Bedavacılık vergisi

, , Sende yorum yap

Esfender Korkmaz, dünyanin baska hiçbir ülkesinde olmayan bir verginin Türkiye’de uygulanmasini istiyor: “Bedavacilik Vergisi…” Esfender Korkmaz diyor ki: “Bedavacilik Vergisi dünyanin baska bir ülkesinde yok… Çünkü dünyada Türkiye kadar bedavaciligin yaygin oldugu bir ülke yok…”
Esfender Korkmaz, Istanbul Üniversitesi Iktisat Fakültesi Ögretim Üyesi ve Dekani… Meydan Gazetesi’nde kösesi var. Bedavacilik Vergisi teklifini Gözcü’de 11 Haziran 1996 tarihinde yayinlanan yazisinda ortaya atti. Cumhuriyet’te 24 Haziran 1996 tarihinde Ankara Kulisi’nde Isik Kansu, Esfender Korkmaz’in “Bedavacilik Vergisi”nin ne oldugunu anlatti.
Bedavacilik Vergisi’nin ne oldugunu anlatmadan bir baska sey anlatacagim… Dün bir Keresteciler Sitesi’ni ziyaret ettim. 400 isyeri olan Marangozlar Sitesi yaninda 270 isyeri olan bir modern Keresteciler Sitesi yapilmis. Sitenin kurulusunda emegi geçen ve sitede büyük bir isyerleri bulunan Selahattin Kuzucu ve Sahin Topbas anlatiyor: “Siteyi kurarken lokanta ve günlük ihtiyaç maddeleri, sebze meyva satacak dükkanlara da yer ayirdik. Bu dükkanlari kiralayanlar, kayitlarini yaptirdi. Vergi numaralarini aldi. Yanlarinda çalistirdiklari için vergi ödüyor, SSK primi ödüyor… öte yandan bir de bakiyorsunuz. Bir köfteci, tekerlekli arabasi ile gelmis, “ekmek içi” köfte satiyor. Bir baskasi tekerlekli tezagahina meyva sebze yüklemis… Bir öteki gömlek pantalon getirmis… Tabii ki fiyatlari, dükkan kirasi ödeyen, vergi veren, yanindakileri bor-drolu çalistiran isyerinden daha ucuz. Ve tabii ki insanlar bunlardan alis veris etmeyi tercih ediyor.
Isportaci ve tezgaha, bizim dükkan sahibinin günlük cirosunun üç bes kati is yapiyor. Çekip gidiyor. Ne bir vergi, ne bir kira. isyeri sahibi agliyor. “Ben kirami ödeyemiyorum” diyor. Site yönetimi seyyarlarin siteye girmesini önlemeye kalkiyor. Bazilan “Yavuuu yazik degil mi fakirlere… Onlar da ekmek parasi kazansin…” diyor. Bazilan “Bunlardan ucuz alis veris yapmak varken, neden bizi dükkanciya mahkum ediyorsunuz?” diye bozuluyor. Sonuçta, dükkan açan, vergi kaydi yaptiran, bordrolu insan çalistiran “enayi”… isportaci, tezgahtar “akilli” oluyor.
Sistem “Bedavacilar”a çalisiyor
Belediye kaldirim yapiyor. Birisi kaldirim üzerine bir “büfe” konduruyor. Belediye yol yapiyor. Yollarin iki yanini “otopark” kollukçulari isgal ediyor. Fark düzenlemesi yapiliyor. Parkta önce bir çay bahçesi açiliyor. Sonra çay bahçesi içkili aile gazinosu oluyor. Sahil halka kapatiliyor. Halk plajlari mahallenin spor klübüne kiralaniyor. Spor klübü sahili kollanma hakkini mafya babasina devrediyor. Or-
man arazisi isgal ediliyor. Vakif binalari usulüne uydurulup satiliyor, kiralaniyor. Devlet arazilerine insaata göz yumuluyor.
Esfender Korkmaz bütün bunlari anlattiktan sonra isyan ediyor:
“Gecekonducularin, mafyanin ve sirketlerin isgal ettigi, ucuza kapattigi veya yok pahasina kiraladigi, kamuya ya da vakiflara ait gayrimenkuller, aslinda hepimizin malidir. Bu gayrimenkullerde 60 milyonun hakki vardir. Biz, oy verdigimiz insanlara ‘malimizi iyi koruyun, iyi idare edin, sahip olun’ diye oy verdik. Oy ugruna ‘Bu mallan peskes çek’ diye oy vermedik…”
Devlet mali kapanin elinde kaliyor
Esfender Korkmaz Isik Kansu’ya anla-tiyor: “Dünyada hiçbir ülkede devlet mali kapanin elinde kalmiyor. Dünyada hiçbir ülkede isgal edilen kamu arazilerine hükümetler tapu dagitmiyor.”
Politikacilarin, kamuya ait gayrimen-kullerin isgal edilmesine ya da gaspedil-mesine göz yumma hakki yoktur. Orman talanina kayitsiz kalinmasi da görev ihmalidir. Hele hele tapu dagitilmasi açikça suçtur. Medis’in “Orman alanlarini orman köylüsüne dagitiyorum” diye yasa çikarmasi da hakka ve adalete uygun degildir. Hatta bu yasa, gelecek kusaklar için bir çevre sorunu yaratmistir. Yani Meclis, bugün hos görünmek ugruna gelecek neslin hakkini gaspetmistir.”
Sanayi yatirimlarini, turizmi tesvik edelim… özellestirmeyi gerçeklestirelim. Fakat özellestirme adi altinda kamu varliklarini saga sola peskes çekmeye, turizm ve sanayi tesviki adi altinda en iyi arazileri yok pahasina saga sola dagitmaya kimin hakki var? Kimse kendi malini vermiyor. Dagitilan bizim malimiz. Kamunun mali. Halkin mali.
Bedavacilik Vergisi tek çare
“Bu vahsete son vermek için atilacak iki adim var: Birisi, siyasilerin çanak tuttugu bu yagmayi durdurmak… (Bunu yapamiyoruz.) ikincisi de, ister tapulu olsun, ister kaçak okun, simdiye kadar yagmalanmis kamu emlakindan ‘bedavacilik’ vergisi almak. Bu verginin orani kaçak kullanimlarda daha agir olmalidir. Ayrica, bu vergiyi belediyelerin almasi daha uygun olur. Ancak, belediyelerin yeniden organize edilmesi, yetki ve sorumluluklarinin belirlenmesi gerekir. Belediyeler, bu vergiyi yerel hizmetlere harcayacaktan için, neticede milletin yagma edilen mallan, hiç olmazsa hizmet seklinde tekrar halka dönmüs olacaktir.”
Ankara’da alti aydir TBMM koridorlarinda dolasmaktan canlan sikilan 550 milletvekilimize duyurulur… Iste ilginç bir konu… Kendi aranizda tartisiniz. Ya bu konuda bir hazirlik yapiniz… Ya da alternatif önerilerinizi gelistiriniz… Su memlekete bir hayriniz dokunsun.

 

Sende yorum yap