BODRUM’DA MEVSİM SONU

, , Sende yorum yap

Birbiri ardina açilan “Plaj Turko”,Meyhane Turko” ve “Lokanta Turko”lar yüzünden havasi bozulan Bodrum’da yaz sona ermek üzere
Sosyete plajlari ve sosyete lokantalari bu yil “hem Bodrum’u rezil etti hem kendileri rezil oldu.” “Sosyete” ne demek? “Sosyete lokantasi” ne demek ve “sosyete plaji” ne demek? Sirasiyla anlatayim…”Sosyete”, Bati ülkelerinde “seçkinler topluluguna” verilen isimdir. Sosyetede paranin ötesinde, köklü bir aile yapisi, gelenek-görenek, kültür, sayginlik vardir. Sosyete davranisi ile, yasami ile halka örnek olur. Sosyete genelde kendi içine kapali yasar. Disari çiktiginda belli çizginin üzerindeki yerlere gider. Her gün sokakta dolanmaz.Bizde ise “sosyete”, “gecelik ama seviyeli beraberlikleriyle ün salan” mankenler, onlara parayedirenler, nereden para buldugu belli olmayanlardir. Geceleri “eller havada” göbek atip gündüzleri “uyuyanlar”dir. Tabii ki, bu ülkede böyle insanlar da olacak… Tabii ki, onlar da istedikleri gibi yasayacak… Ama onlar bu ülkenin “sosyetesi” degil, “Görmek ve görünmek için yasayan, görmek ve görünmek için para harcayan, tek deger yargilari medyada daha çok yer almak olan, daha çok ‘seviyeli birliktelik’ten hoslanan ve sayilari on bini geçmeyen hanimlar ve beyler.”
Bizim bu “Sosyete Turko” kadromuz için açilan eglence yerlerine “sosyete lokantasi”,”sosyete meyhanesi” ve de “sosyete plaji” deniliyor. Bu tür “Meyhane Turko”, “Lokanta Turko” ve “Plaj Turko”lar maalesef sadece bir yil yasayabiliyor… Bunlar bir yerde batiyor. Bir baska yerde çikiyor…Bu yil Bodrum’da çok sayida “Plaj Turko”, “Meyhane Turko” ve “Lokanta Turko” açildi… Bunlann tamami da batti… (Biri batmadi diyorlar ise de inanmayiniz!)
Bunlar rezil oldu ama Bodrum’u da rezil etti… Bodrum’un havasi bozuldu… Insanlar Bodrum’u sadece bu”PlajTurko”larin,”Lokanta Turko”larin ve “Meyhane Turko”lann bulundugu bir eglence sehri gibi görmeye basladi. Bütün bunlarin üzerine bir de ekonomideki çöküntüye bagli olarak orta gelir grubunun harcamalarini kismasini ekleyin, Bodrum’u Bodrum yapan eski mekanlarin ne duruma düstügünü anlarsiniz.
Geçen hafta sonu Türkbükü Koyu’nda “Beriki Türkiye” halkinin yasadigi bölgeden “Öteki Türkiye” halkinin yasadigi bölgeye dogru kiyi kiyi yürüdük. Orta gelir grubundaki Bodrum sevenlerin her zaman doldurdugu ve de mevsiminde yer bulunamayan Alarga, Mey, Giritli lokantalari bos idi. Sadece iki milyon liraya karin doyurulan manticinin önündeki masalar dolmustu. Konustugum isletme sahipleri ve servis sorumlulari, bu yil is yapamamalarindan yakindi.
Dereyi geçtik. “Öteki Türkiye” halkinin (üst gelir grubu turistlerin) yasadigi bölgeye girdik. Divan Palmira Oteli’nin kiyisinda çok az masada insan vardi. Otelin o güzel bari bombostu. Sadece ünlü bir gazeteci-yazar agabeyimize rastladik… Bir kadeh raki ve leblebi ile keyif yapiyordu.Her zaman yer bulunmayan Ship a Hoy’un iskelesindeki yemek masalari bostu. Kiyinin en sonuna kadar yürüdük. O anli sanli lokantalar masalarini dolduramamisti.
