Cem Boyner ve YDH “laf yerine politika” üretmek zorunda

, , Sende yorum yap

Cem Boyner’in liderligindeki YDH (Yeni Demokrasi Hareketi) basarili olmak zorundadir. Türkiye’nin politika sahnesinde genç ve yeni seslere genç ve yeni nefeslere ihtiyaci vardir. “Cem Boyner ve YDH basarili olmaz ise, ardindan bir baskalari çikar onlar basarili olur” diye düsünemezsiniz. Çünkü Cem Boyner ve YDH’nin basarisizligi “cesaret kirar”.
Uzun bir süre politikaya gençler giremez. Yaslanmis parti kadrolari gençlese-mez. Yeni ve dinamik siyasi partiler kurulamaz. Anadolu’daki kemiklesmis parti kadrolarinin üzerinden “ölü topragi” kalkamaz. Politika sahnesindeki “pasta paylasiminda” hiç bir degisiklik olamaz. Cem Boyner ve YDH’nin basari çizgisi yukari çikmiyor. Asagiya iniyor. Bu beni üzüyor. Neden böyle oluyor diye sordum, sorusturdum. Ögrendiklerimi özetleyecegim. Belki Cem Boyner’e ve de YDH’ya yön veren digerlerine (eger ki, Cem Boyner’den baska sözü geçen var ise onlara) yaran olur.
YDH’nin basarili olabilmesi 4 seye bagli (1) lider (2) kadrolara (3) politikalara (4) paraya.
YDH lideri olarak Cem Boyner’in karizmatik bir tipi var. Okumus, aydin. Fikirleri satmada, pazarlamada basarili. Konusmasi güzel. Fakat parti liderinin bir baska seye daha ihtiyaci var: Insanlari toplamaya, birlik, beraberlik saglamaya. Yetenekli insanlari partiye çekmeye kadro kurmaya, örgütlenmeye.
Cem Boyner bu konuda yanlis yola girdi. Iktidara “medya yoluyla” ulasabilecegine inandi. Kadrolari, örgütü ayak bagi olarak gördü. Kadro ve örgüt olmayinca, lider halk ile iliski kuramiyor. Halktan kopuyor. Özgün fikirleri, farkli politikalari hakla ancak liderin çevresindeki kadrolar, lidere inanmis örgütler anlatabilir.
YDH’da üç grup insan toplandi (1) Baska partilere girememis veya baska partilerde öne çikamamis veya tutunamamis ve bu nedenlerle “öç alma arayisinda” insanlar.
(2) Is tecrübeleri olan, islerinde basarili, fakat politika tecrübeleri bulunmayan iyi niyetli insanlar. (3) Politikaya girmeye arzulu, iyi yetismis gençler.
Cem Boyner, vitrin süsleme arayisinda, birinci gruptakileri, “isimleri kamuoyunda su veya bu sekilde duyulanlari” ön plana çikardi. Fakat bu gibi kimseler YDH’ya vitrin olacak yerde, YDH onlarin vitrini oldu. Bu durum kamuoyunda ters etki yapti. Politika tecrübeleri olmayan, islerinde basarili üyeler “kaçak güresti”. Parmaklarini tasin altina koymadi. Sorumluluk almadi. Gönüllü genç kadroya kimse sahip çikmadi.
Bu tabloda YDH, politika üretemedi. Politika üretmek çalismak ister. Alin teri ister. Bilgi ister. Beceri ister. “Liderinin yakisikliligi, lider esinin güzelligi” YDH’nin “farkli bir parti olarak” Türk halki tarafindan kucaklanmasini sagla-
yamaz. Ne yazik ki son bir buçuk yildir
Cem Boyner iste bu nedenle, sadece sistemi elestiriyor. Çözümden söz edemiyor. Somut çözüm önerilerini ortaya koyamayan parti tabana yayilamiyor ve de bütün bunlarin sonunda para bula-

miyor.
Partinin kurulusu Cem Boyner’in yanlis bekleyislerine dayali olarak “aceleye” geldi. Cem Boyner, 1995 Ekim ayinda egken seçim bekliyordu. Seçime girebilmek için partinin seçimden 6 ay önce Türkiye sathinda örgütlenmesi gerekiyor. Acele teskilatlanma sonunda içe kapanik, amatör kadrolu il ve ilçe teskilatlan olustu.
Cem Boyner, politika taktigi olarak, taraftarlarina kisa zaman için çok parlak vaadlerde bulundu. 1995 Ekim’indeki seçimlerde yüzde 45 oy alacaklarini, iktidara geleceklerini söyledi. Bu parlak vaatlerle partiye yaklasan amatör kadrolar, bir süre sonra gerçegi gördü. Kaç-ti gitti.
Kurulustan sonra da hatalar yapildi. Üretici kadrolar, devlet deneyimi olmus, bürokrasi ile yasamis, siyasi parti tecrübesine sahip deneyimli fakat genç ve dinamik kadrolar partiye çekilemedi.
Türkiye’de üretici kadro zaten az. Bunlar “kumar oynamayi” sevmez. Bunlar “yararli olamayacaklari, çalismalari dikkate alinmayan” yerlere gitmez. Parti liderinin ve üst kadrolarin bu az sayidaki üretici insanlari kendi yanlarina çekmeleri gerekiyordu. Bunu becere-meyince, fikir üretemediler.
Baska satacak fikir bulamayinca, parti lideri de “medyatik olabilmek kamuoyunun ilgisini çekebilmek için” farkli seyler söyleme arayisinda, “sivri seyler” söyledi. Kamuoyunda “ikinci Cumhuriyetçi”, “Atatürk’e karsi”, “Kürtçü” gibi yanlis ve haketmedigi imajlarla yeraldi. Bugün YDH lideri olarak Cem Boyner, sabahtan aksama Anadolu’yu dolasiyor. Partiyi canli tutmaya çabaliyor. Ankara’da ise 50 üyeli Genel idare Kurulu ikide bir toplanip “hizipçilik yapiyor” . Hizipçilik ugruna il yöneticilerini istifa ettiriyor. Baskan degistirmek için kongre yeniletiyor.
Gencecik YDH, daha simdiden CHP-SHP benzeri bir “kongre partisi” olma yolunda.
Böylece “Cem’in Partisi” olarak ortaya çikan hareket, giderek “Cem’i Sevenler Dernegi” ne dönüsme tehlikesiyle karsi karsiya.
(1) YDH yasamalidir. Güçlenerek yasamalidir. (2) Cem Boyner basarili olmalidir.
Olmak zorundadir. (3) YDH etrafinda toplanan politikaya adim atan gençler ümitlerini kirmamak, politikadan uzak-lasmamalidir. Bu parti onlarin partisidir. Partiye çagdas sekil vermek için savasmak zorundadirlar.
Bu is kurtulur mu? Kurtulur. Bunun için, bir süre disa açik faaliyetlere ara verip, içe kapanmak, partiyi politika üretecek güce kavusturmak gerekir. Ülke sorunlarina, gerçekçi, çagdas ve farkli çözüm önerileri ürettikten sonra, YDH, “ikinci bir çikis” yapabilir.
Kadrolarini ancak böyle güçlendirebilir. Misyonunu ancak böyle südürebilir. Ve basariya da ulasabilir.
Aksi halde “üç bes parlak genç politikaya özendi. Herkesin politika yapamayacagi görüldü.
Beceremediler. Kapadilar partiyi. Kaçtilar gittiler” denilir.

 

Sende yorum yap