Cudi Dağı

, , Sende yorum yap

Genelkurmay Baskani Orgeneral Dogan Güres’in “Cudi Daginin tepesine Türk bayragini diktik” dedigi gazetelerde yazildiginda ben buna inanamadim. Bizim milli sinirlarimiz içinde bir dagimiza,kendi bayragimizi dikmenin ne demek oldugunu anlayamadim. “Mutlaka bir yanlislik vardir, düzeltilir” diye bekledim. Hafta sonu TV’de Cudi Dagi operasyonunun görüntüleri yayinlandi. Ciddi bir savas sonunda askerlerimizin Cudi Dagi’nin tepesine ulastiklari ve bayrak diktikleri bize anlatildi.
Hürriyet Gazetesi’nde Ümit Turpçu’nun haberlerinden “Cudi Dagi”ndaki Dedeören Karakolu’nun 1990 yili sonunda güvenlik güçleri tarafindan bosaltildigini, PKK güçlerince isgal edildigini, Diyarbakir’dan kalkan 2’nci Taktik Hava Kuvvetleri Kobra ve Süper Kobra helikopterlerinin desteginde Sikorsky helikopterleriyle bölgeye inen askerlerimizin 14 saatlik çatisma sonunda dört yildir PKK’nin kontrol ettigi tepeyi ele geçirdiklerini” ögrendik. Haberde Korgeneral Hasan Kundakçi’nin “operasyondan sonra Mehmetçik Cudi Daginda kalacaktir” dedigi de yazili idi.
Sayin Okuyucularim… Ya bu haberler, görüntüler, anlatilanlar yanlis. Ya da biz, yillardir Güneydogu’da olan biten hakkinda (yanlis diyemiyecegim) eksik bilgilendiriliyoruz. Bize bildirilen, Güneydogu Anadolu’da 1500-2000 terörist bulundugu, durumun kontrol altinda oldugudur. Cudi Dagi gerçekten 1990 yilindan bu yana PKK kontrolunda idi ise ve de bizim Mehmetçiklerimizin bu modern silahlarla 4 yil sonra dagin tepesine çikip, bayrak dikmeleri büyük bir basan sayiliyorsa, isler bizim bildigimizden çok farkli demektir.
Benim rahmetli babam da, Çanakkale’de, Trablusgarp’da vurusmus. Istiklal Harbine katilmis. Babama Mustafa Kemal’in verdigi Istiklal Madalyasi’ni serefle tasiyorum… Askerlere hürmetim var. Orduya saygim var. Ama ortada da bir gerçek var…
(1) isler iyi gitmiyor.
(2) Türk halkina olaylarin gerçek boyutlari ve seyri anlatilmiyor.
Güneydogu Anadolu’da hayat durmus. Milyonlarca insanin can ve mal güvenligi kalmamis, insanlar evlerinden, islerinden olmus. Bir bu yandan, bir o yandan binlerce insan ölüyor. Bu yandan da olsa, öbür yandan da olsa ölenler bizim insanlarimiz.
(1) Insanlar ölüyor.
(2) Paralar gidiyor.
Sonuca ulasilamiyor. Ne zaman ulasilacagi belli degil. Milli hudutlarimiz i-çinde silahli kuvvetlerimiz 4 yil önce kaybettikleri tepeleri 4 yil sonra tekrar e-le geçirip bayrak dikebiliyor. * *
Belli müesseselerimize toz kondura
mayiz. Silahli Kuvvetlerimizin onurunu, sayginligini zedeleyemeyiz. Kumandanlarimiza saygimiz, Mehmetçige sevgimiz tamam… Ama bugüne kadarki isler tamam degil. Mehmetçikler, insanlar ölüyor. Paralar gidiyor. Netice: “Cudi Dagi’nin tepesine 4 yil aradan sonra Türk bayragini diktik…”
Basbakanimiz Tansu Çiller 1993 yili sonunda Ankara’dan Antalya’ya giderken uçakta gazetecilere bir açiklama yapti. 1992 yilinda 100 trilyon lira olan savas maliyetinin 1994 yilinda 400 trilyon liraya çikacagini söyledi. “1994 yilinda terörü iyice çökertecegiz, bu ugurda 400 trilyon lira harcayacagiz… Sasirmayin, terör belasi, bütçeden GAP projesinin götürdügünün 5 katini götürmektedir” dedi.
1994 yilinin baslarinda istanbul’da sanayicilerle yaptigi bir konusmada ise Basbakan geçen on yilda terörle savas için harcanan paranin 826 trilyon lira oldugunu söyledi.
Sayin Okuyucularim. Ben bir iktisatçi olarak yazimi sonunda “ekonomiye baglayacagim” ama, bir vatandas olarak bu isin “ekonomisinden daha önemli”, para ile ölçülemeyecek yanlarini hatirlatmak istiyorum. Milli sinirlar içinde yasayan insanlarin can ve mal güvenliklerinin saglanmasi sorumlulugu var. Kayseri’den ötede yasayan insanlar ticaret yapamiyor, okula gidemiyor, hastahaneye yatamiyor… Dogru dürüst yasayamiyor… Ülkenin o yanini yok mu sayacagiz? Savas alani kabul edip daha ne kadar bombalayacagiz? Bu yandan ve öte yandan daha ne kadar insan ölecek? Anladik… Teröristler düsman… Teröristler sorumlu… Ama terörü önlemede basarili olamayanlarin hiç mi sorumlulugu yok”
Güneydogu Anadolu’da süregelen çatismada ölenlere, bu çatismalar nedeniyle yerlerinden, yurtlarindan olanlara, can ve mal güvenligi ortadan kalktigi için perisan olanlara üzülelim… A-ma üzülecegimiz baska seyler daha var:
-1994 yilinda 500 trilyon lira vergi geliri bekleyen Türkiye Cumhuriyeti Hazinesi, devam eden (kökü kazinamayan) bir terörle mücadele o-perasyonuna ödenecek 400 trilyon lirayi nereden, nasil bulur? Bu yapildiginda ekonominin dengeleri nasil bozulur? Bunu birilerinin düsünmesi gerekir.
– Türkiye, milli sinirlari içinde bir bütündür. Kayseri’den öteyi yok sayarak, nasil milli ekonomi politikalari, yatirim programlari, istihdam projeleri gelistirilebilir?..
– Kayseri’nin bu yaninda yasayanlar, öbür yaninda yasayanlari yok sayarak nasil “mes’ut ve bahtiyar” bir hayat sürdürebilir?
Bu sorularin cevaplarini hep birlikte aramak zorundayiz.

 

Sende yorum yap