İÇ BORÇ BANKA SORUNUNU UNUTTUK

, , Sende yorum yap

Unutkanlik basa bela. Önce seçim, ardindan Avrupa Birligi üyeligi, ardindan Kibris sorunu, ardindan Irak harbi, derken bizim bir iç borç sorunumuz ve de banka sorunumuz oldugunu unuttuk.
Iç borç stokumuzun büyüklügü ve faizinin yüksekligi nedeniyle, Hazine borcu çeviremez hale gelmisti. Banka sistemi, denetim yoklugu nedeniyle çökmüstü. Ekonomi bu iki temel nedenden kilitlendi, krize girdi.
Kendi gücümüzle tikanikligi açamayacagimizi, krizden çikamayacagimizi gördügümüz için, “kuyuya düsen yilana sarilir” misali, IMF’ye sarildik. IMF destekli bir istikrar programini uygulamaya basladik.
Simdi geriye dönüp bakalim. Iç borç stokunu küçülttük mü? Yüksek olan iç borç faizini düsürdük mü? Çöken banka sistemini ayaga kaldirdik, yatirimlari ve üretimi kredilendirebilecek güce kavusturduk mu? Yoksa iç borç ve banka sorunu diye bir sorunumuz oldugunu unutarak, sorunu eskisinden daha tehlikeli boyuta çikarmak yolunda miyiz?
Iç borç sorunu tekrar büyüyor
Iç borç stoku küçülmedi. Tersine her ay stok büyüyor. Iç borç için Hazine’nin ödedigi reel faiz düsmedi. Tersine her gün artiyor. Bütün bunlar yetmiyormus gibi, AKP hükümeti gelirleri azaltacak, harcamalari artiracak uygulamalarini devam ettiriyor.
Iç borç stoku bu gidisle daha da büyüyecek. Iç borç stokunun büyümesi, reel faizin artmasi, iç borcun çevrilememesi sorununun “pat diye” gündemin basina oturmasina neden olacak. Bunu görmek için kahin olmaya gerek yok. Rakamlara bakmak yeter.
Banka sorunu çözülemez hale geliyor
Banka sisteminin çökmüs durumda oldugu anlasilinca, sistem içinde sagliksiz bankalarla, saglikli bankalari ayirmak, sagliksizlari sistem içinden çikarmak, sistemin bundan böyle dogru dürüst isleyisini saglamak amaciyla BDDK (Bankacilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu) olusturuldu. Bu kurum kanunla kendisine verilen görevleri yapmaya basladi. Ama yeniden yapilanma tamamlanmadan “görünmeyen güçler” BDKK’nin kolunu kanadini budamaya basladi. BDDK is yapamaz hale geldi.
Su günlerde BDDK ve çalisanlari o kadar baski altinda ki, nerede ise yeniden yapilandirma nedeniyle kurum kapatilacak, çalisanlar cezalandirilacak. Alinan kararlar, yapilan isler iptal edilerek, eski duruma dönülecek.
IMF’ye muhtaç oldugumuz unutuldu.
Türk ekonomisi, keske IMF destegi olmadan yasayabilse. Keske IMF destekli istikrar programini, madde madde uygulamak zorunda olmasak. Ne yazik ki, bugün için bunlar mümkün degil. Tek olasilik, AKP hükümetinin IMF ile masaya oturarak, istikrar programinda belli degisikliklerin yapilmasini saglamasi. Türkiye ekonomisi en az 2003 yilini geçirmek için IMF’ye muhtaç. IMF destegi olmadan 2003 yilinda dis finansman açigimizi kapatamayiz.
Iç borç stokunun büyütülmesi, reel faizin yükseltilmesi, bankacilik sisteminde yeniden yapilanmanin geciktirilmesi, IMF tarafindan alkislanmayacak, müzakerelerde sorun teskil edecek konular. AKP hükümeti bunlara hiç dikkat etmedigi gibi, IMF ile iyi geçinmek zorunda oldugunun da farkinda degil.

 

Sende yorum yap