25 milyon dolar yardım alan ülkede 63 milyon dolar nafaka bağlanıyor

, , Sende yorum yap

ABD geçen yil Türkiye’ye Ekonomik Destek Fonu’ndan (buna kisaca ESF diyorlar) 33.5 milyon dolar “yardim verdi”… Ordunun askeri egitim faaliyetlerinde kullanilmak için de l milyon dolar bagisladi… Iste geçen yil ABD’den gelen yardim bu…
Bir de Türkiye’nin Dis Askeri Satis Kredisi (buna da kisaca EMS diyorlar) olarak 320 milyon dolar kullanilmasina izin çikti… “Dis Askeri Satis Kredisi”, adi üzerinde yardim degil, hibe degil… Kredi… Faizi karsiligi kredi. Üstelik bu kredi kagitlari normal banka sistemlerinde ticari kagitlar gibi islem görüyor.
ABD yardimi “at ile deve degil”
Sayin okuyucularim, Dolar ile isi olmayan bu rakkamlarin büyüklügünü ölçemez. Size birkaç örnek vereyim… Hani ABD Kongresi’nde uzun müzakerelerden sonra ordumuza bir yil için egitim yardimi olarak verilmesi kararlastirilan l milyar liralik “yardim var ya…” Iste o yardim acep ne büyüklükte bir yardimdir ki? Bana anlatildigina göre istanbul’da bir büyük bankanin genel müdürüne geçen yil l milyon 400 bin ABD Dolari ödeme yapilmis. Öbür büyük bankanin genel müdürünün yillik geliri l milyon ABD Dolan imis. Demek ki ABD Kongresi’nin Türkiye’ye askeri egitim için yaptigi hibe bu rakamlar dolayinda…
Acaba ABD Kongresi’nin geçen yil lütfettigi “Ekonomik Yardim” ne ölçüde? Geçen yil kongreden çikan “bagis” 33.5 milyon ABD Dolari… Bu çikincaya kadar da Kongre’de edilmedik laf kalmadi… Tartisilmadik yanimiz kalmadi… Kürt sorunu, Ermeni soykirimi, Kibris isgali gibi konularda “icigimizi cicigimizi” çikarip, bu kadar yardimi lütfettiler. Acaba bu yardimin boyu ne idi, posu ne idi? Efendim, geçen hafta sonu Sariyer Adliyesi’nde Türk Hakimi bir Türk hanimefendiye bosanmasi karsiligi 63 milyar ABD Dolan nafaka ödenmesini uygun gördü…
Demek ki ABD Kongresi’nin sadaka dagitir gibi, nazlana nazlana geçen yil kosssskoca Türkiye Cumhuriyeti’ne verdigi dolarlarin iki katini bir Türk erkegi karisindan ayrilmak için ödeyebiliyor.
Bu kadar mi düstük?
Simdi, ABD Kongresi 1997 Bütçesi’ni tartisiyor. 1997 Bütçesi’nden kimlere ne yardim yapilacagina karar yeriyor. Yönetim Türkiye’ye 1997 Bütçe-si’nden 60 milyon dolar (hanimin alacagi nafakadan az) bir ekonomik yadim verilmesini istemisti. Bu kisila kisila 25 milyon dolara indirilmisti. Hafta sonu Kongre üyeleri, “Türkler, atalarinin
yaptigi söylenen isler için Ermeniler’den özür dilesin, sadakayi sonra veririz” diye karar çikardilar. Hemi de 154’e karsi 268 oy ile… Kendi ülkelerinden alacagimiz silahlar için faiz karsiligi verilecek krediyi de 175 milyon dolardan 148 milyon dolara indirip, “sarta bagladilar…” “Türkiye’nin itibari, Türkiye’nin itibari” diye bizler sadece “Kredi No-tu’na bakar” hale geldik… Esas kredi notu, ABD gibi büyük devletlerin kongrelerinin bize bakis açisidir. Bize verdigi degerdir. Iste degerin ölçüsü…
Papaza kizip oruç bozulmaz
N’aparsiniz ki papaza kizip oruç bozacak halimiz yok… Herkes bize düsman… Tek dost bildigimiz ABD’de bir düsman ise O’nu bosayalim diyemeyiz. (Bosanmak için gerekli nafakayi ödeyemeyiz. Faturasi büyük!)
Sorunun tek nedeni var: Gözü kör olasi “fakirlik”… Bizim alim gücümüz olsa, Türkiye Bati’nin ve ABD’nin iyi bir müsterisi olsa akillarina ne Kürt sorunu gelir, ne yillar gerisinde kalmis Ermeni katliami ve ne de Kibris… Bakiniz eski sosyalist ülkeler iyi birer pazar haline geldiginden onlarin pesinden nasil da kosuyorlar… Çin, Rusya Cumhuriyeti, Kore, Malezya, Endonezya’da demokrasi Türkiye’den ileri mi? Ortadogu’da Suudi Arabistan, Kuveyt, Umman gibi ülkelere neden silah satiliyor? Buralarda insan haklarina riayet mi ediliyor?
Ne yaparsiniz ki “ya bu deveyi güdeceksiniz, ya bu diyardan gideceksiniz…” Türkiye’nin basi içeride belada, disarida belada… Silaha, cephaneye ihtiyaci var.
Ekonomisi rezil durumda oldugu için pesin para silah alma imkanlari kisitli… Daha önce aldigi silahlarla göbegi belli firmalara baglanmis.
Madem ki onlar vermiyor, biz de “Kendin pisir kendin ye…”, “Kendi silahimizi, kendimiz yapariz” diyemeyiz. Çünkü bu o kadar kolay degil… Günümüzde silah teknolojisi çok hizli gelisiyor. Büyük yatirim gerektiriyor. Büyük ve devamli arastirma harcamasi gerektiriyor. Karsinizdaki en ileri silahi kullanirken, siz “Benim Kirikkale fabrikamda bu top bu tüfek yapiliyor. Ben bununla savasinim” diyemezsiniz. Sirtimizda bir uçak montaj tesisinin yükü var. Uçak fabrikasi kuruyoruz diye, bir tip uçaga baglandik. Yillardir uçus sistemlerini ve savas donanimlarini vermeden para ödetiyorlar. Ahhhh… Ekonomimiz düzgün, paramiz bol olsa idi, böyle mi olurduk?… Alirdik ihtiyacimiz olan en modern silahi en ucuz fiyata… Ona buna yüz egmekten de kurtulurduk… Unutmayiniz, her ülkenin ekonomisinin gücü kadar itibari vardir. Ordu gücü ekonominin gücünün üzerine çikamaz.

 

Sende yorum yap