1999 için “kara tablo”

, , Sende yorum yap

Hükümet, simdiden 1999 yilinin kaderini belirledi. 1999 yili bu yildan daha kötü olacak. Tabii ki Türkiye’nin disinda olusan sartlar 1999 yilinin kaderini belirleyecek ama, onlarin ötesinde bugünkü hükümet 1999 yili için çok dar bir elbise biçmis ve de dikmis durumda. Bu elbiseyi bundan sonra bollandirmanin imkâni yok. Çünkü “dikis payi” birakilmamis.
Ben uydurmuyorum. Ben fal bakmiyorum, felaket tellalligi yapmiyorum. Hükümetin 1999 yili için biçip diktigi dar giysiyi size anlatiyorum:
Bütçe gene açik verecek
1- 1999 yilinda devletin gene parasi olmayacak. Bütçe gene açik verecek. Hazine gene iç borçlanmaya gidecek. Devletin finansman açigi bu yilkinden az olmayacak. Çok olabilecek.
2- Bütçenin büyük açigi nedeniyle 1999 yilinda devlet gene yatirim yapamayacak. Gene saglik, egitim, yol yapimi gibi hizmetlere para bulamayacak.
3- Bütçe açigi ve kamu finansman açigi nedeniyle Hazine iç borçlanmayi sürdürmeye mecbur kalacagindan faizleri gene yukariya tirmandiracak. Yüksek faiz enflasyonun düsmesini önleyecek.
4- Ekonomideki paralari iç borçlanma yoluyla ve yüksek faiz ile Hazine toplayinca, üretime, yatirima para kalmayacak. Ekonomi gelisemeyecek. Kalkinma duracak.
5- Yüksek faiz, ekonomide durgunluk yaratacak. Durgunluk issizlik demektir. Is arayanin is bulamamasi, isi olanin isini kaybetmesi demektir.
Bu tablo hosunuza gitti mi? Benim de gitmedi ama ne yapalim ki, koskoca hükümet, Hazine ve Devlet Planlama Teskilati yetkilileri biraraya gelip 1999 yilinin temel hedefleri, 1999 bütçe dengelerini böyle belirledi. Böyle açikladi.
Geçen hafta açiklanan hedefler ve dengeler bundan sonra zor degisir. 1999 yili bütçesi buna göre hazirlanacak. 1999 yili ekonomik programi buna göre baglanacak. Bundan sonra hangi hükümet is basina ge-
lirse gelsin bu hedeflere ve dengelere bagli kalacak. Uymak zorunda olacak. Dengeler ve hedefler ile ilgili birkaç çarpici rakam vereyim:
Bu millete yazik oluyor
1- 1999 yilinda gelismede frene basiliyor. Milli Gelir yüzde 3 oraninda artacak. Yüzde 1.5 nüfus artisini düsününüz. Bu, Türkiye’de yasayanlarin refah seviyesinde yüzde 1.5 iyilestirme demektir. Bunun anlami, kisi basi 49 dolarlik refah artisi demektir. 1998 yilinda 3.224 dolar olan kisi basina gelirin (Kibris Rum kesiminde 15 bin dolardir. Unutmayiniz.) 3.273 dolara çikmasi demektir. Bu hükümetin zenginligi degil, fakirligi hedef almasi demektir. Bu millete yazik oluyor demektir.
2- Bir ülkede bütçe büyüklükleri Milli Gelir içindeki paylarina bakilarak yorumlanir. Örnegin bütçe açiginin Milli Gelir içindeki payinin büyüklügüne bakilarak tehlikeli olup olmadigi anlasilir. Esas olan bütçenin denkligidir. Ama bizde hükümet hiçbir is yapmadigi, bütçedeki paralari sadece personel maasi ile faize harcadigi halde bütçe açik vermektedir. 1998 yili bütçe açiginin Milli Gelir’in yüzde, 7.1’i dolayinda. olacagi tahmin edilmektedir. Hükümet vergi reformu ile saglanan ek gelire ragmen 1999 yili bütçesinin Milli Gelir’in yüzde 7.0’i büyüklügünde, açik anlatimiyla 1998 yilindaki gibi açik verecegini simdiden kabul etmektedir. Bunun anlami 1999 yilinin bu yildan iyi olamayacagi, daha da kötü geçecegidir. Bunun anlami Hazine’nin 1999 yilinda da bono satma telasinin sürecegidir. Bunun anlami 1999 yilinda faizlerin daha da yükselecegidir.
3- Yüksek faiz enflasyon demektir. Yüksek faiz borsada çöküntü demektir. Piyasada daralma, issizlik, üretimde düsme, yatirimda duraklama demektir.
Ekonomi politikalarinin hedefi halkin mutlulugunu artirmaktir. Ekonomi politikalarinin basarisi halkin refah artisi ile ölçülür. Milli Gelir’in artisi, hizla kalkinma, refah artisina imkân verir. Hükümetlerin görevi fakirligi planlamak degil, zenginligi hedef almaktir.
Zenginligi hedef alamayan, ekonomik gelismesini saglayamayan bir Türkiye’nin çagdas bati medeniyetinden her gün biraz daha kopmasindan, geriye gitmesinden, karanliga gömülmesinden tabii bir sey olamaz.
Hosgeldin 1999…
Hosgeldin hüzün!

 

Sende yorum yap