Ece’de yılbaşı hazırlığı var

, , Sende yorum yap

Kuruçesme’deki Ece Bar’in mutfagindan dekoruna, müziginden içkisine her seyi Ece Aksoy’un damgasini tasiyor. Ece hanim müsterilerini o kadar güzel agirliyor ki, kim gelse kisa zamanda barin müdavimi oluyor
Ersin Salman eskiden Ada Reklam Ajansi’nin kurucu ve yöneticilerindendi. Aklina estikçe, Ece’yi tanitmak için orijinal, siirimsi ilan metinleri yazar. Bundan on yil önce gazetede çikan satirlarini hiç unutmam: “Ece’ye girmek kolay da, çikmasi pek zor. Aksam içkisine diye gitmistik. Bir tek atacaktik sadece, sabah aydinligina dogru çikabildik kapisindan. Ece’de, gece pek uzundu… Peki ‘sarhos’ muyduk? Hayir, sadece pek ‘hos’tuk! Geldigimiz yeri unutmayalim diye, kapidaki kahyaya sorduk, ‘Burasi neresi? Adresini verir misiniz lütfen?’ Dedi ki, ‘Beyim siz sahiden pek ‘hos’sunuz! Saniyor musunuz ki, sadece güzel bir geceden çiktiniz, aslinda siz Ece’den çiktiniz.” Ece Aksoy gerçek anlamiyla isini seven, müsterilerini mutlu etmeye çabalayan bir mütesebbis hanim. Kuruçesme’deki Ece Bar’in mutfagindan dekoruna, müziginden içkisine her seyi Ece hanimin elinden çikma.Ece’nin üst kati, büyük bir bar tezgahi olan kis bahçesi. Her yani çiçeklerle, bitkilerle dolu, öndeki camli bölümden Kuruçesme Parki ve ardindan Bogaz görünüyor. Eski yillarda bu bölümde canli müzik vardi. Simdilerde Ece sevilen plaklari ve CD’leri çaliyor.
Yemekler bar tezgahinda yeniyor Genis bar tezgahi dostlann bulusma ve sohbet mekani. Çok kisi yemeklerini bu bar tezgahinda yemeyi tercih ediyor. Ece’nin mutfagi Ege agirlikli. Her türlü ota, sebzeye, dogal zeytinyagina dayali bir mutfak. Ece mutfaktan çikmiyor ama mutfakta Nurcan Savtas ile Dilek Boltürk ona yardimci oluyor. Pizza pide diye adlandirdigi ufacik pideler, kendi hazirladigi tuzsuz lakerda, Ege’den getirdigi kirma zeytin, pazi dolmasi, sogan dolmasi, degisik Ege otlari haslamasi, fasulyesi, börülcesi, favasi, sananda ve izgarada hazirladigi köfteleri ile degisik börekleri Ece’ye özgü tat ve lezzette.
Salon sefi Halil Karagül müsterileri mutlu etmek için çabaliyor. Ece’nin üst kati yazar-çizer takiminin bir çesit bulusma mekani. Sanat çevrelerinden, bilim çevrelerinden insanlar canlari sikildikça, bir dosta ve sohbete ihtiyaç duydukça Ece’nin barina “takiliyor”. Barin önündeki, yesillikler ve çiçekler arasina dizilen masalarda aksam yemekleri pek zevkli oluyor.Ece’nin üst katinda, aksam yemegi için kisi basina yaklasik 20 milyon lira ödeme yapiliyor. Bu yazinin basinda adi geçen Ersin Salman hâlâ Ece’nin devamli müsterisi. Hemen her gece bar tezgahinin basinda köftesini yerken Ersin Salman’a rastlamak mümkün. Ama yanindaki iskemle simdilerde bos. Çünkü o iskemlede oturan Kürsat Kutay bir süre önce öldü. Bir fotograf ugruna Kolombiya’ya yolculuk Ersin Salman ile Kürsat Kütay’in Ece’de baslayan, Kolombiya’nin Cartagena sehrinde noktalanan bir hikayesi vardir ki, pek hostur. Ersin Salman ve Kürsat Kutay bir gün Ece’nin bar tezgahinin üstünde National Geographic dergisinin bir sayisini bulurlar. Sohbet ederken sayfalarini çevirmeye baslarlar. Gördükleri bir bar fotografi onlari çok etkiler. Fotografin altinda bann La Vitrola bari oldugu yazilidir. Fotografta bos bir masa ve iki sandalye vardir. Birbirlerine sorarlar: “Bu masa, bu iki sandalye kimi bekliyor?” Sonra kendi sorularini kendileri cevaplar: “Bizi bekliyor.” Ve ertesi gün ellerinde National Geographic dergisi, istanbul’dan uçaga biner, Frankfurt-Caracas-Bogota üzerinden Cartagena sehrine ulasirlar. Dogru La Vitrola barina giderler. Fotografta gördükleri masa ve sandalye doludur. Sefe, dergideki fotografi gösterirler. “Biz bu masada oturmak Için Istanbul’dan geliyoruz. Masadakilere rica edin de bir baska masaya geçsinler.Biz o masaya oturalim” ricasinda bulunurlar. Sef inanamaz, sasirir ama isteklerini yerine getirir, iki arkadas on gün Cartagena’da kalirlar. On gün vakitlerini La Vitrola barinda o masada geçirdikten sonra istanbul’a dönerler. Ersin Salman gene Ece Bar’a geliyor ama Kürsat Kutay artik yok. Acaba National Geographic’te o fotografi gördükten sonra, ertesi gün uçaga atlayarak, Cartagena’ya kadar gitmeleri iyi mi olmustu, yoksa gereksiz bir çilginlik miydi? Bir büyügümden duydugum sözü unutamam: insan ölürken pismanlik duyarsa, yaptiklarina degil, yapamadiklarina pismanlik duyarmis. Bu hikayeden sonra dönelim tekrar Ece’ye. Ece’nin alt katindaki Aynali Meyhane’de cuma ve cumartesi geceleri gene Pakize Suda söylüyor. Diger geceler Aynali Meyhane’de Ege Kumpanyasi, Rembetiko ve Türk müzigi agirlikli program yapiliyor. Aynali Meyhane’de Ece mutfaginin farkli mezeleri ikram ediliyor. Kisi basi hafta içi 30 milyon lira, hafta sonu 50 milyon lira ödeme yapmak gerekiyor.
Tel: (0212) 265 96 00

 

Sende yorum yap