Yapay gündemciler değişimi önlemeyi başarıyor

, , Sende yorum yap

Cumhuriyet’in 76’nci yilini kutluyoruz. Mustafa Kemal’in,
Türkiye Cumhuriyeti için belirledigi “çagdas yasam çizgisi”ne bir türlü
ulasamadik. Çizginin çok altindayiz ve de kim oldugunu bilemedigimiz,
“iç ve dis düsmanlar” ile bogusup duruyoruz. Karsimiza kimin çikardigi
bilinmeyen belki de kendi kendimize yarattigimiz bu “iç ve dis
düsmanlar” ile bogusmaktan yoruluyoruz. Zamanimiz kalmiyor. Baska is
yapamiyoruz.
Gündemimizi bu iç ve dis düsmanlar belirliyor. Biz onlarin
belirledigi gündemin pesinden kosuyoruz. Insanlarimizi onlar öldürüyor.
Müesseselerimizi onlar yikiyor. Bizi birbirimize onlar düsürüyor.
Öldürülmesi “etkili güçleri” üzecek kisileri onlar belirliyor.
Öldürüyor. Etkili güçlerin sevdigi, saygi duydugu degerli kisilerin
“faili meçhul cinayetleri” degisik amaçlarla kullaniliyor.
Abdi Ipekçi, Muammer Aksoy, Çetin Emeç, Ugur Mumcu hedef
seçilmis, bu degerli, kisilerin faili meçhul cinayetleri üzerine
oyunlar kurulmustu. Simdi Ahmet Taner Kislali’yi kaybettik. Bu
cinayetler “faili meçhul” kaldikça oyun sürecek. Yani hedefler
seçilerek oyun tekrarlanacak. Bu oyunu sürdürerek yapay gündemi
belirleyenler, Türkiye’deki degisimi önleme gücünü elinde tutacak.
Türkiye, Mustafa Kemal’in belirledigi çagdas yasam çizgisine bir türlü
ulasamayacak.
2000 yilina girerken, her ülke, insanina daha iyi seyler verme
arayisini sürdürüyor. Türk insani ise kisi basi 3 bin dolar milli gelir
çemberini kiramamanin izdirabi içinde kivraniyor.
Kisi basi geliri 3 bin dolarda kalan bir ülkede egitim de,
hastane de, hapishane de, adalet de bu kadar olur.
Kisi basi geliri 3 bin dolar olan Türkiye’de adliye ve
bassavciliklarda bekleyen “faili meçhul” dosya sayisinin 700 bin olmasi
normaldir. Geçen bes yillik dönemde zaman asimina ugradigi için 290 bin
“faili meçhul” dosyanin çöpe atilmasi normaldir. Aralarinda Abdi Ipekçi,
Ugur Mumcu ve Ahmet Taner Kislali gibi isimleri bilinen aydinlarin da
bulundugu “siyasi nitelikteki faili meçhul” cinayet dosyalarinin 1700’ü
asmasi normaldir.
Ahmet Taner Kislali gibi öldürülmesi büyük yanki uyandiran
aydinlarin “faili meçhul bir cinayete kurban gitmesi”nin ardindaki
bekleyislerin ipuçlari cumartesi günkü cenaze töreninde ortaya çikti:
“Basbug Ecevit, Molla Ecevit Iran’a, Ecevit burada – Fethullah nerede?,
Katiller Meclis’te, hükümet istifa… Ordu millet el ele – Atatürk’ün
izinde…”
Bu Meclis’i bu halk oylariyla belirledi. Ecevit halkin oylarinin
çogunu toplayarak demokratik bir yapi içinde hükümeti kurdu. Ecevit
baskanligindaki hükümet, bu hükümet ile çalisan bu Meclis Türkiye’nin
ekonomik ve siyasi bakimdan gelecegini ilgilendiren çok önemli kararlar
almanin esiginde.
Ekonomi durmus. Hükümet ekonomiyi harekete geçirmeye, enflasyonu
asagiya çekmeye, döviz darbogazini asmaya çabaliyor. IMF ile stand – by
anlasmasi ve Avrupa Birligi ile pazarlik yapacak. Türkiye Bati dünyasi
ile soguyan siyasi iliskileri isitmaya çabaliyor. Kibris’ta, Ege
sorununda, petrol ve dogalgaz konularinda ciddi siyasi gelismeler var.
Disisleri Bakani dünyayi dolanip, Türkiye’nin iyi yolda oldugunu
anlatmaya çabaliyor.
2000 yili bütçesi Meclis’te. Bankacilik ve vergi düzenlemeleri,
özellestirme çalismalari yürüyor.
Iste böyle bir ortamda “yapay gündemciler”, Kislali’nin “faili
meçhul bir cinayet ile hunharca katlini” kendilerine göre kullanma
çabasinda.
Ismet Barkan’in dün Radikal’de yazdigi gibi “cuntaci kligi” bu
“faili meçhul” cinayeti askerleri rejime müdahaleye itmek için bir
kiskirti araci olarak kullanmaya çalisiyor. Otuz yil öncenin
yöntemlerini aynen uygulamaktan çekinmiyor.
Fakat bu son olayda toplum sagduyu teshir etti. Bölünmedi.
Provokasyon tutmadi. Toplum provokatörlere teslim olmadi. Cenaze
törenini yapay gündem yaratma dogrultusunda siyasi mitinge dönüstürme
gayretleri kabul görmedi.
Türk halki kendi gündemine sahip çikmaya basladiginda, degisimi
önlemek için yapay gündem yaratanlar tasfiye olacak, Türkiye insanlarin
can ve mal güvenligi içinde insan haysiyetine yarasir sosyal, siyasi ve
ekonomi sartlarda refaha kosacaklari bir ülke haline gelecek.
Bu olmadikça Türkiye’de insanlarin “kim vurduya gitmesi” sürüp
gidecek. Arada sirada Muammer Aksoy’u, Abdi Ipekçi’yi, Çetin Emeç’i,
Ugur Mumcu’yu hatirliyoruz ama, siyasi nitelikli faili meçhul cinayete
kurban gidenlerin sayisinin 1.700’ü astigini unutuyoruz.
Güngör URAS^

 

Sende yorum yap