Alacağını çabuk al Borcunu geç öde!..

, , Sende yorum yap

Türkiye’de faaliyette bulunan uluslararasi bir ilaç firmasinin Fransiz yöneticisi yakiniyor: “Bu kadar yüksek enflasyonun oldugu ülkede, alacaklarini bir an önce tahsil edip, borçlarini mümkün oldugu kadar geç ödemek için ugrasiyorsun.”
Kimyasal üretim yapan bir Alman firmasinin istanbul’daki yöneticisi yakiniyor: “Enflasyonla yasamayi ögrendik. Sadece yatirim yaparken çok dikkatli olmamiz gerekiyor.”
Kablo üreten yabanci sermayeli bir firmanin Istanbul’da yasayan Hollandali yöneticisi anlatiyor: “Türkiye’nin bir sanayi ülkesi oldugu söyleniyor. Fakat, bence burasi bir ticaret ülkesi. Enflasyon bizim için bir sorun degil. Bütün is baglantilarimizi döviz üzerinden kuruyoruz. Burada bezdirici bir bürokrasi var. Bütün kararlar en yüksek merci tarafindan almiyor. Hele bir de hükümet degisirse… islerin yoluna girmesi zaman aliyor.”
Yabanci sermayeli 3.402 kurulus var
Türkiye’de 3.402 yabanci sermayeli kurulus faaliyette bulunuyor. Bunlarin içinde ufaklari var, uluslararasi dev büyüklükte olanlari var. Az yatirim yapani var. Çok yatirim yapani var. Türkiye’de yabanci yönetici bulunduranlari var. Türk yönetici kullananlari var.
Yabanci sermayeli kuruluslarin Türkiye’de yasayan yabanci yöneticilerinin Türkiye ile ilgili degerlendirmeleri önemlidir. Çünkü Türkiye’ye ilgi duyan baska yabanci firmalar önce bunlarla temas eder. Kendi firmalari Türkiye’deki yatirimlarini, islerini gelistirmek için bunlarin görüsüne deger verir.
Türkiye’deki yabanci sermayeli kuruluslarin yabanci yöneticilerinin bir özelligi de, “bizim disimizda”ki, bir “göz olarak”, bizi “baska ülkelerle” mukayese imkanlaridir.
Istanbul Sanayi Odasi’nin Gümrük Birligi Danisma Ofisi Koordinatörü Müjde Oktay, Türkiye’ye ögrenci degisim programi ile gelen yabanci ögrencilere bir is vermis. Bunlar 56 yabanci yönetici ile görüsmüs. Çogu kendi vatandastan olan yabanci sermayeli kurulus yöneticilerine, “Türkiye’de ekonomi nasil? Istanbul’da yasam nasil? Türkiye’nin gelecegi nasil?” seklinde sorular sormus.
Aydin Demirer’in yönetiminde yayinlanan Haftalik Aktüel Para Dergisi’nde Hayati Demirer bu arastirmanin ilginç bölümlerini özetlemis.
Ekonominin genel atmosferi fena degil
Petrol üreticisi Ingiliz firmasinin yabanci yöneticisi anlatiyor: “Genel olarak Türkiye hizla gelisen bir ülke. Fakat yasalar çok çabuk degisiyor. Hükümetin ekonomi üzerindeki baskisi çok fazla. Enflasyon hayati çok zorlastiriyor. Özellikle bütçe yaparken. Risk büyük… Fakat bu bazen heyecan verici olabiliyor dogrusu…”
Kara ulasimi ile ugrasan yabanci sermayeli bir kurulusun Isviçre’li yöneticisi anlatiyor: “Burada zenginler vergi vermiyor. Zengin zenginlesiyor. Fakir de fakirle-
siyor. Hükümet insanlarin yasam standartlarini yükseltmek için birseyler yapmali.”
Ilaç üreticisi bir firmanin Fransiz yöneticisi anlatiyor: “Türkiye gerçekten büyük bir pazar ve hizla büyüyor. Burada enflasyon baskisi altinda isleri yürütmeyi ögrendim. Fransa’da bunlari asla ögrenemezdim. Bir günde yüzde 20 devalüasyon olasiligi ile bütün kârinizi bir anda yitirebilirsiniz.”
Deniz tasimaciligi yapan yabanci bir firmanin ingiliz yöneticisi anlatiyor: “Basbakan degisiyor. Arkasindan bütün bakanliklar. Bakanliklarla iliskileri gelistirmek için bir sürü zaman harciyorsunuz. Aradan alti ay geçmeden bir de bakiyorsunuz. Hükümet gitmis. Tekrar bastan basliyorsunuz.”
Etrafta çok polis ve asker var
Fransiz yönetici anlatiyor: “Etrafta çok fazla polis ve asker var. Burasi temiz bir ülke degil. Çok fazla gürültü var. Kötü kalite kömür kullaniliyor. Türk insani sporu sevmiyor. Tenis ve golf için yeterince alan yok.”
Alman yönetici anlatiyor: “Türkiye’ye gelmek benim tercihim idi. istanbul bir harika. Trafik büyük bir sorun. Ama dünyanin bütün metropollerinde ayni sorun var.”
Hollandali yönetici anlatiyor: “Türkler isin teknik yaninda iyiler ama, pazarlamayi bilmiyorlar. Yöneticiler iyi ama isçilerin egitim seviyeleri çok düsük.”
Fransiz yönetici anlatiyor: “Türk isa-damlari herseyi kisa vadede görüyor. Gelecek hakkinda plan-program yapmak yerine “insallah” diyor. Takim ruhu yok. Bilgileri kendilerine sakliyor.”
Belçikali yönetici anlatiyor: “insanlar çok konusuyor. Toplantilar çok uzun sürüyor. Ailem hakkinda çok soru soruyorlar. Birine sir ver, sonra herkesten dinle.”
Böyle giderse Türkiye AB üyesi olur
Alman yönetici anlatiyor: “Türkiye’nin olaganüstü bir tarihi var. Bu son yüzyilda uyuyor gibi görünse de artik uyanmaya basladi. Böyle giderse AB üyesi bile olur.”
Japon yönetici anlatiyor: “Türkiye eger politik istikrar saglanirsa dünyanin ekonomik liderlerinden biri olabilir.”
Isviçreli yönetici anlatiyor: “Buraya isteyen herkes gelip istedigi her seyi yapabiliyor. Ülke için neyin iyi, neyin kötü olabileceginin hiç bir tarifi yapilmiyor. Hükümet bu konuya hiç önem vermiyor.”
Hollandali yönetici anlatiyor: “Türk ekonomisi inisli çikisli. Fakat çikis egilimi daha fazla.”
Fransiz yönetici anlatiyor: “Terör ekonomik gelismenin önünde önemli bir engel. Yabancilari korkutuyor. Türkiye’nin gelecegi pek kesin degil. Bir tarafta Bati tarzinda çalisan is dünyasi. Öte yanda elektrik ve suyu olmayan köyler. Dogu Akdeniz’de Türkiye’nin liderlik sansi var. Ama önce terör sorununu çözmesi gerek.”

 

Sende yorum yap