Ekonomi düzeldiği için değil,Hazine düşürdüğü için faizler aşağı iniyor

, , Sende yorum yap

Bugünlerde asiri bir iyimserlik ortaligi kapladi: “Faizler düsüyor. Demek ki, ekonomi düzeliyor…” Ekonominin düzelmesini kim istemez?.. Ekonominin düzelme isareti “üretim artisidir”. Üretim kendiliginden artmaz. Talep artinca artar. Kamuoyuna hatali bir mesaj veriliyor. Deniliyor ki, faizler düsüyor. Özel sektör yatirima baslayacak. Üretimi artiracak. .. Eger talep yok ise, eger malini satamayacak ise, faiz yüzde ona bile düsse kimsenin yatirim yapmayacagi düsünülemiyor.
Bir baska yanlis anlama daha var… Faizler, ekonomideki düzelmenin sonucunda asagi inmiyor. Tam tersine ekonomideki kilitlenmenin inanilmaz boyuta ulasmasi nedeniyle asagi çekiliyor… Ekonomideki kilitlenme su: Türkiye’de tasarruflari, parayi faiz ile kullanacak mütesebbis kalmadi… Parayi faiz ile toplayan tek bir kisi var: Hazine… Bankalardan kimse kredi almiyor. Bankalarin tek müsterisi simdi Hazine… Bu durumda bankalarin pazarlik sansi kalmadi. Hazine simdiye kadar hata yapti. Enflasyonun çok üzerinde faiz ile bankalarin kasasindaki parayi kiraladi. Simdi politikayi degistirdi. Hem vadeyi uzattiriyor, hem faizi düsürüyor. Bankalar ya parayi kasada bos yere bekletecek, ya da faize ve vadeye bakmadan Hazine’ye kiralayacak. Iste simdi plan bu… Tabii ki bunun bir sinin var. Bankalarin Hazine’ye sirt çevirip, paralarini baska alanlara, örnegin dövize kaydirmalari mümkün… Zamani gelince bunu da yapacaklar…
Hazine faizi düsürünce, mecburen bankalar da mevduat faizini düsürüyor. Tasarruflarini bankalarda mevduat hesabinda saklamaya alisan halk da “bankalara mahkum”… Bankalar faizi düsürdükçe, boyun egip, düsen faize razi oluyorlar… Fakat onlarin da “tahammüllerinin bir sinin var”. Bu sinira gelindiginde paralarini bankadan çekerler. Altina ve dövize yatirirlar… Zamani geldiginde bunu yapacaklar…
Simdi Sayin Okuyucularim bana soracaklar: “Ba-ti’nin sanayilesmis ülkelerinde, örnegin ABD’de, ingiltere’de Almanya’da da faiz oranlan inince ekonomi harekete geçiyor. Bizde neden bu böyle olmasin?”. Ben de bu soruyu soran okuyucularima, “ekonomik anlatimdan önce” bir hikaye anlatacagim.
Nasrettin Hoca hikayesi. “Delinin biri dama çikmis. Damdan asagi indiremiyorlarmis. Hoca bir ip istemis. Ipin ucunu adama firlatmis. Beline baglatmis. Ipi çekmis. Zavalli adam “küüüütttt” diye düsmüs. Ve sizlere ömür… “Ne yaptin?” diyenlere Hoca cevap vermis…
“Benim kulagima gelmisti… Bir adami beline ip baglayip çekmisler. Adam kurtulmus. Ancak simdi hatirlayamadigim sey su: Adam kuyuda imis de kuyudan mi çekmisler, yoksa damda imis de damdan mi çekmisler?.. Iste burasina dikkat etmemisim…”
Sayin Okuyucularim, bakiniz ABD’de, Ingiltere’de ve diger sanayilesmis ülkelerde ekonominin nasil krize girdigini, sonra faizler biraz asagi inince nasil canlandigini anlatayim. Sayin Okuyuculanma ABD ekonomisinin son krize giris ve çikisinin hikayesini özetleyeyim. ABD’de hükümetin enflâsyonu önlemek, bütçe açigini daraltmak için siki para politikasi uygulayacagi bu nedenle kamu alimlarinin azalacagi bekleyisi ve buna ek olarak da faiz oranlarinin ufacik da olsa yukari çikisi karsisinda firmalar stoklarini azaltmaya, istihdami kismaya dönük politikalar uyguladilar.
ABD’de insanlar “borç ile yasiyor”. Evlerini ipotek karsiligi kredi ile aliyor. Tüketimlerini kredi ile yapiyor. Çocuklarini kredi ile okutuyor. Faiz oranlarindaki ufacik bir yükselme ABD halkinin bütçesini alt üst ediyor, önce tüketimin kisilmasina, sonra da gelecege ait güvensizlik nedeniyle borçlanmadan, tasarrufa dönüse neden oluyor. Hele hele üretimdeki duraklama sonucu isten çikarmalarin yarattigi güvensizlik bu davranislarin olumsuz etkilerini büyütüyor.
Tüketim kisilinca üretim yavasliyor. Yatirimlar duruyor. Böylece kisir döngü ortaya çikiyor.
Kisir döngüyü kirmanin yolu, federal hükümetin güven ortamini yaratmasi ve faiz oranlarini hafifçe düsürmesi. O zaman insanlarin kredili tüketimi canlaniyor. Ipotekli kredi kullanimlarinda canlanma basliyor, yapi sektörü canlaniyor. Ardindan kredili otomobil alimlari uyaniyor. Tüketimdeki yüzde yarimlik bir olumlu gidis, canlanma üreticileri harekete geçiriyor. Talep canlanacak bekleyisi ile önce üretimi hizlandiriyorlar ve gelecekteki talebi karsilamak için durdurduklari yatirimlara tekrar hiz veriyorlar. Ve de böylece ekonomi canlaniyor. Simdi dönelim Türkiye’mize… Talep olmadigi için sanayi üretimi düsmüs. Sanayici üretimi kismis. Faiz ucuzladi diye hemen kredi kullanip, yeni yatanlara gider ise, bu yatirimlar tamamlandiginda üretecegi mali nereye satacak… (-Efendim ihraç etsin… ihracat için üretim yapsin… Kolayciligini bir yana birakip gerçekleri tartisalim…)
Türkiye’de su anda kredinin ucuzlamasi yatirimi üretimi artirarak piyasayi canlandiramaz. Piyasayi canlandiracak tüketicinin, yani halkin talebinin artmasidir. Bu ise, halka enflasyonun altinda bir reel faiz ile tüketici kredisi kullanma imkani saglamak veya enflasyon ile insanlarin cebine sahte para pompalamakla mümkün olabilir.Hazine’nin faizi “emir ve kumanda zinciri altinda” indirme operasyonunu bu gözlükle degerlendirmekte yarar var. Daha önce iki defa gördügümüz filmi unutmayiniz. Bu zorlamalar bazi seyleri (örnegin döviz fiyat gibi ufak tefek seyleri!..) patlatip basimiza büyük derler getiriyor. Gerçek olmayan fiyatlar ve faizlerle ekonomide denge kurulamiyor… Bunlari unutmayalim.

 

Sende yorum yap