KAHVELER VE ORKESTRALARI

, , Sende yorum yap

Venedik’te, San Marco Meydani’nda üç ünlü kahve var. Önlerinde kurulan sahnelerde ise küçük orkestralar müzik yapiyor, insanlar ayakta, bir o kahvenin bir öbür kahvenin yaninda dikilip müzik dinliyor
San Marco Meydani, Venedik sehrinde üç yani ayni görünüme sahip binalarla çevrili kocaman bir meydan. Meydani çeviren binalarin altinda üç ünlü kahve var: Florian, Quadri ve Lavcna kahveleri. Bunlarin en eskisi 1720 yilindan bu yana hizmet veren Florian kahvesi. Byron, Dickens, Proust gibi ünlü edebiyatçilarin ugrak yeri olmus. Lavena ise 17’nci yüzyildan kalma bir kahve.Richard Wagner, Franz Liszt gibi müzisyenlerin kahvesi.Bu üç kahvenin, meydani çevreleyen binalann alt katlarinda kapali bölümleri var. Ama güzel havalarda binanin önüne, meydana sira sira iskemleler, masalar diziliyor. Her üç kahvenin önündeki sütunlar arasina üzeri tenteli, birbirine benzeyen küçük sahneler kurulmus. Bu sahnelerde sanatçilar saat 12.00’den 24.00e kadar müzik yapiyor. Orkestralarda iki keman, bir piyano, bir viyolonsel ve bir akordeon var. Zaman zaman klasik, zaman zaman da popüler melodiler seslendiriyor.
Ama bizim ders alacagimiz çok sey var.(1)Hiçbiri mikrofon (ses yükseltici alet) kullanmiyor.(2)Hiçbiri öbürünün sesini bastirmaya çalismiyor.(3)Hepsinde müzik saat 24.00’te sona eriyor.
En ilginç birbirine yakin iki kahvenin (Quadri ile Lavena’nin) orkestralarinin müzigin birbirine karismamasi için sira ile sahne almalari. Birbirinin müzigi sona erince digeri basliyor. San Marco Meydani günün erken saatlerinden 24.00’e kadar yasiyor. 24.00’te hayat uykuya yatiyor.
Venedik sehrine gelen turist sayisi Türkiye’nin bütününe gelen turist sayisina yakin. Her yastan ve gelir grubundan turist geliyor. Gelenler sehirdeki otellerde kaliyor, lokantalarda yemek yiyor, kahvelerde oturuyor alisveris yapiyor. Gündüz ve gece sehirde yasiyor. Ama Venedik sehrinde bizdeki gibi gece yarisi hoparlörünü sonuna kadar açarak sabaha kadar “turist eglendiriyoruz” masali ile insanlan uyutmayan eglence yerleri yok.Dönelim San Marco Meydani’na… Meydan güvercin dolu. Güvercinler meydanin sembolü ama “tüy” sorunu “rezalet”. Çok sayida güvercinin dökülen tüylerini çöpçüler ne kadar toplamaya çalisirsa çalissin tüyler toplanamiyor. Hafif de esmis olsa rüzgar ile meydanda bir oraya bir buraya dans ediyor. Bu nedenle San Marco Meydani’nin o “ünlü” kahvelerinde oturarak Italyan kahvesi veya “Kapuçino” denilen sütlü kahve içmek “bir eziyet”! Çünkü fincanin içine her an tüy girebiliyor. Meydandaki bu kahvelerde oturarak etrafa bakinmanin, müzik dinlemenin bedeli yaklasik 20 milyon Türk lirasi karsiligi euro. Bu yüksek fiya nedeniyle sandalyelerin çogu bos…Insanlar ayakta bir o kahvenin önünde dikilerek müzik dinliyor orkestralar da bir ölçüde kahve müsterileri yerine, ayakta dinleyenlere müzik yapiyor.Onlarin alkisini toplamaya çalisiyor.
Üç kahvenin üç orkestrasinin müzigi ayakta ve bedavadan dinleyenlerinin’ sayisi orkestranin basarisinin göstergesi haline geldigi için orkestralar arasi rekabet ‘bedavaci kalabaligi’ müzik yaptiklari kahvenin önüne çekmek sekline dönüsmüs.

 

Sende yorum yap