Döviz Rezervinde Döviz var mı, Yok mu?

, , Sende yorum yap

Döviz Rezervinde Döviz var mı, Yok mu?

Tek başına rezerv artışı her şeyin iyiliğini göstermez ise de düşüş tehlike çanlarının çalması demektir…

NEYE BAKILMALI?

Türkiye'nin 12.4 milyar dolarlık döviz rezervi olması iyi şeydir. Rezerv rakamı tek başına döviz durumunun çok iyi olduğunu göstermez. Bunun yanında ithalat-ihracat rakamları ile dış ticaret açığının (azalıp – azalmadığının) izlenmesi, turizm ve diğer döviz girişlerinin durumuna bakılması gerekir. Net borçlanmanın artıp artmadığı incelenmelidir.

Bugünlerde yeni hükümet üyeleri "döviz rezervi" konusunda değişik şeyler söylüyorlar… "Rezerv net idi, brüt idi… Rezervde görülen dövizler sıcak döviz-soğuk döviz…" Rezerv nedir ne değildir?

Döviz rezervi, bir ülkenin döviz varlığını değil de, belli bir anda "dış ödemelerde faydalanabileceği serbest satın alma gücünü" gösterir.

Basit bir anlatıma dönüştürelim. Vatandaş Ahmet Bey'in kasasında ve bankada parası, alacakları var. Bunların toplamı belli bir rakama ulaşır. Buna karşılık vatandaş Ahmet

Bey'in şahıslara ve bankalara belli bir borcu var. Sahip olduğu para ve alacaklardan, borcu düşüldüğünde, kalan rakam Ahmet Bey'in gerçek parasal varlığını gösterir.

Tersini düşünelim. Vatandaş Ahmet Bey'in kasasındaki, bankadaki parası ile alacaklarından çok borcu var. Bu durumda Ahmet Bey'in gerçekte parasal varlığı "menfi" durumda. Peki de, acaba Ahmet Bey'in "rezervi" ne? "Rezerv" hesabında bu iki durumda da dikkate alınacak olan, Ahmet Bey'in borçlarının büyüklüğü değil, kasa ve bankadaki paraları ile alacaklarından serbest olan kısımlardır. Rezerv denilen bu serbest parasal varlığı, Ahmet Bey istediği gibi kullanabilir. Eğer Ahmet Bey akıllı ise, borcunu artırarak, serbest parasal varlığının rakamını büyütebilir. Fakat bunu yapabilmesi için "kredi itibarinin olması", borç istediğinde borç verebilecek insan bulmasıdır.

Eğer Ahmet Bey'in borçları, parasal varlığından çok ise, o zaman elinde serbest kullanılabilir imkânlar bulunmasının bir yararı vardır. Cari ihtiyaçlarını bu imkânlarla karşılayabilir, borç taksit ve faizlerini buradan ödeyebilir. İşte ülkeler için de döviz rezervi ayni işlevi görür. Döviz rezervi denilince;

– Merkez Bankası ve Hazine'nin sahip olduğu serbest altın mevcudu.

– Merkez Bankası'nın sahip olduğu, serbest dövizler ve döviz alacakları. (IMF'deki kullanılabilir rezervler dahil.)

– Ticaret bankalarının sahip oldukları serbest dövizler anlaşılır.

Tekrarda yarar vardır: Döviz rezervi demek, döviz mevcudundan döviz borçları çıktıktan sonra kalan rakam demek değildir.

Böyle olduğu içindir ki, Türkiye'nin "kredi itibari yerinde ise, borçlanma imkân var ise", döviz giderleri, gelirlerinden fazla olduğu dönemlerde bile döviz rezervlerinin artması, artırılması mümkün olabilir.

1981 yılında Eylül ayında Türkiye'nin döviz rezervi 1.8 milyar dolar idi. Bu yıl Kasım ayinin ortasında 12.7 milyar dolar oldu. Simdi burada bir de "sıcak döviz" tartışması var… Türkiye'de faiz oranları yüksekmiş de, sıcak sıcak- bavul bavul döviz geliyormuş. Bir bavulla döviz gelmez. İki dövizin sıcağı – soğuğu olmaz. Döviz bankaların veya Merkez Bankası’nın kasasına girince soğur. Ancak Türk Lirası karşılığı ödenince çıkar… Rezerv politikası Merkez Bankası’nın karar verip uygulayabileceği bir politikadır. Rezerv miktarını "borçlanmanın mümkün olabildiği, ülkenin kredi itibarinin devam ettiği sürelerde" Merkez Bankası belirler.

Rezervi eritmek, çoğaltmaktan daha kolaydır. Eğer Merkez Bankası ister ise, ithalatçıya dövizi buradan satar, borç taksiti ve faiz ödemelerini buradan yapar. Bankaları ellerindeki dövizi harcamaya teşvik eder. Döviz rezervleri erir gider. Türkiye'nin 12.4 milyar dolarlık döviz rezervi olması iyi bir şeydir. Fakat rezerv rakamı tek başına döviz durumunun çok iyi olduğunu göstermez. Bunun yanında ithalat-ihracat rakamları ile dış ticaret açığının (azalıp – azalmadığının) izlenmesi, turizm ve diğer döviz girişlerinin durumuna bakılması gerekir. Net borçlanmanın artıp artmadığı incelenmelidir.

Fakat şurası bir gerçektir ki, tek başına rezerv artışı her şeyin iyiliğini göstermez ise de, tek başına bu rakamdaki düşüş dövizde tehlike çanlarının çalması demektir.

 

Sende yorum yap