Destekleme fiyat politikası” erken seçim zili çalıyor

, , Sende yorum yap

Hükümet, köylünün yüzünü güldürmek için “geriye dönüs yapti”. Kesenin agzini açti.
(1) 5 Nisan 1994’de Istikrar Tedbirleri Paketi açiklanirken Hükümet “Hububat-Seker Pancari ve Tütün” disinda, destekleme alimi yapilmayacagini açiklamisti. IMF’e de 3 ürün disinda tarim ürünü desteklenmeyecegi konusunda imza verilmisti.
(2) Kamu kesimi finansman açigini kapatma arayisinda, tarim ürünü destekleme harcamalarina geçen yil yapilan 43.3 trilyon liralik harcamanin altinda bir ödenek ayrilmasi kararlastirilmista.
Derken efendim… Patttt… diye “hersey
degisti”. Gümmm… diye yeni “politikalar açiklandi”.
(1) Findik, pamuk, kuru üzüm ve ayçiçegi için destekleme alimlan baslatildi. Daha önce desteklenen diger tarim ürünlerindeki uygulamanin bu yil da devam ettirileceginin i-sareti verildi.
(2) Destekleme kapsami disinda kalacagi söylenilen ürünler sadece destekleme kapsamina alinmakla kalinmadi, destekleme baz fiyatlari yüzde 100’ün üzerinde artirildi. Bundan sonraki teslimler için fiyatlar “döviz kuruna endekstendi”.
(3) Böylece, geçen yil 43.3 trilyon lira olan destekleme uygulamasi faturasi, bu yil için 70 trilyon liranin üzerine çikarildi.
Bu hükümet, bugünkü sartlarda, böyle bir politika degisikligini “durup dururken” yapamaz. Yaptigina göre önemli bir nedeni vardir… Önemli “neden” ise, olsa olsa bir “erken seçim ihtimali”dir. Köylü kardeslerimize selam verilmektedir.
Köylü kardeslerinize selam verdiniz mi, ardindan isçi kardeslerinize, memur kardeslerinize, emekli kardeslerimize de “selam vermeye mecbursunuz”.
Istikrar paketi, istikrar paketi dediginiz sey nedir ki? Istikrar saglamak için yapilacak 4 sey var:
(1) KIT’lerin Hazineye yükünü kaldiracaksiniz. (Bu yapilamiyor. Özellestirme suya düstü. KIT’ler eskiden çok zarar ediyor)
(2) Memur, isçi ve emeklilerin maas artislarini sinirlayacaksiniz. Dar ve sabit gelirlileri fakirlestireceksiniz. Satin alma güçlerini kisacaksiniz. (Bugüne kadar bu yapildi)
(3) Köylünün gübresine, tohumuna sübvansiyon vermeyeceksiniz. (Gübrenin, tohumun bedeline katkida bulunmayacaksiniz). Destekleme alimi adi ile, piyasa degeri olmayan ürünleri toplamayacaksiniz. Lininlere piyasa degerinin üzerinde fiyat vermeyeceksiniz. Bu yoldan Hazine’den Dara çikmayacak. (Buna niyet edildi. Simdi musluk sonuna kadar açiliyor.)
(4) Kamu yatirimlarini bir süre durduracaksiniz. Kamu yatirimlari durunca, devlet hizmeti aksar, Hükümet icraat yapamaz. Okul, hastane, yol yapilmaz. Bu islerde çalisanlar is bulamaz. Kisa sürede ekonomi durgunluk içine girer, uzun sürede ülkenin kalkinmasi aksar. (Cari harcamalari kismakta zorlanan Hükümet, yatirimlari durdurmada basarili oldu. “Harç bitti-is paydos” dedi. Hiç bir is yapilmiyor.)
Su anda üzerinde durulmasi gereken iki nokta var:
(1) Destekleme alimlarinin 3 ürünle sinirli kalmasi kesinlesmisken, ürün sayisi artiriliyor.
(2) Destekleme uygulamasinda hem fiyat artisi politikasinda hem de alim politikasinda “hatada-yanlista” israr ediliyor.
Bu iki noktayi size anlatmadan önce bir konuya açiklik getireyim. Ülkeler tarim kesiminde yasayanlari degisik yollarla destekler. Tarimdaki nüfusun Türkiye’de de desteklenmesi sarttir. Fakat bu destekleme uygulamasinda (1) ülke topraklarinin kötü kullanimina yol açmamasi, (2) Hazineden çikan paranin gerçek ihtiyaç sahiplerine ulasmasi sarttir. Bizde yapilan iki yanlislik su:
(1) Kim ne üretir ise, ne kadar üretir ise, bu malinin devlet tarafindan mutlaka satin alinacagindan emin. Bu yüzden, topraklarimizda bizim ihtiyacimiz olmayan, dünyada para etmeyen seyler üretiliyor. Düsük kalite üretim genisliyor.
(2) Devlet, dünya fiyatlarina bakmadan, her yil, her ürüne en yüksek fiyati vermeye mecbur saniliyor. Bu nedenle “serbest piyasa ekonomisinden sözedilen bir ülkede”, tüm tarim ürünlerinin fiyatlarini “politikacilar” Ankara’da masa basinda belirliyor.
* * *
Sayin Okuyucularim bizde uygulanan sistemde, devlet, kapisina getirilen her ürünü, kalitesine, miktarina bakmadan almakla kalmiyor, bu ürünler devletin basina .bela oluyor. Açik anlatimiyla, bu yil depo kapisinda ödenecek toplam 70 trilyon lira ile “destekleme sayfasi kapanmiyor”. Tersine “hikaye yeni basliyor”. O mallan satin alma, depolamak, saklamak, satmak için adamlar besleyecek, teskilatlar isleteceksiniz. Depolar insa deceksiniz. Mallan depolarda saklayacaksiniz. Yansi çürüyecek. Yansi satilmayacak. Satilanlar düsük fiyatla satilacak. Bir kismi yakilacak. Bir kismi denize dökülecek…,
Kimsenin, köylümüze, üreticimize giden parada gözü olamaz… Aldiklari para “helal olsun”… Fakat bu destekleme sisteminin yürümesine imkan yok. Baskalari ne yapiyor ise biz de o-nu yapacagiz. Baskalari ne yapiyor? Kisaca onu da özetleyeyim: Baskalari, ülke topraklarinda talebi olan, serbest piyasada satilabilen üretimi tesvik ediyor. Baska ülkelerde devlet mal sahn almiyor. Depolamiyor, talebi olmayan tanm ürünlerinin yetistirilmesi için degil yetistirilmemesi için üreticiye prim ödüyor. Talebi olan mallarin tesviki için, dönüm basina, kilo basina tesvik primi veriyor. Neticede fiyatlar kendiliginden olusuyor. Fiyatlara devlet karismiyor.
Simdi böyle seylere kafa yormanin “eski hamama yeni usul getirmenin zamani degil”. Anlasildigi kadari ile “ufukta seçim görünüyor.”

 

Sende yorum yap