Üretemeyen toprak sahibine ‘IMF’den bahşiş’

, , Sende yorum yap

Topragi olup da ekmeyen, dikmeyen mülk sahibine IMF
talimati dogrultusunda dönüm basina 10 milyon lira “bahsis”
dagitimi basladi. Isin esasi su: ABD’de ve Avrupa ülkelerinde
belli ürünlerde üretim fazlasi ortaya çikiyor. Devlet “Ekerken
bana mi sordun?” diyerek çiftçisini azarlayacak yerde, parasini
vererek bu üretim fazlasini satin aliyor. Satin alinan ürün
devletin basina dert oluyor. Çare olarak çiftçiye deniliyor ki:
“Çalisiyorsun, didiniyorsun, bu ürünü 10 paraya mal ediyorsun.
Hem emegin, hem masrafin bosa gitmesin diye devlet bu ürünü
senden 12 paraya satin aliyor. Sonra da bu ürün elinde kaliyor.
Emek ve kaynak bosa gidiyor. Bu üründen vazgeç. Baska sey üret.
Baska bir ürün ekinceye kadar, üreticiye yardim olarak devlet
kesesinden 5 para ödenecektir.”
Bu, belli ürünlerde üretim fazlasi olan ülkelerde üretimi
daha fazla artirmamak için uygulanan, üreticiyi baska ürün
çesidine yöneltmek için kullanilan bir sistemdir.
(1) Bu sistemden üretici faydalanir. (2) Her üretici
degil, sadece üretim fazlasi ürünü üreten üretici faydalanir.
(3) Sistem tarimi satilamayan üründen talebi olan ürüne
yöneltmenin araci olarak kullanilir.

Hazine’ye yük oluyor
Gelelim Türkiye’ye… Türkiye’de devlet destek için uzun
yillardir taban fiyati açiklayarak alim yapiyor. Bu garanti ile
belli mallarda, örnegin çayda, findikta stoklar olusuyor.
Destekleme uygulamasinin faturasi Hazine’ye yük oluyor. Simdi
IMF talimati dogrultusunda devlet taban fiyati ve destekleme
alimi uygulamasina son veriyor…
Türkiye’nin her tarimsal ürününde üretim fazlasi ve stok
sorunu yok. Örnegin pamukta, ayçiçeginde, misirda üretim açigi
var. Yillardir tek ürüne baglanan ve bu tek ürün disinda üretim
yapamayan çiftçiyi baska üretime kisa sürede yöneltmek çok güç.
Bu ara açiklamadan sonra dönelim ana konuya: IMF talimati
dogrultusunda artik tarim ürünleri için taban fiyat
açiklanmayacak. Devlet fiyat vermeyecek. Ürün alimi yapmayacak.
Buna karsilik üretim yapsin yapmasin, tarla sahiplerine dönüm
basina her yil bir ödeme yapilacak. Buna, “Dogrudan Gelir
Destegi” (DGD) denilecek.
Türkiye’de “üretici çiftçi kayit sistemi” olmadigi için
DGD uygulamasindan tarlanin tapu sahibi yararlandiriliyor. Tapu
sahibi sanayici, doktor, avukat, ev kadini bile olsa “DGD”
aliyor. Ama tarlanin kiracisi, ortakçisi çiftçi DGD’den
yararlanamiyor.

Bütçede 500 trilyon var
Türkiye’de 4 milyon dolayinda tarim isletmesi vardir.
Ortalama isletme büyüklügü 25 dönüm. DGD uygulamasindan 200
dönüme kadar tarlasi olanlarin yararlanmasi ve dönüm basina bu
yil 10 milyon lira ödeme yapilmasi kararlastirildi. Açik
anlatimiyla 10 dönüm tarlaya sahip çiftçiye devlet baba diyor
ki, sen bu tarlanda üretim yap veya yapma, ben sana yilda 100
milyon lira ödeyeyim. Sen bu para ile geçin.
Tarim Bakanligi, 2001’de mahsuben yapilacak 500 trilyon
liralik ödeme ile birlikte bu yil çiftçilere 1.5 katrilyon lira
ödeme yapilacagini açikladi. (Bunun karsiligi olarak 1.0 milyar
dolardir. Tevfik Altinok devlet babanin fon bankalarina bugüne
kadar 200 milyar dolar aktardigini açiklamisti.) Tarim
Bakanligi 1.5 katrilyon dagitmaya niyetli ama bütçede sadece
500 trilyon lira var.
Tarim konularini çok iyi izleyen Ali Ekber Yildirim’dan
ögrendigime göre, selden zarar gördügü için Mersin çiftçisine
öncelik verildi. Toprak sahibi çiftçilere 12.6 trilyon lira
dagitildi. Konya için ayrilan DGD ise 96.7 trilyon lira.
Rize’deki toprak sahipleri de bu dagitimda 1.8 trilyon lira
para alacak.
DGD uygulamasinin destekleme alimlari nedeniyle ortaya
çikan gelir kaybini karsilamasi imkansiz. Çiftçiyi yeni ürüne
yönlendirmesi çok çok zor. Bu para IMF böyle istedigi için
çiftçiye dagitilan bir “bahsisöten baska bir sey degil… Ama
insanlarin sıkıntıda olduklari su günlerde havadan gelen
paradir… Zorda olanlari da, piyasayi da rahatlatmakta belki
yarari olur…
Tevfik GÜNGÖR^

 

Sende yorum yap