Kriz “Simpson”ı da vurdu

, , Sende yorum yap

INGILIZ Simpson Efendi, “dünyanin en rahat erkek
pantolonunu yapan adamdir”. Konya’da bir deyim vardir: “Herkes
kasik yapar ama, sapini ortaya getiremez” derler ya… Iste o
biçim. Herkes pantolon diker ama, Simpson Efendi’nin pantolonu
kadar rahat pantolonu kimse dikemez.
Simpson Efendi’nin hikayesi ilginç. Bugün sayin
okuyucularima onu anlatacagim.
Londra’da Piccadily Caddesi’nin hemen arkasindaki
sokagin ismi “Jermyn Street”tir. Bu sokagin tarihi 1664’lere
gider. Kral II. Charles düklerinden Henry Jermyn’e bu yörede
konut ve dükkan yapma izni verir. Yörenin özelligi saraya
yakin kimselerin yasadigi sokaklarin yakininda olmasidir.
Dük Henry Jermyn bu yörede konutlar, pansiyonlar,
oteller, çarsi, tavernalar, okullar ve de güzel bir kilise
yaptirir. Bu kilisenin bahçesi Picadily ve Jermyn’i birbirine
baglar.
Jermyn Street, zamanla Londra’nin en güzel
magazalarinin bulundugu bir sokak haline gelir. Özellikle
gömlek, elbise, ayakkabi, tütün ve yiyecek maddeleri satan
dükkanlariyla ün kazanir.
Simpson isimli bir Ingiliz, bir yüzü Jermyn Street’e
öbür yüzü Picadily’e bakan 6 katli magazayi açinca Londra’da
olay olur… Simpson sadece gömlek, kravat, elbise, ayakkabi
üzerinde ihtisaslasmaz, bunlarin herbirini yaptirip, ayni
dükkanda satmaya baslar. Ve de erkek pantolonunun rahatligiyla
ün kazanir.
Simpson’in yasli babasi, dapdaracik pantolonlardan
sikayet eder. Pantolonlarin rahatsizligi onu üzer. Simpson,
babasi için rahat bir pantolon kalibi çikartir. Özel bir
pantolon yaptirir.
Babasi bu pantolonu çok begenir. Pantolonun giyimi çok
rahattir. Onun üzerine Simpson ayni kaliptan pantolon yaptirip
satmaya baslar. Bu pantolonlar rahat kesimleri ile beklenenin
üzerinde ilgi görür. Ingilizler “O rahat pantolondan yok mu?”
diye sormaya baslayinca Simpson pantolona “Babamin Pantolonu”
(Ingiliz dilinde: Dady’s Slack) adini koyar. Ingiliz dilinde
baba kelimesinin ilk iki harfi ile pantolon kelimesinin son
iki harfini birlestirip, “Daks” markasini olusturur.
Daks markasi, Simpson magazasinin kendi kalibi ile
üretilen giyim esyalarinin markasi olarak yasiyor. Saygin ve
biraz da “pahali bir marka”… Fakat kumasi, dikimi kaliteli
ve de giyimi çok rahat.
Piccadily’deki Simpson magazasinin kapisinda ne bir
muhafiz ne bir kapici durur. Isteyen döner kapidan içeri
dalabilir. Ama, magazanin anlatilmasi güç bir havasi vardir…
Bu nedenle kapidan içeri her insan girmez. Girmeye çekinir.
Magazanin her katinda seçme esyalar satilir. Fiyatlar normal
fiyatlarin üzerindedir ama, iki misli üzerinde degildir…
Örnegin baska yerde 100 liraya satilan mal Simpson kalitesi
ile 120 liraya satilir.
Param oldugunda Daks pantolonu satin alirim. Modelini
vererek Türkiye’de benzerini diktirmeye çalistim. Olmadi…
Daks pantolonunu giymeyen, rahat pantolon ne imis bilemez…
Simpson Efendi yillar önce öldü. Müteveffa Simpson
Efendi’nin magazasina olan ilgim bir süre sonra dergilerde
resmini gördügüm, hikayesini okudugum kizina yöneldi.
Dedesinden ve babasindan sonra, magazanin yönetimi Georgia
Hanim’a geçti. Georgia, bizim TV’lerde ve sinemalarda
filmlerini izledigimiz Ingilizlerin tiyatro oyuncusu Anhony
Andrews ile evli zarif bir hatun kisi.
Ilginç bir yasam tarzi var idi… (Vardi da ne oldu?..
Yazinin sonunda okuyacaksiniz…) Londra disindaki
malikanesinde yasardi. Sabah erken kalkar, iki çocugu ile
kahvalti yapar, at biner, banyosunu yapar, saçlarini tarar,
ögle yemegini yakin kiz arkadaslarindan biri ile küçük bir
lokantada yedikten sonra Simpson magazasindaki odasinda
çalismaya baslardi. Ögleden sonraki saatleri is temaslari
alirdi. Saat 17.30’da kendisine çekidüzen verirdi. Saat
18.00’de kocasi aktör Tomy magazaya gelirdi. Kocasi ile ve çok
kere magazanin üst yöneticileriyle içkilerini içerler, eve
telefon edip çocuklarini ararlar, onlara iyi geceler
dilerlerdi. Kocasi “sahneye çikmak” üzere ayrilir, Georgia bir
baska oyuna veya sinemaya giderdi. Sonra tekrar birlikte
olurlar, hafif bir yemek yer ve malikanelerine dönerlerdi…
Ve de bu yasama biçimi beni çok etkilerdi.
Zamanla Simpson ailesinin elindeki hisse senetlerinin
önemli bölümü bir Ingiliz bankasina geçti. Ve de sonunda
Georgia elinde kalan hisseleri “Sankyo and Seiko” isimli Japon
firmasina satarak aile isimlerini tasiyan magaza ile ilgisini
kesti.
Japonlar Simpson’i isletirken, hani su “kriz denilen”
ne oldugu belirsiz sey var ya… Iste o kriz Japonlarin sahip
oldugu Simpson magazasini da vurdu.
Simpson’in kaliteli mallarini alan “seçici / farkli /
aristokrat” (siz isterseniz “ukala” deyiniz) müsteri kesimi
fakir düsmeye baslayinca Simpson’in müsterileri azaldi,
azaldi, azaldi…
Su günlerde Simpson magazasi kapandi, kapanacak…
Magazanin yerinde kitapçi dükkani açilacakmis. Londra’da
simdilerde kitapçilar, böyle lüks magazalardan daha çok kazanç
sagliyormus. (Meraklisina müjde: Daks pantolonlarinin üretimi
sürecek. Bunlar Daks ismini tasiyan magazalarda satilacak.)
Güngör URAS^

 

Sende yorum yap