Döviz Rezervlerimiz Nasıl Artıyor?

, , Sende yorum yap

Döviz Rezervlerimiz Nasıl Artıyor?

Türkiye'nin ithalatı artar, ihracatı yerinde sayıklarken ve de diğer döviz gelirleri ayni çizgideyken, döviz rezervleri devamlı artıyor. Acaba bu dövizlerin kaynağı nedir? Bilinmeyen kişiler bavullarla döviz mi getiriyor.

Döviz rezervi, ülkenin net döviz varlığını değil de, belli bir anda dış ödemeler için kullanabileceği serbest saatin alma gücünü gösterir. Bir ülke yeniden borçlanabiliyor ise, döviz durumu kötüye giderken de rezervi artar.

Türkiye'nin:

– 42,8 milyar dolar dış borcu var. (Geçen yılsonu 41 milyar dolar idi.)

-1990 yıllının ilk yedi ayında dış ticaret 4.7 milyar dolar açık verdi. (Geçen yıl ayni dönemde 2,1 milyar dolardı.)

–  1990 yıllının ilk yedi aylık ödemeler dengesi rakamlarına göre cari işlemler dengesi l milyar 611 milyon dolar açık gösteriyor. (Geçen yıl ayni dönemde 331 milyon dolar fazlalık var idi.)

– Fakat döviz rezervleri Ağustos sonu itibariyle yaklaşık 11,6 milyar dolar. Acaba bu nasıl oluyor?

Döviz rezervi, bir ülkenin döviz varlığını değil de, belli bir anda "dış ödemelerde faydalanabileceği serbest satın alma gücünü" gösterir.

Basit bir anlatıma dönüştürelim. Vatandaş Ahmet Bey'in kasasında, bankada parası, alacakları vardır. Bunların toplamı belli bir rakama ulaşır. Buna karşılık vatandaş Ahmet Bey'in şahıslara ve bankalara belli bir borcu vardır. Sahip olduklarından, borcu düşüldüğünde, kalan rakam Ahmet Bey'in gerçek parasal varlığını gösterir.

Tersini düşünelim. Vatandaş Ahmet Bey'in kasasında-ki bankadaki parası ile alacaklarından çok borcu vardır. Bu durumda Ahmet Bey'in gerçekte parasal varlığı "menfi" durumdadır.

"Rezerv" hesabında bu iki durumda da dikkate alınacak olan, Ahmet Bey'in borçlan değil, kasa ve bankadaki paralan ile alacaklarından serbest olan kısımlardır.

Bu serbest parasal varlığı, Ahmet Bey istediği gibi kullanabilir. Eğer Ahmet Bey akıllı ise, borcunu arttırarak serbest parasal varlığının rakamını büyütebilir.

Fakat bunu yapabilmesi için "kredi itibarinin olması" borç istediğinde borç verebilecek insan bulmasıdır.

Eğer Ahmet Bey'in borçlan, parasal varlığından çok ise, o zaman elinde serbest kullanılabilir imkânlar bulunmasının bir yaran vardır. Cari ihtiyaçlarını bu imkânlarla karşılayabilir, borç taksit ve faizlerini buradan ödeyebilir.

İşte ülkeler için de döviz rezervi ayni işlevi görür.

Döviz rezervinde neler var?

Döviz Rezervine:

– Merkez Bankası ve Hazine'nin sahip olduğu serbest altın mevcudu.

– Merkez Bankası’nın sahip olduğu, serbest dövizler ve döviz alacakları. (IMF'deki kullanılabilir rezervler dâhil).

– Ticaret bankalarının sahip oldukları serbest dövizler dâhildir.

Tekrarda yarar vardır: Döviz rezervi demek, döviz mevcudundan döviz borçlan çıktıktan sonra kalan rakam demek değildir.

Böyle olduğu içindir ki, Türkiye'nin "kredi itibari yerinde ise, borçlanma imkân var ise", döviz giderleri, gelirlerinden fazla olduğu dönemlerde bile döviz rezervlerinin artması, artırılması mümkün olabilir. 1990 yılı başında Merkez Bankası’nda 4.8 milyar dolar, bankalarda 3,1 milyar dolar döviz vardı. Merkez Bankası’nın alto mevcudu 1,3 milyar dolar değerinde idi. Neticede Türkiye'nin döviz rezervi 9,3 milyar dolan buluyordu.

Ağustos ayı sonunda Merkez Bankası’ndaki dövizler 6,4 milyar, bankalardaki dövizler 3,7 milyar dolara yükseldi. Altının değeri 1,4 milyar dolar olarak hesaplanıyor. Toplam döviz rezervi böylece 11,6 milyar dolar oluyor.

Tekrarda yarar var: Bu rakam bizim net döviz tasarrufumuzu değil, kasamızdaki kullanılabilir döviz miktarını gösteriyor. Fakat gene de çok iyi bir şey.

Acaba ne oluyor da kasadaki döviz artıyor. Acaba Türkiye harcadığından çok döviz kazanmaya mi başladı?

Bu artışın ardındaki neden şu: Türkiye, son zamanlarda döviz açısından fazla borçlanabiliyor veya borçlanıyor da, bu fazlalığı rezervlerine ekliyor.

Türkiye, 1990 yıllının ilk 6 ayında orta ve uzun vadeli yeni borçlanmaya giderken, net 2,5 milyar dolar da kısa vadeli kredi aldı.

İşte döviz gelirleri yerinde durur, giderler artar, neticede döviz açığı büyürken, açık rakamını bu ek borçlanma dengeliyor.

Ve hatta açığı asan rakamda dış borç alınınca rezerv artmış görünüyor.

Rezerv politikası Merkez Bankası’nın karar verip uygulayabileceği bir politikadır. Rezerv miktarını "borçlanmanın mümkün olabildiği, ülkenin kredi itibarinin devam ettiği sürelerde" Merkez Bankası belirler.

Rezervi eritmek, çoğaltmaktan daha kolaydır. Eğer Merkez Bankası ister ise, ithalatçıya dövizi buradan satar, borç taksiti ve faiz ödemelerini buradan yapar. Bankaları ellerindeki dövizi harcamaya teşvik eder. Döviz rezervleri erir gider.

Sonuç

Türkiye'nin 11,6 milyar dolarlık döviz rezervi olması iyi bir şeydir. Fakat rezerv rakamı tek başına döviz durumunun çok iyi olduğunu göstermez. Bunun yanında ithalat-ihracat rakamları ile dış ticaret açığının (azalıp-azalmadığının) izlenmesi, turizm ve diğer döviz girişlerinin durumuna bakılması gerekir. Net borçlanmanın artıp artmadığı incelenmelidir.

Fakat şurası bir gerçektir ki, tek başına rezerv artışı' her şeyin iyiliğini göstermez ise de tek başına bu rakamdaki düşüş dövizde tehlike çanlarının çalması demektir.

 

Sende yorum yap