Castro “Habitat”ı ezdi, gitti

, , Sende yorum yap

Resime baktim, Sayin De-mirel, Çiragan Sarayi’nin rihtimina kurulmus masanin basina oturuyor. Bir yaninda esi, öbür yaninda Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi Baskani. Karsisinda Tayyip Erdogan. Masadaki diger kisiler Disisleri Bakani Emre Gönensay ve esi ile istanbul Valisi… Halka kapatilan istanbul Bogaz Köprüsü’nde yanip sönen isiklari, Bogaz üzerinde dolanan gemilerden ablan fisekleri seyreyliyor. Bu gösteri Habitat için. Istanbul’a gelmeleri beklenen dünyanin önde gelen devlet adamlarina “bütçe açigi 1.200 trilyon liraya ulasan, 25 yildir enflasyonu yüzde 70’lerde dolandiran, on yildir Güneydogu Anadolu’daki terör nedeniyle kendi topraklarini bombalamak zorunda kalan, halki giderek fakirlesen, kisi basi milli gelirini 2.500 Dolarin üzerine çikarmayi beceremeyen” bir ülkenin “paralarini yarim saatlik gösteri için nasil harcayabilecegini” ispat etmek için düzenlenmis olsa gerek!..
‘Ayrani yok içmeye…”
Biliyorsunuz bu gösteri için çok para gerekti. Halkin vergilerinden ayrilan para yetmedi. Süleyman Demirel Türkiye’nin kapitalistlerinin “en babalarini” bir aksam Çiragan Oteli’ne çagirdi. “Hadi bakalim, pamuk eller cebe… Habitat için fisek attiracagiz, gökleri aydinlatacagiz!..” diye para topladi.
Bütün bunlardan haberi olmayan istanbullular, ve de bütün bunlan unutan Süleyman Demirel ve diger Büyük Türk Büyükleri, görkemli davetde vergi ve bagislarla toplanan paralarla faturasi ödenen içkileri içip, yemekleri yedikden sonra kalan paralarin isik ve fisek olarak nasil “yanip gittigi”ni seyreylediler…
Süleyman Demirel ve diger Büyük Türk Büyükleri’nin tek dertleri, dört gözle bekledikleri dünya devlet adamlarinin istanbul’a gelmemesi, Istanbul’da bulunan Küba Lideri Fidel Castro’nun ise “Türkler’in nasil fisek attiklarini” izlemek için masalarinda bulunmamasi idi…
Demirel Fidel’ci mi oldu?
Ali Kirca “Yeni Yüzyil”daki yazisinda soruyor: “Hangi Fidel’i seviyorsunuz?” Süleyman Demirel’in birlikte resim çektirmekten büyük zevk aldigi, gözleri parlayarak her kelimesini kaçirmadan dinledigi, çilginca alkisladigi Fidel kim? Ya, Süleyman Demirel, FidePin kim oldugunu unuttu… Ya da, Süleyman Demirel degisti. Fidelci oldu.
Süleyman Demirel’li yillarda, bizim gençligimizde, evinde, kitaplarinin arasinda Che’nin Fi-del’in resmini bulunduranlar cezaevini boylardi.
Zeynep Gögüs “Sabah”taki yazisinda hatirlatiyor: Fidel’in izinden giderek silahli propaganda eylemine kalkan Mahir Çayan’i öldürdük. Fidel’in “politiklesmis askeri savas stratejisi yöntemini izleyen binlerce genç bugün cezaevlerini dolduruyor. PKK lideri Apo, Fidel’in politiklesmis askeri savas stratejisini uyguluyor. Bu stratejiye dayali olarak sürüp giden çatismalarda Güneydogu Anadolu’da on yilda
binlerle insan öldü. Ölmeye devam ediyor.
Demirel bunlari unutamayacagina göre, demek ki degisti. Bundan sonra o da Fidel hayrani… Fidelci oldu!..
Fidel kim?
Habitat’i ezip giden Fidel, siradan bir adam degil. Önemli bir adam. Hukuk Fakültesi mezunu. 26 yasinda iken, 1953 yilinda Diktatör Batista’ya karsi ayaklanma baslatmak için 172 arkadasiyla yola çikti. Yenildi. 72 arkadasi öldürüldü. Hapis yatti. Iki yil sonra Meksika’ya sürgüne yollandi. Meksika’da “Che” ile tanisti. Bir yil sonra 1956 yilinda 83 sakalli adami ile Küba’ya döndü. “Daga çikti”. 83 sakalli’nin 61’i öldürüldü. Kalan 12’si, halk pesine takarak 1959 yilinda Havana’ya girdi. Batista diktatörlügünü devirdi.
Fidel, 31 yasinda ülkenin basina geçtiginde, hem kapitalizme hem komünizme karsiydi. Fakat 6 yil sonra Küba Komünist Pairtisi ortaya çikti. Küba, Latin Amerika’daki ilk sosyalist devlet oldu.
Sovyetler Birligi dagildi. Avrupa’daki sosyalist ülkeler kapitalizme yöneldi. Küba sosyalist bir devlet olarak varligini sürdürüyor. Her türlü askeri, siyasi baskiya, ekonomik ambargoya, fakirlige ragmen, Fidel çizgisinden ayrilmadi, ödün vermedi. Halki da 1959 yilindan bu yana 37 yildir pesinde.
Guevara (Che) kim?
Ernesto Guevara 1928 yilinda Arjantin’de dogdu. Tip Fakültesi mezunu. Bir mimarin oglu. Siradan bir adam degil. Bolivya’daki tarim reformunu inceledi. 1954 yilinda Guatemala’da devrimcilige basladi. Bu ülkede Arbenz’in devrilmesinden sonra Meksika’ya geçti. Burada Fidel ve Raul Castro ile tanisti. 1956 yilinda Fidel’in yaninda Küba’daki çete savasini baslatti. Fidel ile birlikte Havana’ya girdi. Küba vatandasligina geçti. Küba’da milli bankayi yönetti, sanayi bakani oldu, planlamanin sorumlulugunu üstlendi.
Bir süre sonra sikildi. Küba’yi terketti.
1967 yili Nisan ayinda Afrika, Asya ve Latin Amerika Halklari Dayanisma Teskilata “Che”nin bir bildirisini yayinladi. Bu bildiride, ABD’nin askeri gücünü eritmek için bir çok ülkede birden Vietnam benzeri çatismalarin baslatilmasi öneriliyordu. Bolivya’da gerillalarla hükümet yanlilari arasindaki bir çatismada Che yarali olarak esir düstü. 1967 yilinda 39 yasinda iken öldürüldü.
Che ve Fidel, dünyada ezilmislerin, diktatörlüge, baski düzenine bas kaldiranlarin simgesidir. Simgesi olmaya devam etmektedir.
Bir çok konuda “degismesi ile bizleri sasirtan” Süleyman Demirel bugünkü düzenden ümidi kesip acaba “Fidel”ci olmaya mi karar verdi? Bir de bakacagiz, önümüzdeki günlerde Süleyman Demirel çalisma odasinin bir duvarina Che’nin öbür duvarina Fidel’in posterini asmis… Her ne ise… Olan biten ortada… Fidel, Habitat’i ezdi gitti.

 

Sende yorum yap