İŞADAMLARIMIZIN YÖNETİCİ TRANSFERİ İLE ‘İŞ ÇALMA’ ALIŞKANLIĞI

, , Sende yorum yap

Ankara Koleji’ni bitirdikten sonra TEV bursu ile ABD’de çok iyi bir üniversitede egitim gördü. Türkiye’ye döndügünde is bulmak için
benden yardim istedi. O yillarda Türkiye’de büyük pazar payi olan beyaz, kahverengi esyayi Türkiye’de üreten, Türkiye’de ürettikleri yanin da baska ülkelerde ana firmanin ürettigi farkli elektronik esyalari da Türkiye’de satan bir yabanci sermayeli kurulusun tepe yöneticisi ile dostlugum vardi. Genç adami, ya bana yöneticiye takdim ettim. Begendi. Ise aldi. Yurtdisindaki kuruluslarinda pazarlama deneyimi kazanmasini sagladi. Sonra Türkiye’de pazarlamadan sorumlu yabancinin yaninda yetistirdi. Ve nihayet pazarlama grubunun basina geçirdi. Genç adamin basarili olmasindan, begenil mesinden gurur duyuyordum.
Yakisikli, sempatik, dinamik, yorulmayan,
insanlarla çok iyi iliski kuran bir genç adamdi. Yabanci sermayeli kurulusun bayi teskilatini genisletti. Bayilerle diyalogu sayesinde diger rakip sirketlerden büyük ölçüde pay aldi.
Bu basarisinin ardinda tabii ki çalistigi yabanci sirketin markasinin gücü ve de yabana sirketin ona sagladigi egitim ve destegin büyük payi vardi.
Yabana sermayeli sirketin tepe yöneticisi bir sohbetimizde, “Sizin takdim ettiginiz, bizim yetistirdigimiz, basarisini alkisladigimiz o genç adam bizden ayrildi” deyince sasirdim. Hiç olmaz ise bana bir haber vermesi gerekirdi. Aradim. Geldi. özür diledi. “Utandigim için size haber veremedim… Bana teklif edilen ücrete ve verilen söze dayanamadim. Ayrildim…” dedi.
Istanbul’un anli sanli bir grubunun tepesindeki anli sanli iki isadamlarimizdan biri genç adami çagirmis… “Bizim grupta da o yabanci ser mayeli sirketindekine benzer bir pazarlama grubu var. Ama bu grubun pazar payi çok küçük. Sizin becerilerinize, basarilariniza hayraniz. Bizimle çalisin istiyoruz. Önce simdiki isinize benzer is ile baslayiniz. Daha sonra sizi grupta daha tepe yerlerde görevlendirecegiz. Orada ne ücret aliyorsaniz üç mislini ödemek için de mukavele yapacagiz…” demis.
Genç adam bana, “Kusura bakmayin… Sizin desteginizle yabanci sermayeli kurulusta ise basladim… Ayrilirken size haber vermem gere kirdi… Ama utancimdan veremedim… bana teklif edilen ücret ve gelecek için verilen söz aklimi basimdan aldi…” dedi.
Ona, “Evladim” dedim, “Verilen ücret ve gelecek için bol keseden verilen söz seni kuskulandirmadi mi? Sana bu teklifi yapan isadamlarini tüm piyasa taniyor. Sen tanimiyor musun? Bu kadar yüksek ücret vermelerinin nedeni, yabanci sermayeli kurulusun pazarini ve sirlarini çalmak. Sen onlara eski sirketinin satis teskilatini devredeceksin. Sana yillardir ögretilen pazarlama tekniklerini ögreteceksin. Yabanci sermayeli kurulusu rekabette öne çikaran sirlari vereceksin… Onun için sana belli bir para ödeyecekler, isleri bitince de seni ortada birakacaklar…” ** *
Üzüntüden evden çikamaz oldu… Bir gece yarisi kalp krizi geçirdi. Hastaneye yetistirilemedi. Otuz iki yasinda öldü. Asiyan’a defnettik. Burada iki yanli etik/is ahlaki söz konusu. Bir yanda genç adami “fuhus”a sürükleyen isadaminin etigi, Öte yanda vaatlere inanarak “fahise” durumuna düsen çalisanin etigi… * **
