Bizde “tanzimat” diye bir şey yapılmadı, yaşanmadı

, , Sende yorum yap

Gerçekten,bizde “tanzimat” diye bir sey yapildi mi? Böyle bir sey yasandi mi?
Batili toplumlarda “tanzimat” olayi herkesin yasadigi, herkesin hayatinda temelden yukariya bir çok degisiklikler yaratmis bir olay olarak gerçeklesmistir.
Bizde ise Osmanli hanedaninin ve onun devsirmeci, en-derun yetistirmesi bürokrasisinin etik anlayisi içinde gerçeklestirilmis bir “Islahat” girisimidir.
Bizde tanzimat filan olmamistir. Tanzimat, herkes kendi hayatinda, kendi tanzimatini yapinca hayata geçirilebilecek bir seydir. Batili toplumlar bunu Shakespeare ile, Cervan-tes ile, Erasmus ile, evlerindeki mobilya ile, kiliselerinin vit-raylarindaki degismelerle, musikideki degismelerle gün be gün yasamislar, yapmislar.
inhisarci, kendi seçkinler iktidarini paylasmamak için kendi halkinin saadetine göz dikmek zorunda olan bir yönetici azinlikla ve bu yönetici azinligin etik anlayisi içinde yapilan “tanzimat” lar, hayatin önündeki engelleri asmakta yetersiz kaliyor. Toplumun üretkenligini artirmak, üretileni hakça paylasmak için degil; farklilasmalarin kurumsallasmasini sürdürmek, ayricalikli kesimin konumunu daha etkin yöntemlerle sürdürmek için yapilmis olabiliyor. Bunla-
rin böyle oldugunu gündelik hayatinin pratikleri içinde el-yordami ile sezinleyen halk ise yasanan an içindeki sorunlarin çözümünün ilerdeki günlere eristirilecek yeni bir toplumsal yapilanmada oldugunu algilayamadigi için, bilmeden, sinamadan varolduguna inandigi geçmis iyi dönemlere özlem duyuyor.
Ileriye bakacak ve kosacak yerde, geriye dönük tutumu benimsiyor. Kurumsal düzenlemelere baslayacak yerde halâ “Mesih” bekliyor.
Buraya kadar okuduklariniz bana ait degil. Bunlari Unsal Oskay yazmis. Ve de yazisini “… Onun için diyorum ki, bizde daha hiç ‘tanzimat’ yapilmadi, yasanmadi…” diye bitirmis.
Unsal Oskay Urfa’da dogdu. Mülkiye’de okudu, ABD’de Stanford Üniversite-si’nde egitim gördü. “Siyasal Davranis Profesörü” olarak degisik üniversitelerde ögrenci yetistiriyor. Çok sayida telif ve tercüme kitabi var. Son kitabi “Yikanmak istemeyen Çocuklar Olalim” basligi ile geçtigimiz günlerde Yapi Kredi Yayinlari’ndan biri olarak satisa sunuldu. Unsal Oskay, bu kitabinda Türk insaninin “çikmaz sokaklarda, saskin biçimde gezinmesinin” nedenlerini tartisiyor, yorumluyor, felsefe yapiyor.
Sayin okuyucularima bir
baska kitabi daha tanitmak istiyorum. Dünyaca ünlü Brill yayinevi tarafindan bastirilan “Etatism and Diplomacy in Turkey” (Economic and Fore-ign Policy Strategies in an Un-certain World, 1929-1939) basligini tasiyan bu kitabin yazan, Koç Üniversitesi ögretim üyelerinden Dr Dilek Barlas. Bu yil içinde basildigi halde birinci baskisi tükendiginden yakinda ikinci baskisi yapila-
Dilek Barlas, 1929-1939 ekonomik krizinin Türkiye’de “kapitalist sisteme” olan ekonomik güven yaninda politik güveni de yokettigini, “devletçi” yapinin olusmasinin ve güçlenmesinin kapisini açtigini yaziyor.
Dilek Barlas’a göre 1929-1939 arasindaki on yillik dönem Türkiye’de ekonomide ve dis politikada “kisilik arama” ve “kendini ispat etme” dönemidir. Ancak bu dönemde uygulanan politikalar “halkin” politikalari degil “devlet politikalari”dir. Devlet ve halk bütünlügünün saglanamamasi, basarilarin ileriye tasinmasini basarilarin kalici olmasini önlemistir.
Dilek Barlas’in 1929-1939 yillarinda, “devletçi” bir yapida Türkiye’nin ekonomi ve dis politika stratejilerini inceledigi, Ingilizce dilinde basilmis bu kitabi yurt disinda 75 dolara satiliyor.
(Açiklama: Tanzimat, Osmanli devletine Bati anlaminda bir sekil vermek ve özellikle Fransiz ihtilali ile ortaya çikan insan haklari ilkelerini Osmanli ülkelerinde yasayan halka da tanitmak ve uygulamak için 3 Kasim 1839 tarihinde Gülhane Hatti Hümayunu’nun ilanindan itibaren Saray’in yürüttügü devrim hareketidir.)

 

Sende yorum yap