IMF ‘kongre’yi bekliyor

, , Sende yorum yap

Sayin okuyucularim. Halkimiz daha çoook bekleyecek!..
Çünkü halk krizin sona ermesini bekliyor ama, krizi sona
erdirecek olanlar da baska seyler bekliyor:
(1) IMF ve Dünya Bankasi, “DSP’nin kongresi”ni bekliyor.
“Du’bakalim” diyor. “Ecevit n’olacak? Gidecek mi, kalacak mi?
Hükümet yikilacak mi, ayakta mi kalacak?” Kongreden önce
paralari gönderip, sonra “muhatap bulamayacak duruma düsmek
istemiyor.”
(2) Yabanci yatirimcilar, “Anayasa Mahkemesi’nin Fazilet
Partisi ile ilgili olarak kapatma karari verip vermeyecegini
bekliyor.” Dogrusunu isterseniz geçen yilin sonunda ilk krizin
patlamasinin ardindaki para hareketinin sebebi de budur.
Yabanci yatirimci biliyor ki, Türkiye “seçim ortami”na girdigi
an her sey rezil olur. Yabanci yatirimci parasini “rezil etmek
istemiyor”. Onun için “Du’bakalim” diyor, “Anayasa Mahkemesi,
Fazilet Partisi’ni kapatacak mi, kapatmayacak mi?” Anayasa
Mahkemesi ise, yilan hikayesi gibi davayi uzattikça, yabanci
yatirimcilar sadece piyasaya girmemekle kalmiyor, yavas yavas
“sogumaya” basliyor.

Döviz fiyati kafalari karistiriyor
(3) Bizim piyasalarimiz ise döviz fiyatini bekliyor.
Bizim piyasalarimiz ve de piyasalarimizin oyunculari “arz ve
talebe göre faiz ve döviz fiyati” olusmasina alisik degil.
Çünkü bizim piyasalarin islem hacmi ve oyuncu sayisi az. Bizde
bu nedenle satan hep ucuz satip kandirildigi, alan ise hep
pahali alip kandirildigi endisesi ile yasiyor. Onun için
oyuncular “Du’bakalim” diyor. “Dolarin, markin fiyati bir yere
otursun. Ondan sonra piyasalari açalim…” Bu durumda piyasa
bir türlü açilamiyor.
(4) Merkez Bankasi da bekleyenler kervanina katildi…
Merkez Bankasi’nin da kafasi karismis durumda… Acaba dolarin
satis fiyati ne olmali? 850 – 950 bin deniliyordu… Olmadi.
Bir milyon, 1 milyon 100 bin lira deniliyordu… Olmadi. Simdi
1 milyon 200 bin ile 1 milyon 300 bin lira arasinda…
Ammmaaaa… Acaba çok mu indirdik? Yoksa çok mu bindirdik?

Çok bekleyecegiz
Anayasa Mahkemesi’nin karari üç ayda mi, üç yilda mi
çikar? Bilemeyiz. Ama Ecevit’in kongresinin sonucu pazartesi
sabahi belli olacak. Geriye kaliyor döviz fiyatindaki
belirsizlik. Burada çok büyük bir sorun var… Sorun yapisal
sorun. Sorun Türk piyasalarinin “serbest döviz kuru”nu tasiyip
tasiyamayacagi…
1988 yilindaki “serbest faiz” denemesindeki basarisizlik
bu konuda ümitli olmaya imkan vermiyor. 1980 yilinda Merkez
Bankasi yüzde 80’lerde dolanan faizi serbest birakti… Bir
banka faizi yüzde 90’a, öbürü yüzde 110’a, bir baskasi yüzde
130’a çekti… Merkez Bankasi bakti ki, faiz yüzde 200’lere
gidiyor, “isin sonunu düsünmeden her banka faizi
tirmandiriyor”, serbestiye son verildi. Merkez Bankasi
birikimli yillik faizin yüzde 85’i geçmemek sarti ile faizin
bankalarca serbestçe belirlenebilecegini açikladi.
Bu defa da olacak odur… Bir süre sonra Merkez Bankasi,
dövizin serbest fiyatini, bir tavan ile bir taban arasina
hapsedecek. Bant içinde fiyat serbestisini getirecek. Türk
piyasasi bunsuz yapamaz.
Isin kötü yani su… Bekleye bekleye günler geçiyor…
Deneme yanilma yolu ile halkimiz perisan oluyor. Dövizi kaziga
baglayalim, faizi serbest birakalim dediler… Olmadi… Simdi
faizi kaziga bagladilar, dövizi serbest biraktilar.
“Du’bakalim n’olacak?” diye bekliyorlar. Bu da olmazsa ikisini
birlikte kaziga baglayacaklar. O da olmaz ise ikisini birlikte
serbest birakacaklar. Açik anlatimiyla daha çok bekleriz.
Güngör URAS^
>

 

Sende yorum yap