Bu Türkiye’de özel sektörün ticarete ve sanayiye girmesiyle baslayan bir etik/is ahlaki sorunudur. Özel sektör ticarete ve sanayiye girerken, kamu iktisadi kuruluslarinda çalisan idari ve teknik personeli, devletin ödedigi ücretin üzerinde bir Ödeme yaparak istihdam etmeye baslamistir.
Böylece kamu iktisadi kuruluslarinin yönetim, üretim ve pazarlama birikimleri, memura devletin ödedigi ücretin iki kati ödenerek özel sektöre transfer edilmistir.
Özel sektör ticarette ve sanayide kamunun ötesinde bir çizgiye geçince bu defa transfer kamudan degil, rakip sirketlerden yapilmaya baslanmistir.
Gerçekte bu tür transferler (etik yönü bir tarafa) yapan açisindan çok kazançlidir. Transferi yapanin ödedi gi ücret, tek basina yüksek görülse de, transferin getirdikleri bir bütün olarak degerlendirildiginde çok dü sük kalmaktadir.
Çünkü transfer ile bir “birikim paketi” satin alinmaktadir. Transfer edilen kisiye eski sirketin yaptigi egitim ve yetistirme yatirimi satin alin maktadir, transfer edilen kisinin is iliskileri satin alinmaktadir. Sirketin yönetim, finans, teknoloji, üretim, pazarlama ve ihracat sirlan satin alinmaktadir. Pazari ve pazarlama örgütü satin alinmaktadir.
Bu tür transferleri kabul edenlerin mazereti, çalistiklari isyerinde (genelde) maddi tatmin görmemeleri ve istikbal görmemeleridir. Burada transferi kabul edenler kadar çalisanini sirkete baglayamayan, onun sirket ile bütünlesmesini, sirketin bir parçasi haline gelmesini saglayamayan isvereninin de suçu büyüktür.
Gerçekte bu tür transferler haksiz rekabete yol açmakta, sirketlerin sadece çalisanlarini kaybetmelerine degil, çalisan ile birlikte çok sey kaybetmelerine neden olmaktadir.Genç adamin imzaladigi mukavele bir yillik imis. Bir yilli süre doldugunda ünlü isadami çagirmis… “Sana verdigimiz yüksek ücret, bizim grupta dengeleri bozuyor… Kusura bakma… Senin mukaveleni uzatamayacagiz… Sen isini yardimcina devret…” demis.
Genç adam beni aradi, yikilmisti… “Dediginiz dogru çikti. Bir yilda bana ödenen su kadar para karsiligi, eski sirketimin pazarini sattim. Bana uzun yillar verilen emekle olusan birikimi sattim. Pazarlama teknolojilerini ve sirlarimi sattim… Ben ne büyük bir hata yaptim?” diyordu.
Evli idi… Iki çocugu vardi.. Baska yerlerde is bulma imkâni vardi. Ama “istismar edilmek”, veya baska anlatimiyla “kullanilmak” onu ger çek anlamda “yikmisti”,..
Günümüzde bu tür transferler hizlanmis görünüyor. Bu, hareketi yaratan ve sürdüren sirketlerin ve isadamlarinin talebidir. Talep olmaz sa, çalisanin kapi kapi dolasarak, “Ben sizin sirkete transfer olayim.. Çalistigim yerin sirlarini ve müsterilerini sîze tasirim…” diyerek is ara masi imkânsizdir.
Türkiye’de is etiginden/is ahlakindan söz eden kuruluslara bakiniz… Çogu bu tür transferleri yapmistir ve yapmaktadir.
Paraya ve vaatlere kanarak baska sirketlere transfer olanlarin çogu da yazimin basinda anlattigim hikâyedekine benzer sekilde kisa surede yeni isyerinden ayrilmak zorunda kalmaktadir.. Ama ne yaparsiniz ki, çark dönüyor. Öyle dönüyor, böyle dönüyor… Çark dönüyor…

 

Sende yorum yap