“Dünyayı tahville donatacağız” derdimize kına yakacağız!

, , Sende yorum yap

Su anda Türkiye’nin en etkili ve en yetkili “bürokrati”, Tansu Çil-ler’in en yakini ve en güvendigi arkadasi Hazine Müstesari Osman Unsal ilginç bir açiklama yapmis: “Dünyayi Türk tahvilleriyle donatacagiz” demis.
Osman Ünsal’i Tansu Çiller kadar ben de seviyorum. Sempatik, is yapmak, isi sonuçlandirmak isteyen bir kisiligi var.
“Dünyayi Türk tahvilleriyle” keyfinden degil, “mecburiyetten” donatiyor… “Dünyayi tahville donatma” gayretinin neticesini bakiniz nasil açikliyor: “- Türkiye ABD’de “Yankee Bond” piyasasina girmeyi düsünmüyor. Buradan gelecek 200 milyon dolar önemli bir para degil!
– Ingiltere’den Warburg’un Baskani arada 100 milyon Pound’luk tahvil ihracini (200 milyon dolar) imzaladigini söyledi.
– Japonya’ya 50-60 milyon Yen’lik (700 milyon dolar) ihraç yapiyoruz. Japonlar “rakkami yükseltelim 70 milyon yen verelim de krediniz l milyar dolar olsun” diyorlar.
– Haftaya Almanya’da l milyar Marklik (600 milyon dolar) ihraç için anlasma imzalayacagiz.
– En geç 15 Aralik’ta 1.5 milyar dolar taze kaynak kasamiza girmis olacak.
– Önümüzdeki aylarda Singapur, Hong Kong, Londra, Frankfurt borsalarinda ayni anda l milyar dolara ulasacak tahvil satacagiz.
– Tabii bu arada özellestirmeyi de u-nutmamak lazim. Tofas hisselerinin u-luslararasi piyasalarda satisindan 10 trilyon bekleniyor. Erdemir hisse senetleri de satilirsa l ila 1.5 milyon dolar para gelir.
– Petrol Ofisi, Tüpras’ta son asamaya gelindi. PTT’nin T’sinden yine 1.5 milyon dolar gelir saniyorum.”
“Dünyayi Türk tahvilleriyle donatacagiz” diye sevinen Osman Unsal bu rakkamlari veriyor. Osman Ünsal’in “derdi ne?”… Osman Ünsal’in derdi, Hazine’nin giderek büyüyen döviz açigini kapatmak… Hem 1993 açigini kapatmak, hem 1994’e hazirlikli olmak… * * *
Cari Islem Dengesi denilen döviz gelir gider trafigimiz 1991 yilinda 258 milyon dolar fazlalik verdikten sonra 1992 yilinda 943 milyon dolarlik açik ortaya çikmisti.
Bu açiga bakilarak 1993 yili hesaplari l milyar 160 milyon dolarlik açiga göre yapilmisti.
Anlasildigi kadari ile 1993 yili sonunda döviz açigi bugüne kadar rastlanmamis bir rakkama firliyor. 5 milyar 10 milyon dolar açik var. Hükümet 1994 yili açigini da 4 milyar 460 milyon dolar olarak tahmin ediyor.
Bu rakkamlar gizli rakkamlar degil ki… Biz biliyoruz… Bize kredi verecekler de biliyor…
* * *
Hadi… Diyelim ki… Bizim gözümüz “kara”… Hem de “kapkara”. “…Yakinlara kar yagiyor, üsümedin mi? Sen bu isin sonunu düsünmedin mi?…” misali, biz isin sonunu hiç düsünmüyoruz… “Açik her yil daha da büyürken biz bu borçlari nasil öderiz?..” sorusu aklimiza büe gelmiyor… Bir süre sonra oturup “…derdimize kina yakacagiz!..”
Ama “el insaf…” Bize kredi verenler, bu yazinin altinda yayinladigim tabloya bakmayacak mi saniyorsunuz? Onlar sormayacak mi? “Türkiye nereye gidiyor? Dünyayi Türk tahvilleriyle donatip, devamli borçlanan Türkiye bu borcu nasil ödeyecek?” Bir ülke borcunu nasil öder? Aldigi borç parayi liretken alanlara yöneltir. Yatirimini, üretimini artirir. Yatirim, üretim artisi döviz geliri yaratir. Bu ek gelir ile ülke hem borcunun ana parasini hem faizini öder…
Türkiye ise her yil daha fazla döviz kredisi aliyor. Buldugu parayi “yiyor”… Sadece buldugu parayi degil, buldugundan daha fazlasini “yiyor”… Ve de dövizleri “yedikçe de” döviz açigi büyüyor. Böyle bir tablodaki ülkenin her yil bir önceki yildan daha fazla döviz borcu altina girmeden yasamasi imkansiz. Bu döviz borçlarini ödemesi ise, “hepten imkansiz…”
“Dünyayi Türk tahvilleri ile donatacagiz” diye sevinirken, “eldeki bulgurdan da olma tehlikesi” ile karsi karsiyayiz… Döviz kredisi muslugu tamamen kapanabilir…
Tansu Çiller ve Osman Ünsal’in “hergün bes vakit görüstükleri gazeteciler arasinda olmadigimdan” bunlari kendilerine “sifahen arz imkanindan” yoksun bulunuyorum… Kösemden uyarimi yapayim da, ileride “Abicim, daha önce bizi neden uyanmadin…” diyen olmasin…

 

Sende yorum yap