Isletme sahipleri sahilin bu yaninin müsterisi olan “öteki Türkiye” halkinin (üst gelir grubu turistlerin) bir bölümünün bu yil daha az para harcadigini, bir bölümünün de yeni açilan yerlere gittigini söyledi. Bir servis sorumlusu da “Hocam insanlar faiz geliri harciyordu. Faiz geliri azaldi, müsteri azaldi” dedi.Bir yerde yemek yiyecektik. Ship a Hoy’un yöneticisi Cemal Yarar, “Buyurun, size taze balik yedirelim” dedi… Ship a Hoy yaz-kis açik kalan, Türkbükü’nün en eski müessesesidir. Zafer Tarlan ciddi bir isletmeci olarak çizgisini bozmadi. Çizgisini devamli olarak yukariya çikardi. Iyi servis elemanlariyla çalismasinin da bu bunda payi var. Cemal Yarar’in yardimcilari Cemil Köm, Ecevit Yilan, Ali Özkan, bar sefi Mehmet Acar, mutfak sefi Kadri Kanat Ship a Hoy’un ana kadrosu.Denizin üzerindeki iskeleye dizilmis masalardan birine oturduk… Bir süre sonramasalarin tamami degilse bile yanya yakini doldu. Bizim masamiz ile Polat Süzgün ilgileniyordu. Dogru dürüst bir servis ile lezzetli bir yemek yedik. Favalari, yogurtlu kizartmalari kalamarlari ve baliklari pek güzeldi.Bu yil Türkbükü Koyu’nda en çok müsteri agirlayan kurulus Ship a Hoy olmus. Burasi gün boyu plaj, aksamin erken saatlerinde lokanta olarak hizmet veriyor. Gecenin ilerleyen saatlerinde önündeki kumsali insilar dolduruyor, insanlar DJ Metin Cansaray’in müzigi ile sallanip duruyor…Servis elemanlari, “Bu yil bazi geceler bini asan müsteriye hizmet verdik. Ama bu kalabalik bir buçuk ay sürüyor” dedi. Bin müsteriye hizmet vermek için mevsimlik olarak elliye yakin garson Bodrum’a gelmis. Simdi mevsim sonu. Bu elli garson baska sehirlerde is arayacak veya gelecek mevsimi bekleyecek.Türkbükü’nden sehre dönüste, gecenin geç saatlerinde Halikarnas Disko’ya dogru kiyi seridinde yürüdük. Kiyi seridi Ingiliz agirlikli yabanci turistlerle dolu idi. Yabancilar için açilmis diskolardan bangir bangir müzik yükseliyordu.Halikarnas’in kapisinin dibindeki”Mavi” Bodrum’ un en eski ve klasiklesen müessesesidir, isterseniz kahve, çay; isterseniz alkollü içki içebilirsiniz. Yaz-kis, gecenin ilerleyen saatinde mutlaka canli caz veya pop müzigi vardir. Geçen hafta sonu Kangroove grubu caz yapiyordu. Bora Üzer, Can Çankaya, Alp Ersönmez, Mert Önal sahneye çikmisti. Bora Üzer hem gitar çaliyor hem söylüyordu.New York’ta yasayan Atlantic Records’un kurucusu müzik otoritesi Ahmet Ertegün ve arkadaslan da Mavi’ye geldi. Ahmet Ertegün, Bora Uzer’i pek begendi…Bodrum’da bu mevsim de sona ermek üzere… Yazlik lokantalar, meyhaneler kapanacak… Ama yilbasina kadar Bodrum’un sonbahar keyfi var… Bodrum’u Bodrum olarak sevenlerin en begendigi mevsim basliyor.

 

Sende yorum yap