“Dokunmayın çiçeklere, yazık olur emeklere” diyen Hükümet,Merkez Bankası’nın elini tutuyor

, , Sende yorum yap

Hükümetler, Merkez Bankalari “banka sistemine” dogrudan müdahale edemezler. Fakat Merkez Bankalari, Hükümetler adina bankalari “gözetir”, “denetler”, faiz ve para politikalariyla bankalari “yönlendirir”.
Türk banka sisteminde (1) Kamu bankalarinin büyük agirligi var. Bu bankalarin gerçek durumlari bilinmiyor. (2) Özel sektör bankalarindan bazilarinin yapisal ve konjonktürel sorunlarla bünyelerinin sarsildigi saniliyor ise de, bilançolar seffaf olmadigindan, gerçegi yansitmadigindan, hangi bankanin durumunun ne oldugu izlenemiyor.
Iste bu çerçevede Hükümet, banka sistemini sarsabilecek kararlar almaktan çekiniyor. Korkulan, herhangi bir sarsintida, bazi bankalarin (kamu veya özel bazi bankalarin) paaattt diye çökmesi.
Neticede Hükümet bankalarla ilgili düzenlemeleri tamamen rafa kaldirmis durumda ama, bununla da yetinmiyor. Merkez Bankasi’ nin da bankalari sarsabilecek girisimlerine izin vermiyor.
Sayin okuyucularima birkaç örnek vereyim:
1) Hazine’nin ve Merkez Bankasi’nin bankalar üzerindeki gözetim ve denetim sorumlulugu havada kalmis durumda. Birçok kamu bankasinin ve özel bankanin bilançolan gerçegi yansitmiyor. Özellikle kamu bankalarinin gerçek durumlarinin bilinmesine imkan yok. Reklam parasini bastiran genel müdür kendini “Balkanlarin ve Ortadogu’nun en büyük bankacisi”, bankasini da “Ortadogu’nun ve Avrupa’nin en büyük bankasi” olarak pa-zarlayabiliyor.
Bankalar Hazine’den, Merkez Bankasi’ndan çekinmiyor. Hazine ve Merkez Bankasi’nin gözetim ve denetim sonucuna göre “yaptirim” güçleri kalmadi. (Bir ara bilgi: ingiltere’de Merkez Bankasi’nin gözetim birimi bankalarin haftalik raporlarinda bir pürüz gördügünde, pürüzün düzeltilmesi için “uyari” yapar. Onbesgün içinde banka pürüzü düzeltmemis ise “banka lisansini iptal” eder. Bu ise ne hükümet karisir ne danistay ve ne de idare mahkemesi. Lisans gitti gider.)
2) Mevduat sigortasi kapsami normal sinirlarina çekilemiyor. 1994 yili basinda banka krizinde bankalara güveni tesis etmek, panigi önlemek, mevduat çekilisine sinir getirmek için Hükümet bankalardaki mevduatin tamamini güvence altina aldi. Dünyanin her ülkesinde Mevduat sigortasi bankalardaki “tasarruf mevduatinin sadece belli bir bölümüne” güvence saglar. Merkez Bankasi’nin teklifi, Avrupa
Toplulugu ülkelerinde belirlenmis olan 15 bin ECU’lük (yaklasik 900 milyon liralik) mevduat garanti kapsaminin Türkiye’deki uygulamaya da esas olmasidir.
Hükümet ise yüzde 10 güvenceyi kaldiramiyor. Bu davranis ele güne karsi “bankalarda krizin devam ettigi” anlamina gelir. Demek ki hem tasarruf sahipleri, hem hükümet bankalara gü-
venemiyor. Bu güvence maceraperest bankalari yüksek faiz ve riskli yatirimlara yönlendirebilir. Piyasa ekonomisinden sapmaya yol açar. Ban-kalararasi haksiz rekabete neden olur. Türk bankalarinin yurt disindaki itibari üzerinde kuskuyu sürdürür.
3) Bankalarin faiz uygulamasi arapsaçina döndü. (a) Bankalarin gazetelerdeki faiz ilanlarina göre 6 ay vadeli mevduata yüzde 92 faiz veren de var, yüzde 71 faiz veren de var. Ayni anda ayni piyasada bir paranin bu kadar farkli fiyati olamaz. (b) Bankalar Merkez Bankasi’na yazili olarak bilgi vermek sarti ile, mevduata istedikleri faizi ödemekte serbest.
Eskiden bu bildirimden 2 isgünü sonra Merkez Bankasi’na duyurulan oran ile mevduat toplanabiliyordu. Simdi yazili bilgi verildikden sora uygulamaya hemen baslamak mümkün.
Sistem o kadar dejenere hale gelmis durumda ki, birçok bankada her sube müsteri ile faiz pazarligi yapiyor. Yeni bir bildirim yapilmadan bazi bankalar daha önce Merkez Bankasi’na bildirilen ve de banka subelerinde müsterilere ilan edilen faiz oranlarinin çok üzerlerinde faiz ile para toplayabiliyor. Bu uygulama faizm sisteminin Merkez Bankasi bilgisi disinda bir curcuna içine girmesine neden oluyor. (c) Kirik vade denilen uygulama, kademeli faiz uygulamasini yikar hale geldi. Bunun ne demek oldugunu açiklayayim. Banka ilan ediyor: “3 ay vadeli mevduata yüzde 70 faiz veriyorum. 6 ay vadeli yüzde 85 faiz veriyorum”. Müsteri, banka subesine gidiyor.
Müsteriye yüksek faiz vermek isteyen yöneticiler “Siz paranizi 3 ay l gün vadeli yatirin, 6 aylik faiz verelim” diyorlar. Ancak 6 aylik vadede uygulanacak yüzde 85 faiz, üç ay l gün vadeli mevduata ödeniyor.
4) Bankalararasi piyasadaki gecelik faiz oranlarinin gün içindeki dalgalanmasi istikrari yok edecek sekil aldi. Bankalararasi para piyasasinda bir gecelik para kullaniminda uygulanacak faiz Merkez Bankasi belirliyor.
Normalde en düsük ve en yüksek faiz oranlarinin gün boyu, hafta içinde, ay içinde belli koridorda kalmasi, en düsük ve en yüksek faiz arasindaki farkin “çildirmamasi” gerekir. Halbuki gecelik faiz oranlan gün içinde, hafta içinde, ay içinde çok büyük dalgalanmalar gösteriyor. Örnegin bir gün sabah saat 11.00’de Merkez Bankasi yüzde 30 faizle para topluyor. Ögleden sonra 14.20’de yüzde 80 faiz ile para satiyor. Bu uygulama bankacilik sisteminde istikrarin olusmasini engelliyor.
Bütün bu “yanlislari” Hükümet ve Merkez Bankasi da görüyor, biliyoruz, düzeltilmesi gerektigine inaniyor ama. Ne yaparsiniz ki o korku. Harekete geçmeyi engelliyor.
Yetkili ve etkili çevreler Bankalarla ilgili en acil düzenlemelere bile cesaret edemiyor. “Dokunmayin çiçeklere, yazik olur emeklere” diye diye günler geçiyor.

 

Sende yorum yap