‘İşler iyi’ diyene dayak atıyorlar

, , Sende yorum yap

Isadamlari ekonominin durumunu tartismak için bir
toplanti düzenlemis bizi de davet etmisler. Biz üç hoca
kürsüye dizildik. Iyimser arkadasim, “islerin iyi gittigini
anlatmaya baslayinca” salondaki isadamlarinin bazilari bir
sinirlendi, bir sinirlendi… Anlatamam… Dayak yemekten
arkadasim da biz de zor kurtulduk…
Bu olayi, sehir ve konusmaci ismi vermeden sayin
okuyucularima hikaye etmek istiyorum. Önce bir giris yapayim.
Efendim, ben Ankara’dan Istanbul’a 1974 yilinda göç
ettim. O zamanlar halkimiz ekonominin icigini cicigini henüz
bellememis, üniversite hocalari sayginliklarini yitirmemis.
Insanlar olup biteni hocalardan ögrenmeye merakli. Biz
hocalardan olusan bir takim kurduk. Bir toplanti düzenleyenler
bizi çagiriyor… Biz de kosa kosa gidiyoruz. Ben bizim takima
“Mevlidhanlar Takimi” adini verdim. Mevlidlan’lar nasil
aralarinda is bölümü yapar, biri Kuran, öbürü mevlit okur, bir
baska hoca dua ile mevlidi baglar ise, biz de o biçim “icra –
i sanat” eyliyoruz. Bir arkadasim pembe gözlük ile iyimser
seyler anlatiyor. Ben kara gözlüklerimi takarak felaket
tellalligi yapiyorum. Bir hoca topu ortaliyor. Bir hoca da
dinleyicilerin nabzina göre serbet vererek programi bagliyor.
Bu islerin parasi falan yok. Ama mevlit okuyanlarin kolunun
altina nasil bir kutu mevlit sekeri sikistirilir ise, bizim
Mevlidhan takimini davet edenler de toplanti sonu kollarinin
altina bir kitap, bir kristal vazo, bir torba sucuk, pastirma
sikistirip tesekkür ediyor.

Mevlidhan takimi gibi dizildik
Ben 1980’lerde isim nedeniyle Mevlidhan takimini terk
ettim. Son krizde isimi kaybedince eski takim arkadaslari beni
arada sirada mevlide çagirmaya basladi. Geçenlerde bizim takim
Anadolu’nun bir sehrinden davet almis. Önce isadamlari kendi
sorunlarini anlatacak, sonra da takim, ekonominin durumu
hakkinda konusacakmis…
Toplantiya istirak “zengin idi”. Vali, belediye baskani,
oda baskanlari, sanayiciler, isadamlari ve halk gelmis…
Mahalli TV’ler de toplantiyi naklen sehire yayiyor…
Önce vali ve belediye baskani konustu, sonra oda
baskanlarinin, sanayicilerin, esnafin “aglama fasli”
basladi… Aglamakta haklilar ama sikayetlerin tek muhatabi
var: Devlet!. Devletin ne kadar kötü oldugunu iki saat
dinledikten sonra çay arasi verildi. Aradan sonra bizim
Mevlidhan takimi kürsüye dizildi. Iyimser hoca umut vererek
havayi yumusatacak, ben kara gözlükleri takip komünistlik
yapacagim. Ardindan konusacak hoca dünyada olan biteni
anlatacak. Baskan da ortalayarak mevlidi baglayacak…

Salon ayaklandi, dayaktan kaçtik
Iyimser konusacak hoca gerçekten iyimser: “Biz ne krizler
gördük… Bu kriz de geçer… Piyasa açilmaya basladi…
Sanayide kapasite kullaniminda artis var. Fiyatlar
gerileyecek. Döviz düsüyor. Borsa hareketleniyor. IMF para
gönderiyor. Faizler gevseyecek…” Daha üç dakika konusmadi ki
önceki bölümde “yandim, bittim” diye feryat eden bir sanayici
ayaga kalkti, “Ne söylüyorsun be hoca… Sen kimin yagcisisin”
diyerek fitili atesledi… Salonun yarisi ayaga kalkti,
kürsüye bizim üzerimize dogru yürüyorlar… “Siz buraya masal
anlatmaya mi geldiniz… Biz ölmüsüz… Siz isler düzeliyor
diyorsunuz…Bizi enayi mi saniyorsunuz?..” Kiyamet kopuyor.
Ben korkudan yerimden kimildayamiyorum. Baskan, “Salonu terk
edelim” diyor… Ben, “Bize yakismaz, dayak yiyeceksek burada
yiyelim” diye direniyorum… Ne ise, bagirip çagiranlarin bir
kismi kendi arzusuyla, bir kismi baskalarinin zorlamasiyla
salonu terk etti. Biz konusmayi kisa kestik… Baskani
toplantiyi kapatti. Iyimser konusmayi yapan hoca ile ben
taksiye bindim. Iki buçuk saat ötedeki öbür sehire gittik.
Geceyi orada geçirdik. Bunlari uyari için yaziyorum.
Anadolu’ya giderek burunlarindan ates fiskiran sorunlarinin
altinda ezilip canlarini çikmak üzere olan isadamlarina “durum
iyidir” demeye kalkan olmasin… Durum iyidir diyene dayak
atiyorlar!
Güngör URAS^

 

Sende yorum yap