Değişmeyen tek şey “değişim”

, , Sende yorum yap

Sabanci Üniversitesi’nin Tuzla’da 9 bin 300 dönüm arazi üzerinde insa edilecek egitim tesislerinin temeli dün atildi. Derslikleri, kütüphaneleri, laboratuvarlari, toplanti salonlari, yurtlari, spor tesisleriyle 150 bin metrekare kapali alanin insaasi ve arazi düzenlemesi için 150 milyon dolar harcanacak.
Bu parayi Sabanci Vakfi kaynaklarindan karsilayacak. Bununla is bitmiyor. Üniversite’nin yasamasi için her yil Sabanci Vakfi yaklasik 20 milyon dolar para ödeyecek.
1999-2000 ögretim yilinda hizmete açilacak üniversite ilk 5 yil içinde 2 bin ögrencilik kapasiteye ulasacak.
Ögrencilerden 3.500 dolar ile 6.000 dolar arasinda bir yillik ücret alinacagi tahmin ediliyor. Ögrencilerin yüzde 20’si ücretsiz (burslu) okuyacak. Ögrencilerden alinacak ücretler kaliteli bir egitimi sürdürmeye yeterli olamayacagindan, Sabanci Vakfi’nin her yil yapacagi 20 milyon dolarlik katki bu açigi kapatmakta kullanilacak.
Üniversitede 12-15 ögrenci basina bir ögretim üyesi görev yapacak. Temel atma töreninde konusan YÖK Baskani Prof. Kemal Gürüz, Türkiye’deki üniversitelerde ögrenci basi harcamanin 1.500 dolar dolayinda oldugunu açikladi.
Bu rakami Sabanci Üniversi-tesi’nde ögrenci basina (ögrenciden alinacak ücret ve Sabanci Vakfi’nin katkisi ile) yapilacak harcama ile karsilastiriniz. Aradaki fark korkutucu.
Ögrenci basina maliyet farki nereden kaynaklaniyor? “Kali-te”den… Eger “dünya kalitesinde
bir egitim ariyorsaniz bunun bedelini ödemeye mecbursunuz.
Bülent Ecevit yaptigi konusmada bu mecburiyetin altini çizdi: “Sabanci adi nasil ki sanayide kalitenin güvencesi ise, egitimde de kalitenin simgesi olmalidir” dedi.
Üniversite’nin Mütevelli He-yeti’nin Baskani Güler Sabanci ise “egitimde kalite arayisi”ni söyle anlatti:
“Dünyada degismeyen bir tek sey var, o da degisim”. Evet, insanlar, sistemler, kurumlar, sinirlar degisiyor. Sanayi, ürünler, teknoloji, hizmetler gelisiyor. Yani bildigimiz dogrular degisiyor. Dogrulari bulmak, bilmek, anlamak, anlatmak ve ögrenmek yollan degisiyor.
Dünyanin her yerinde ileri üniversitelerde, yüksek ögrenim kurumlarinda egitimin bu degisime ayak uydurmaya, kendini yeniden yapilandirmaya ve konum-landirmaya çalistigini anladik.
Biz yeni kurulacak bir üniversite için bunu bir firsat olarak gördük ve egitimdeki bu yeniden yapilanmayi aramak ve arastirmak için;
* Degisik akademik perspektiflerden olusan,
* Sinirsiz tasarim özgürlügüne açik
* Taklit ve kopya üzerine kurulmayan, özgün ve sifirdan tasarlanan bir “Gelecek Üniversitesi” ortaya çikarmak istedik.
Gelecegin insani
* Yaratici, katilimci
* Yerel özelliklerim bilen ve evrensel düsünebilen,
* Proje bazinda ve takim halinde çalisabilen,
* Ögrenmeyi ögrenmis,
* Kendini sürekli yenileyen,
* Sentez yapabilen ve fark yaratabilen,
* Doga ve sosyal hayata karsi sorumluluk duyan bir insan, olarak saptandi.
Böyle bir insani yetistirecek üniversitenin özellikleri ise:
* Arastirma ve ögrenimi dengelemis; toplum ve yasamla içice olan,
* Yapisi disiplinler arasi programlar üzerine kurulmus
* Uluslararasi bilim ve egitim aglari içerisinde ayricalikli bir konumda olabilen,
* Yerel zenginliklerini önemseyen ve degerlendiren,
* Her düzeyde ve islevde katilimci yönetilen,
* Ve kendini sürekli yenileyen bir üniversite “îdeal Üniversite” olarak belirlendi.
Bu özellikler “Birlikte Yaratmak ve Gelistirmek” misyonu ile birlestirilerek Sabanci Üniversitesi felsefesi olusturuldu. Üniversite üç kavram üzerinde yasayacak: birliktelik yaratmak ve gelistirmek”.
Mesut Yilmaz dedi ki: “Çagdas yasam kültürünün olusturulmasi üniversitelerin sorumlulugudur. Bir toplumun gelecekte nerede olacaginin isareti ise çocuklarina verdigi egitimin niceli-
gi ve niteligidir.
Çocuklarimiza verdigimiz egi-timin “niteligini” (kalitesini) hepimiz biliyoruz. Niceligindeki geri kalmisligimizi ise Bülent Ecevit anlatti: “Türkiye’de 25 yasin üzerindeki nüfusun ortalama egitim süresi 3.5 yildir. Çalismakta olan nüfusun ortalama egitim süresi 5.5 yildir. “Bülent Ecevit bu düsük egitim düzeyine ragmen “ümidini” yitirmemis. “Türkiye, Türk insaninin bu kadar düsük egitim düzeyine ragmen “yetenegine” bagli olarak bir yerlere gelebildi. Demek ki bu “yetenege” bir de “egitimi” ekleyebilirsek, hele “kaliteli egitimi” ekleyebilirsek çok sey degisecek.”
Gene Ecevit’in sözleriyle “Egitime yatirini insana yatirimdir. Insana yatirini gelecege yatirimdir.”
Sakip Sabanci konusmasinda bir üniversite kurmanin, çagdas egitim programlan hazirlamanin, üniversite binalarinin planlamasi ve yapiminin zorluklarini ve de bu isin “paranin ötesinde” bir is oldugunu anlatti. Sabanci Üniversitesi, Haci Sabanci’nin basinda bulundugu Sabanci Vakfi’nin ve bu vakfi topluluk imkanlariyla ortaya çikarip güçlendiren Sabanci Aile-si’nin gurur abidesi olacak.

 

Sende yorum yap