Acı reçete ve özelleştirme gene kaldı bir başka bahara!

, , Sende yorum yap

Dogu Anadolu yanarken, ekonomi konusunda radikal kararlar alinamaz… Aci reçete hazirlanamaz. Aci reçete uygulanamaz: Ö-zellestirme yapilamaz… Kendimizi kandirmayalim. Bunlari açik, a-çik bilelim… Hesaplarimizi ona göre yapalim… “…Vuslat gene kaldi bir baska bahara!..”
Simdi siz bir insan düsününüz… Evinde yangin çikmis… Yangin bacayi sarmis… O, herseyi unutacak, daha önce ben buzdolabini satip, onu paraya çevirecektim… Acaba sat-sam mi, satmasam mi? Çocuklar fazla para harciyor diye onlarin harçliklarini kisacaktim… Kissam mi, kismasam mi? Alt kattaki kiracilarin kirasini arttiracaktim… Acaba ne kadar artirsam? gibi seylere vakit ayirabilecek..: Ve de yangini unutup bu sorunlari çözebilecek…
Veya hem yangini söndürecek… Hem de bu sorunlari çözecek… Kiminle? Tek basina… Tek basina ve yalniz !..
Bugünkü sartlar karsisinda ekonomide esasm olan, hedef alinmasi gereken, mevcut çizginin altina düsmemektir… Ekonomiyi bugünkü seviyede sürdürebilmektir.
Bu yapilsin yeter… Çünkü bunu yapmak bile bir basandir…
Ülkeyi bu duruma Tansu Çiller getirmedi ama, Tansu Çiller durumun kötülesmesine yardimci oluyor…
Çünkü Tansu Çiller “tek basina”… “Tek basina” olmaktan pek hoslaniyor… Herseyi “tek basina” becerebilecegini saniyor…
Insan söylemeye utaniyor ama, “tek basina” bir sey olmaz… Çocuk yapmak için bile; iki kisiye ihtiyaç var… Biri erkek, biri disi olacak… Erkegin belli bir gücü olacak… Kadinin normal bir bünyesi olacak… Birbirleriyle uyusacaklar… Falan filan…
Fenerbahçe takiminin Galatasaray’a gol atabilmesi için 11 kisilik oyuncu kadrosu olacak… Oyuncularinin her biri belli bir beceriye, deneyime sahip olacak… Birbiriyle uyusacak. Düsününüz ki, Güven Sazak Ftenerbahçe kulübü baskanligina getirilir getirilmez “Tamam” diyor… “Bundan sonra hem Ftenerbahçe kulübünün baskaniyim a-ma, futbol takiminin da kaptaniyim.
Ben santrofor oynarim, tüm golleri ben atarim… Kaleciye lüzum yok… Ö-bür oyuncular, kim olsa olur… Tribünlerden istedigimi çagirir, istedigim yerde forma giydiririm… Onlar o forma giysin… O kadar… Ayaklari topa deg-mese de ne gam… Ben bu isi bilirim… Fener sampiyon!..”
Inanilmaz bir sey ama… Fenerbahçe kulübü için söz konusu olmayan bu i-
nanilmaz seyi “ülkede en tepe noktada izliyoruz… Hemi de dehsetle!..”
* * *
Sayin okuyucularim… Sözkonusu olan bir sirket, bir futbol kulübü olsa “bize neeeeeee?” diyebiliriz… Sözkonusu bu ülke… Bu ülke bizim ülkemiz… Bizim bir baska ülkemiz yok… Bu ülke elden giderse, göç edebilecegimiz baska bir ülke yok…
Onun için olan bitene “seyirci kalamayiz”…
Bazen süpheye düsüyorum..: Yöneticilerimiz bizimle “dalga mi geçiyor?” diye… Bizimle dalga geçilmiyor ise, bizi “hafife aldiklari” ortada…
* * *
Her yer toz duman… Koalisyon partilerinden, muhalefetteki partilerden ses yok… “Biz eski entelle-rin hepsi bir partiye baglanmis… Parti emir ve kumanda zinciri içinde sesleri çikmiyor: Tisssss… “TBMM çalismiyor… Hükümet derseniz… Fazla bir sey söylemeye gerek yok… Durum ortada… Dogu Anadolu’da yanginin büyümesi için atesin üzerine gaz döken bakan, basarisinin mükafati olarak “Ekonomiden Sorumlu Devlet Bakanligi” koltuguna oturtuluyor…
Ekonomiyi o kurtaraak!,. Aci reçeteyi hazirlayacak, uygulayacak, özellestirmeyi yapacak… Kimlerle? Ö bürokrasinin “vekil memurlar takimi” ile…
Tansu Çiller koskoca bürokrat kadrosu arasindan güvenebilecegi yirmi kisiyi “hala bulamadi..” En önemli sorumluluklar isi “vekaleten” sürdüren memurlarda… Bugün “asil” olsan da, bürokraside güvencen yok ama… “Vekil” olarak ne yapabilirsin ki?
Basbakanlik Müstesari vekil, Planlama Müstesari vekil, Hazine Müstesari vekil… Bunlar göze batan vekiller… Bunlarin arasinda yüzlerce ‘Vekil memurlar” ordusu var…
Sayin okuyucularim “Vuslat gene kaldi bir baska bahara…” derken görüyorsunuz ki, bir çok sebep var…

 

Sende yorum yap