Vergisiz olmaz

, , Sende yorum yap

Ekonomiyi düzeltmeye soyunanlarin “gerçekçi” olmalari
gerekir. Vergiler artmayacak. Yeni vergiler gelmeyecek.
Memura, isçiye enflasyon ve devalüasyon oraninda zam
yapilacak. Bankalarin hepsi yasatilacak. Sanayiciye, esnafa,
çiftçiye ucuz faiz ile kredi verilecek. Eski faiz borçlari
ertelenecek. Üç ay sonra her sey düzelecek. Krizden kimse
zarar görmeyecek… Sayin okuyucularim, bunlar olmayacak,
olamayacak seyler.

Çok canlar yanacak
Gerçekleri bilmekte yarar var. Çok canlar yanmadan biz bu
krizden çikamayiz. Ülke fakirlesecek. Isçi, memur, emekli
kaybedecek. Krizden çikma çabasi içinde “yalap salap” is yapan
Büyük Türk Büyükleri gerekli ve gereksiz biçimde halkin
gelirinden, varligindan pay alacak.
(1) Vergiler mutlaka artirilacak. Kümes disindaki
kazlarin degil, kümese girmis kazlarin tüyleri de yolunacak.
KDV, Akaryakit Vergisi artirilacak. Faize, dövize vergi
konulacak. Aktif vergisi ve de beyan edilen gelirlerden kriz
vergisi gibi hemen tahsili mümkün vergilere basvurulacak.
(2) Dövizin fiyati daha da artacak. Önce döviz fiyati
artacak, sonra duraklayacak. Enflasyonun yetismesini
bekleyecek.
(3) Faiz yükselecek. Yatirimlar, üretim gerileyecek.
Hazirlikli olalim.

Yabancilardan hayir yok
Sunu bilelim, “biz bizeyiz”… Yabancilardan hayir yok.
Bundan önceki krizlerde bu ülke nasil batmadi, bu halk nasil
sifiri tüketmedi ise bu sefer de öyle olacak…
Fakirlesecegiz, politik sarsintilar olacak, hükümetler
degisecek ama kriz de bitecek.
Sunu bilelim, yabancilar bizi kurtarmak için bol döviz
göndermeyecek. Gecekondu arsasini satarak, Büyük Türk
Büyükleri’nin otomobillerinin üçte birini azaltarak,
yurtdisindaki isçilerin paralarini getirterek kaynak
yaratilmaz.

Kötünün de kötüsü var
Ankara’daki Sayin Büyük Türk Büyükleri. Alti haftadir
“hindiler gibi” düsüne düsüne vakit geçirdiniz. Bir sey
yapamadiniz. Aman bu beceriksizlikle “kötünün kötüsünü”
yapmayin.
(1) Serbest piyasayi, kambiyo sistemini kilitlemek her
seyin sonu olur. Beceriksiz döviz politikasi ile alti haftada
Merkez Bankasi’nin dövizlerini erittiniz. Simdi telasa
kapilarak döviz giris çikislarina, alim satimlarina sinirlama
getirmeyiniz.
(2) Halkin gelirinin artmasi, yatirimlarin ve üretimin
artmasina baglidir. Yatirim ve üretim para ile olur. Bizim TL
ve döviz kaynagimiz yetersiz. Borçlanmaya muhtaciz. Sakin ha,
iç borç ve dis borç ertelemesini veya moratoryumu akliniza
getirmeyiniz. Osmanlinin borçlarini kabul etmekle, hiçbir iç
ve dis borcunu aksatmamakla övünen Türkiye iste o zaman sapa
oturur.

Ara rejim bizi dünyadan koparir
Türkiye 1960 – 1970 – 1980 – 1990 yillarinda tam ve yari
“ara rejim” deneyimi yasadi. Ara rejimler ülkeye iyilik
getirse idi Türkiye bu rezil durumda olmazdi. Demokrasiyi
tatil ederek, yeni bir “ara rejim” arayisi ülkeyi dünyadan
koparir.
Ara rejim özlemi çeken büyük sanayiciler, isadamlari,
para babalari, cümle halk unutmamalidir ki, “ara rejimler”
ülkenin demokratik sistem içinde çözülemeyecek sorunlarina
çözüm getirmek gerekçesi ile ortaya çikar. Bu defa sorun iç ve
dis düsmanlar degil. Sorun Türk lirasi ve dövizden
kaynaklaniyor. Bu defa ara rejim gelir ise, bogusacagi iç ve
dis düsmanlar sermaye çevreleri, is çevreleri, Türk lirasi ve
döviz tasarrufu yapanlar olacak… Ara rejim isteyenler
bunlari bilsin de ona göre ne isteyecek ise istesin…
Güngör URAS^

 

Sende yorum yap