‘YILIN EN BAŞARILI İŞADAMLARI’ ‘YILIN EN BAŞARILI BANKACILARI’

, , Sende yorum yap

1985 -1995 ARASI, ‘EL KESESINDEN HOVARDALIK DÖNEMIYDI. SANAL BASARILARLA KAMUOYU UYUTULDU. HERGÜN YILIN EN BASARILI ISADAMI, BANKACISI SEÇILIR OLDU. O GÜZEL VE TATLI GÜNLER GEÇINCE FES DÜSTÜ, KELIN PERÇEMI GÖRÜNDÜ. SIMDI O EN BASARLI IS ADAMLARI ORTALIKTA GÖRÜNMÜYOR.
Ekonominin parlak döneminde yerli ve yabanci medya ve kuruluslar “Allah’in günü” yilin en basarili isadamlanm ve yilin en basarili ban- kacilarini seçiyordu. Bunlarin çogunun bankasi ve isi batti. Yilin isadamlari ve bankacilari ortalikta yok.
1985 -1995 döneminde Türkiye’de “el kesesinden hovardalik dönemi” yasandi.
Bu dönemde “sanal” basanlar ile kamuoyu uyutuldu… Bu dönemde sirketler patladi.. Bankalar patladi.. Söhretler patladi…
Bu dönemde Türk kamuoyu “çok çok parlak genç yöneticiler” ile, “çok çok parlak genç bankacilar” ile ve “çok çok parlak isadamlari” ile tanisti.
Bu “hovardalik döneminde”, kimse hesap kitap yapmadigi için, sirketler ve Özellikle bankalar halk ile iliskiler ve reklam firmalarina bolca para akitiyordu. Bu harcamalar sirketlerden çok yöneticilerin ve isadamlarinin tanitimi için yapiliyordu.
Isin ilginç yani, harcamayi yapanlar bir süre sonra “kendilerini tutamadi”. Halk ile iliskiler ve reklam harcamalarini yurtdisinda da yapmaya basladi. Yabanci medya kurulus lari dis pazarlarda is iliskisi olmayan sirketler ile ilgili reklamlar yayimlamaya basladi.
Övme yarisi baslamisti
Hatirlayiniz… CNN’de bile Türk sirketlerinin ve bankalannm, (hatta kamu bankalarinin) reklamlari yayimlandi.
Bankalarin ve sirketlerin bu reklam harcamalari medya kuruluslarinin “istahimi kabartti”. Medya kuruluslari daha fazla reklam alma bekleyisinde reklam veren sirketleri, bankalari, bunlarin yöneticilerini, bankacilari ve
sirket sahiplerini “övme ve yüceltme yarisina girdi”.
Gelismeler o kadarla kalmadi. Türkiye’deki meslek kuruluslari “yilin en basarili yöneticisi, bankacisi, isadami” olarak bu “parlatilan” isimlere plaket vermeye basladi. Derken efendim, yurtdisindan da benzer haberler gelir oldu. Londra’da, New York’ta bankacilara, yöneticilere, isadamlarina “Dünyanin en basarili bankacisi, en basarili yöneticisi ve isadami” olarak ödüller verildi.
Bütün bunlar olurken sirketlerin yöneticileri ve sahipleri sadece “ünlenmiyor, ayni zamanda unlaniyordu”. Açik anlatimiyla, sadece isim yapmiyor, bolca da para yapiyordu.
Tatli günler geçti . Yilin yöneticisinin, yilin bankacisinin, yilin isadaminin “milyon dolarlar ile ölçülen” gelirlere sahip olmasi normal görülmeye basladi… Bunlarin gelirleri ABD’de yilda milyar dolar geliri olan Ford, IBM gibi kuruluslarinin baskanlarinin geliriyle mukayese edilmeye, isadamlarinin geliri ise, Fortune dergisinin dünyanin en zengin isadamlari siralamasinda açiklanan rakamlarla
degerlendirilmeye baslandi.
Derken efendim o “güzel ve tatli günler” geçti. “Fes düstü. Kelin perçemi görüldü”. Neyin ite oldugu ortaya çikti.
Yilin bankacilari mi bankalari patir patir batti.
Yilin isadamlarinin, yilin yöneticilerinin sirketleri sapir sapir döküldü.
Gelisen ve degisen sartlarda bankalar batti, sirketler silindi ama, yilin bankacilari, isadamlari ve yöneticileri sadece “ünlerinden oldu…” ..-“Un’lari azalmadi…” Eski “ün’lerini” kaybettiler ama ortalikta gene de “saygin(!)” bir sekilde dolaniyorlar. Çünkü bu ülkede paraya saygi gösterilir… Onlarin da “paralari” var…
Bir zamanlarin “yilin bankacilari”, baslarinda bulunduklari bankalari batirdiktan sonra baska bankalarda veya kendi bankalarinda “ünlerini devam ettirmek sansim yakaladilar”… Kimse onlarin, ün yakalarken batirdiklari bankalari hatirlamiyor… Çünkü onlar günümüzde de “yilin
bankacisi”(!)~-
Ben genç gazeteci arkadaslarima ikide bir rica ederim.-. “Ne olur, 1985 – 1995 dönemindeki arsivi tarayiniz… O yillarda yilin bankacisi,
yöneticisî ve isadami seçilen isimlerin ve unlarin bankalari ile sirketlerinin listesini yapiniz… Sonra bu kisilerin, bu bankalarin, bu sirketle rin bugünkü durumunu sorgulayiniz…” derim.
Bugüne kadar ricami kabul eden olmadi… Belki onlar da hakli… Acaba böyle bir liste çikarsalar hangi medya kurulusu bunu yayimlar?.
Bu ülkede suçlu ancak güçsüz ise, suçlu ceza görmüs ve perisan olmus ise ondan söz edilebilir. Ama suçlu güçlü ise ve hele hele parasi var ise, onun isrni bile anilamaz. Tam aksine, suçu yok sayilir. Parasi ölçüsünde “itiibar” görür…
Olan biten görülemedi mi?
Diyelim ki “kamuoyu” duyarsiz, halk cahil… iyi de acaba bankacilik camiasi, is âlemi bu gelismeleri is ahlâki/etik bakimindan nasil degerlendiriyor?
Acaba is âlemi ve bankacilik camiasi olan biteni göremiyor mu? Kimlerin hangi bankalari ve hangi sirketleri batirdigini, bankalarin ve sirketlerin batmasina ve yillardir hiçbir is yapmamalarina ragmen nasil bir harcama düzeni içinde olduklarini göremiyor mu?
Bankalari ve siketleri batirmalarina rag men bazi bankacilar, bazi yöneticiler, bazi isa damlari zenginlesmis Ise, varliklari “harca harca bitmiyor” Ölçüsünde ise, bu paralar on larin batirdiklari bankalardan ve sirketlerden aldiklari paralar degildir. Batan bankalar ve sirketler için halkin ödedigi paralardir. Onlar halkin paralarini halkin gözünün içine baka baka harcamayi sürdürmektedir. Yasasin yilin bankacilari, yilin isadamlari ve yilin yöneticileri…

 

Sende yorum yap