Bizim Lacocca’mız “Can Kıraç” Neler Anlatıyor?

, , Sende yorum yap

Bizim Lacocca'mız "Can Kıraç" Neler Anlatıyor?

Amerika’nın en ünlü en çok ücret alan profesyonel yöneticisi kim? Yazıları bizim SABAH Gazetesi'nde yayınlanan eski Ford'un yeni Chrysler’ın Genel Müdürü Lee lacocca…

Pekiyi de, bizim en ünlü özel sektörde en yüksek ücreti alan profesyonel yöneticimiz kim? Koç Topluluğunun başında olan Can Kıraç.

Amerikalı Lee lacocca bol bol konuşur, bol bol yazı yazar. Kamuoyuna çıkar. Türkiye'de bile tanınır da, bizim lacocca'miz Can Kıraç, neden ortalıkta görülmez. Neden hiç konuşmaz? Hiç yazmaz?

Can Kıraç profesyonellerin suskunluğunun sebebini anlatıyor.

Can Kıraç, profesyonel bir yönetici olarak suskunluğunun nedenini söyle anlatıyor:

"Türkiye bir oluşum halinde. Aile işletmeleri kurumlaşmaya yönelmiş. İşletmelerde keskin ve hassas dengeler var. Politik ortamda iktidar muhalefet devamlı tansiyon içinde. Partiler ve politik görüşler arasında kesin ve hassas dengeler var. Böyle bir ortamda profesyonel yönetici kendi tercihlerini, inançlarını savunma şansını kaybediyor. Şahsi tercihini ortaya koyduğu an, işletme içinde veya politik hayatta öbür taraftakileri karşısına alacak ki, böyle bir durumda sorumluluğunu yürütmesi imkânsız.

Profesyonel yönetici ortaya çıkmamalı. Can Kıraç’a göre profesyonel yöneticinin kamuoyunda ' ortalıklarda dolaşması da gereksiz… Anlamsız…"

Bunu da söyle anlatıyor:

"Türk toplumu ekonomiye yakın ilgi duymaya başladı. Basın ekonomiye ağırlık veriyor. Bunun tabii neticesi olarak is aleminden bazı kişiler ortalığa döküldü. Her gün bunlardan birinin adı gazete sayfalarına geçiyor. Profesyonel yöneticinin bu sahnede yeri hiç olmamalı. Çünkü profesyonel yöneticinin sorumluluğu kendisine verilen görevi yasalar, mevzuat çerçevesinde yerine getirmektir. Bu konuda sorunlarla karşılaşır ise başında veya başka kanallarda kamuoyuna çıkıp yakınma, ağlama yerine soruna çözüm aramak zorundadır. İlgili kamu kuruluşlarıyla görüşür veya kanunda mevzuatta yapılması gerekli değişiklikleri önerir…"

Can Kıraç, bugün isimleri her gün gazete sayfalarına geçen işadamları hakkında da su değerlendirmeyi yapıyor:

"Bazı işadamları fevkalade ihtiyatlı davranıp, suya, sabuna bulaşmadan konuştular. Kendilerine güveni kaybettirdiler. Bazı işadamları da iktidarlara yaranma arayışında, yalan yanlış şeyleri övüp, sorumluları, kamuoyunu yanılttılar…"

Can Kıraç’ı 187 bin lira ödeyerek dinledim.

Yıllardır konuşmayan, ortalıkta görünmeyen Can Kıraç, Perşembe günü İstanbul’da konuştu. Bu yazıda aktardığım görüşleri o konuşmasında ortaya koydu. Toplantıyı düzenleyen kuruluşa kişi başına (KDV dahil) 187 bin lira ödeyenler Can Kıraç’ı dinleyebildiler. Ben de 187 bin lirayı helal edip neler dinledim, neler…

Özel sektörde yönetici işinden başka şeye vakit ayıramaz

Can Kıraç bakiniz neler anlatıyor: "1956 yılında, 29 yaşındayım. Beni İzmir’de görevlendirdiler. İzmir içine kapanık bir şehir. Yabancıyı kolay kabul etmiyorlar. Kendimi o kadar yalnız hissediyorum ki… Kahrolacağım. Durumu anlayan bir tecrübeli kişi, Mason locasına gir. Dost çevren olur, dedi. Dediğini yaptım. Çevrem genişledi. Ardından Rotary hareketi başladı. Onun da içinde oldum. Derken Ticaret Odası’nda, Sanayi Odası’nda görev aldım. O kadar ki İzmir’de 12 yıl kaldım. Her sosyal olaya bulaştım. Öncülük ettim. İzmir’den ayrılacağıma yakın patron geldi. Çevremin genişliğinden memnun. Ama üye olduğum, başını çektiğim dernekleri kuruluşlar, teşkilatları duyunca bozuldu… "Sen işi iyice dağıtmışsın. Bu kadar tarakta bezin var. İşe vakit kalıyor mu?" dedi. Beni İstanbul’a başka göreve tayin ettiklerinde, bu tenkidini dikkate aldım. Mesleki ve sosyal kuruluşlardaki ilişkimi dondurdum. Sosyal hayata fazlaca vakit ayıranlar, mesleklerinde başarılı olamıyor…"

Özel sektörü patron temsil eder.

Can Kıraç, özel sektör kuruluşlarında patronların görev almaşı, özel sektör sözcülüğünü patronların yapması görüşünü savunuyor. Bu konuda şunları söylüyor:

"Özel sektör kuruluşlarında patron ile profesyonel yönetici ayni masada oturamaz. Patron yanında oturan profesyonel yöneticiye yan gözle bakar. (Yani bu adam burada ne anıyor. İşi yok mu, buraya gelmiş oturuyor?) diye düşünür. Patron zaman ve fikir özgürlüğüne sahiptir. Profesyonel yönetici kendi şahsi fikrini savunamaz. Patronun is politikalarına uymak zorundadır. Zamanına hakim değildir. Çünkü zamanını para karşılığı patronuna kiralamıştır."

CAN KIRAÇ kimdir:

Kıraç kendini söyle tanıtıyor: 1927'de Ankara'da, şimdiki adı Atatürk Orman Çiftliği olan topraklar üstünde dünyaya geldim. Babam Ali Numan Kıraç da ziraatçı idi.

1946’da Galatasaray Lisesini, 1950de A.Ü. Ziraat Fakültesi'ni bitirdim. Ayni yıl Ankara'da Koç Şirketi’ne girdim. İlk işim ziraat makinaları bölümünde çalışmak oldu. Yedek Parça Şefliği, Servis İstasyonu Müdürlüğü, Otomotiv Şirketleri Koordinatörlüğü ve Başkanlığı, Koç Holding’de ve muhtelif şirketlerde Yönetim Kurulu Üyelikleri ve Başkanlıkları görevlerini üstlendim. Halen Koç Topluluğunun en üst icra kademesi olan İdare Komitesi Başkanıyım. 1965 yılında İzmir Rotary Kulübü Başkanlığı yaptım. Gene İzmir’de Mason Cemiyeti'ne katildim ve "Üstadı Muhterem" makamına yükseldim. Ayrıca, 1960-1967 yıllarında İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu'nda görev yaptım. İstanbul’a geldikten sonra bu faaliyetlerimi durdurdum. Ancak, Vehbi Bey'in teşvik ve desteği ile Türk Eğitim Vakfı’nın kuruluşuna katıldım ve ilk Yönetim Kurulu'nda görev aldım. Gene Vehbi Koç'un karan ile TÜSIAD'in kuruluş çalışmalarına Koç Gurubu nü temsilen katıldım.

 

Sende yorum yap