Teşekkülleri müflis…  Bürokrasi kötü… Memurlar çalışmıyor.   Bu ülkede acaba isler nasıl yürüyor?

-Sen böyle söylüyorsun ama "ihracat-ihracat" dedikleri şey bile "hayali" çıktı… Hayali olmayan ihracat da durdu.

-On yıldır gelen dövizler nereden geliyor?

-Onların kaynağı Türklerin yurtdışındaki bankalardaki hesapları. Oradan gelip, buradan gidiyor. Ayni para, dönüp geliyor.

    "Con Ahmet'in Devr-i Daim Makinesi" gibi ne güzel bir şey keşfetmiş senin Türkler. Neden başka ülkeler de aynını yapmıyor? Böylece dışarı mal çıkarmadan devamlı ihracat yapıyor görünüp, döviz sorunlarını çözerlerdi.

Peki, kim iyi?

-Ama Ankara'dakiler bu isi beceremiyorlar. Onlar kötü…

-Ankara’dakiler kötü, İstanbul’dakiler kötü. Kim iyi…

-Bu ülkede insanların iyi yetişmesine imkân yok ki. YÖK çıktı, üniversiteler kötü…

-Bu memlekette iyi olan şey ne?

-İyi olan şey kalmadı ki kardeşim… Her şey kötü…

-Bu ülkeye kim iyilik getirecek? Kim bu kötümser halka ümit verecek?

-Kardeşim biz böyle gelmişiz böyle gideriz… Sen anlatmadın mi hikâyeyi… "Haydi, Cingöz vur patlat, bir de benim için at…" misali, herkes sadece gol pesinde. Gol atarken topun da patlamasından zevk alıyor. Ne yapalım yani?

Ekonomideki kötümser dönemler daha önceki yıllarda da yaşanmıştı.

İçinde bulunulan dönemin öncekilerden farkı, daha uzun sürmesi ve ekonomiyi daha büyük ölçüde olumsuz etkilemesi.

 

Sende yorum yap