Kamu bankalarına 40, özellere 30 katrilyon TL

, , Sende yorum yap

Sayin okuyucularim, 1999 yili sonunda bizim toplam iç
borcumuz 23 katrilyon lira dolayinda idi. Biz bu borç
belasindan kurtulmaliyiz diyerek 17’nci IMF mektubunu
imzalayip, 2000 yili basinda istikrar tedbirleri uygulamasini
baslattik.
2000 yili sonuna dogru iç borç 32 trilyon dolayinda iken,
birinci kriz patladi.
Kriz sonunda Hazine, önce fon yönetimine geçen bankalara,
daha sonra kamu bankalarina destek vermek için “nakit disi”
diye adlandirilan, “para ile satilmayan / bedavadan verilen /
ama karsiligi devlet borcu haline gelen” tahvilleri piyasaya
sürdü.
Simdiye kadar piyasaya sürülen yaklasik 17 katrilyon
liralik tahvilin yükü ile iç borcumuz mart ayi sonunda 51
katrilyon liraya yaklasti. Ama bitmedi. Hazine kamu ve özel
bankalara önümüzdeki günler 50 katrilyon dolayinda daha tahvil
vermeye mecbur.
Önce bu yeni borçlanma mecburiyetinin nedenlerini
özetleyeyim. Sonra biz bu borcun altindan nasil kalkariz, onu
tartisiriz.

Özele 30 katrilyon
Fon yönetimine geçen özel bankalara 2000 yili sonunda
“nakit disi” 4 katrilyon liralik (O günün döviz fiyati ile 6.1
milyar dolarlik) tahvil yardimi yapildi. Bu bankalarin
parasizliktan para piyasasina saldirip, faizi yükseltmelerine
engel olundu.
Gerçekçi olmak gerekir ise, su günlerde bankalarin
durumunu ferahlatmak için 5 katrilyon lira dolayinda ek
tahvile ihtiyaç var.
Ama dananin büyügü arkada duruyor. Bu bankalarin döviz
kredileri, teminat mektuplari, ticari hesaplar nedeniyle çogu
yabanci ülkelere ve bankalara yaklasik 20 – 25 milyar dolarlik
taahhütleri var.
Bunu karsilamak için Hazine en az 20 – 25 katrilyon
liralik daha “nakit disi” tahvil yardimi yapmak zorunda.

Kamuya 40 katrilyon
Kamu bankalarinin nakit açiklarini kapatmak, piyasaya “aç
kurtlar gibi” saldirmalarini önlemek için simdiye kadar 13
katrilyon lira dolayinda “nakit disi” tahvil verildi. Bu
bankalarin 16 katrilyon liralik daha açiklari var. Daha önce
Hazine bu bankalara “özel tertip” adi ile 10 katrilyon liralik
tahvil vermis. Bu tahvilleri iç borç rakami disinda tutmus.
IMF simdi bunlarin da “nakit disi tahvil”e dönüstürülüp stok
rakamina dahil edilmesini istiyor. Kamu bankalari macerasinin
noktalanmasi en az 40 trilyon liralik destek ile mümkün
olabilecek.

Piyasaya para çikacak
Tahvil, ister nakit karsiligi alinsin, ister nakit disi
(bedavadan) verilsin, devletin borç senedidir. Alinip
satilmasi, paraya dönüstürülmesi, açik anlatimiyla (banknot
yerine) para gibi kullanilmasi mümkündür. Hazine bonosu da
öyledir. Tahvil ve bono toplami olarak Hazine’nin 2000 yili
basinda piyasaya çikardigi toplam kagit miktari 23 katrilyon
lira idi. 2000 yili sonunda 36 katrilyon, 2001 yili mart ayi
sonunda 51 katrilyon oldu. Anlasildigi kadari ile kamu
bankalari ile özel bankalara önümüzdeki günlerde Hazine 50
katrilyon liralik daha tahvil vermek zorunda… Normal Hazine
ihtiyacini da buna ekleyiniz. Eder 60 katrilyon lira.
Toplayiniz mart sonu 51 katrilyon liralik borç rakami ile…
Demek ki yil sonuna kadar tahvil ve bono stoku 110 katrilyon
lirayi geçecek… Bunun faizi bile piyasayi rezil eder. Ha
tahvil, ha bono ne fark eder? Tahvilin ve bononun kendisi de
alinir satilir der iseniz… “Hos geldin enflasyon…”
Güngör URAS^

 

Sende yorum yap