Zekat

, , Sende yorum yap

ZEKAT, Müslümanlik inanisina göre, herkesin sahip
oldugu mal ve paradan, her yil yoksullara dagitmakla görevli
oldugu “kirkta bir hisse”dir.
Zekat, Kur’an – i Kerim’de çok sayida surede namaz ile
birlikte zikredilmistir. Bu durum, namaz ile zekat arasinda
siki bir iliskinin delili olarak kabul edilmektedir.
Bakara suresinde bes defa, “Namazi dosdogru kiliniz,
zekati veriniz” buyurulmustur.
Tevbe suresinde dört ayri ayette “tevbe eder, namaz
kilar ve zekat verirlerse, artik onlar dinde kardesimizdir”
buyurulmaktadir.
Nur suresinin 56. ayeti bu konuda Allah’in müjdesini,
müminlere iletmektedir: “Namazi dosdogru kilin, zekati verin,
o Resul’e itaat edin. Ta ki ilahi rahmete kavusturulasiniz.”
Mali bir ibadet olan zekat, yilda bir defa, Müslümanin
malindan Allah’in tayin ettigi bir miktarin verilmesiyle
yerine getirilir. Islam inancina göre zekat, malda hem bereket
ve artmaya yol açar, hem de pakliga, temizlige, helallige
sebep olur.
Görünürde servetlere, yani gelirlere ve sermayeye
bindirilmis yüzdesi belli bir vergi olan zekat, gerçekte,
toplumun imkanlari ölçüsünde ferdin insanligini korumaya
yönelen, gelismis ileri ücret ve geçim yollarini
genellestirmeyi amaç edinen iktisadi bir düzen kurmak amacini
tasir.
Zekat, gelirin degil, varligin vergisidir. (Gerçekte
zekat, “vergi”nin tam karsiti degildir. Çünkü “vergi”nin
salinisi, alinisi ve kullanimi zekattan farklidir. Zekat,
sadece varligi olanlardan yoksullara dogrudan kaynak
transferini öngören bir yardim sistemidir. Fakat bilmeyenlere
bu anlatim kolaylik saglar).
Hadisler arasinda “zekat” ile ilgili olanlar pek
çoktur. Islam düsüncesinin dayandigi sartlari açikladigi
belirtilen ve en sahih hadis kitaplari basinda gelen Buhari
ile Müslim’in birlikte rivayet ettikleri hadiste sunlar
buyurulmustur. Islam bes sey üzerine kurulmustur. “Allah’tan
baska hiçbir ilah olmadigina ve Muhammed’in O’nun kulu ve
Resulü oldugunu sahadet, namazi kilmak, zekati vermek,
Beytullah’i hac ve Ramazan orucu.
Zekatin iki ana amaci oldugu belirtilmistir, “ferdi” ve
“genel” amaç. Ilkinden beklenen, insanin nefsini tezkiye
ederek (aritarak) mala karsi duydugu egilimi yenmesi, fertler
arasinda sosyal baglari pekistirmeye çalismasi, yaratan ve
veren Tanri’ya yaklasma yolunda ilerlemesidir, denebilir.
Ikinci amaç istihsal (üretim), tedavül (sürüm) ve servetin
(zenginlik, varlik) dagilimi ile ilgili ilke ve sistemleri,
saglam temeller üzerine yerlestiren bir iktisadi düzen
kurabilmektir.
Hz. Muhammed’den sonra bazi Arap kabileleri, namaz
kilip zekat vermekten kaçindi. Fakat Ebubekir zekat vermemekte
direnenlere karsi, hiçbir müsamaha göstermedi.
Halife Osman’a kadar hemen “her çesit servetten”
toplanan zekat, bu dönemde tarim ürünleri, meyveler, koyun,
deve, sigir gibi zahiri (gözle görünen) mallarin zekatlarinin
toplanmasi ve diger gizli mallar için (para ve ticaret mallari
ve benzerleri için) mal sahiplerine yetki taninmasi, onlarin
vicdanlari ve inançlariyla basbasa birakilmasi seklinde, az
çok yön degistirdi.
Zekata tabi olan malin (nami) büyüyen bir mal olmasi
sarttir. Çünkü zekatin, manasi, “nema” olup, “ancak büyüyen
maldan” elde edilir.
Zekat verecek kimsenin kul borcundan fazla paraya sahip
olmasi da gerekir. Ev, dükkan, magaza gibi yasamak ve isi
görmek için gerekli olan nafakalarini saglamakla görevli
oldugu insanlarin bir yillik masraflari, ev esyasi, giyecekler
(yazlik ve kislik olarak), binek hayvanlari, bir sanat veya
zanaatin uygulanmasi için gerekli malzeme, alet, ticaret amaci
olmayan kitaplar, gerekli silahlar, zekata baglanmamistir.
Müftülügün verdigi bilgiye göre zekat hesabinda bir
yildan fazla bir varliga sahip olma esasi söz konusudur.
Zekat, her önüne gelene verilmez. Yoksullara, nisap
miktari mali bulunmayanlara, (nisap miktari 1999 Ramazan
ayinda 240 milyon Türk Lirasi olarak belirlenmistir)
çaresizlere, borçlulara, kölelikten kurtulacaklara,
parasizliktan dolayi yolda kalmis olanlara, hali vakti yerinde
olmayan ögrencilere, kardes, amca, dayi, teyze, hala ve
benzerleri akrabaya zekat verilir.
Burada dikkat edilecek nokta, zekat verilecek
Müslüman’in durumudur. Akrabadan baslayip konu komsuya, meslek
arkadaslarina, daha sonra da hemserilere ve baska zekat almaya
durumlari elverisli kimselere zekat vermek daha hayirli
sayilir.
Müftülüge sordum… Bana verilen bilgiye göre, fitre ve
zekatta nihai hedef, yoksulun sevindirilmesidir. Bu dogrudan
olabilecegi gibi bir vasita ile de olabilir.
Açik anlatimiyla eger siz bir kisiye, bir dernege,
kurulusa, fitre ve zekatinizi veriyor iseniz, o araci sizden
aldigini telef etmeden, yitirmeden ihtiyaç sahibine
ulastiriyor ise, vazife yerine getirilmis demektir.
Istanbul Müftülügü’nün verdigi bilgiye göre, zekat yil
içinde istenilen zamanda verilebilir.
Fakat genelde fitre ile birlikte verilmesi usulden
olmustur.
Zekat vermek için de “niyet etmek” gerekir. Fakat
verilen kimseye bunun “zekat oldugunu söyleme mecburiyeti
yoktur.”
Zekata tabii, nami (büyüyen) 240 milyon Türk
Lirasi’ndan fazla varligi olan her Müslüman’in zekat
mükellefiyetini hatirlatirim. Zekatlarinizi unutmayiniz aziz
Müslümanlar.

Güngör URAS^
p>

 

Sende yorum yap