HALKIN YÜZDE 43’Ü YOKSUL, YÜZDE 12’Sİ BESLENEMİYOR

, , Sende yorum yap

DIE’nin yoksulluk arastirmasina göre, Türkiye’de hane halklarinin % 11’i oldukça yoksul, bunu izleyen % 20 alt düzey yoksul, % 12 ise üst düzey yoksul sinifindadir. Hane halklarinin toplam olarak % 43’ünün yoksul oldugu ülkemizde, bu yoksul hane halklarina ek olarak % 12 hane halki da yeterince beslenemeyenler grubuna girmektedir
Resmi verilere göre, nüfusumuzun yüzde 15’i açlik sinirinin altindadir. Hükümetimiz, insan haklarina ve Anayasa’ya aykiri olan bu aci tabloya kayitsiz kalmayacaktir. Hükümetin uygulayacagi sosyal politikalar çerçevesinde bu acil sorunun çözümüne öncelik verecektir.”
Hükümet programinda, bu üç cümle yer aliyor. Böylece açlik sinirindaki nüfusun sorunlari ilk defa hükümet programina girmis oluyor. Bütün dünyada, açlik ve fakirlik sinirindaki nüfusun sorunlari günümüzün en çok tartisilan sorunlari. Ne yazik ki, biz Türkiye’de birakiniz açlik ve fakirlik sinirindaki insanlarimiza nasil yardim yapabilecegimizi düsünmeyi, bu insanlarin sayisini bile bilmiyoruz.
Bu konuda yapilmis çok az sayida arastirma var. Bu arastirmalarin dayanaklari da, daha önceki yillara ait gelir dagilimi arastirmalarina dayandigindan gerçek bilgileri elde etmek çok zor.
AKP hükümetinin programinda, açlik sinirindaki insanlarin sorununun çözümüne öncelik verileceginden söz ediliyor ama, bu sorunlarin nasil çözülecegi konusunda hiçbir bilgi yok.
Daha dogrusu, Türkiye’de açlik ve fakirlik sorunu ile az sayida arastirma olmasina ragmen, sorunun çözümü için tek bir arastirma var. O arastirma da çok güzel bir arastirma. Maalesef bu arastirmadan kimsenin haberi yok.
Murat Karayalçin’in baskani bulundugu SHP “Sosyal Demokrat Halk Partisi”, “Yoksullugu Yenmek Için Acil Plan 2003 – 2005” isimli bir çalisma yapmis. 80 sayfalik bu çalisma, Türkiye’de açlik ve fakirlik siniri altindaki nüfusu, çizginin üzerine çekmek için gerçekçi tedbirleri içeriyor.
Temel gereksinimler karsilanmiyor
Genel olarak yoksulluk insanlarin temel gereksinimlerini karsilayamama durumu olarak tanimlanmaktadir. (1) Dar anlamda yoksulluk; açliktan ölme ve barinacak yeri olmama durumu iken, (2) Genis anlamda yoksulluk; gida, giyim ve barinma gibi olanaklari yasamlarini devam ettirmeye yettigi halde toplumun genel düzeyinin gerisinde kalmayi ifade eder.
Göreli tanimda, harcamasina göre geliri belli bir düzeyin altinda olan yani, fiziksel varliklarini sürdürebilmek için almalari gereken temel gida ve hizmetlerden yoksun olan hane halklari kapsanir. Mutlak yoksullukta ise, toplumun genel düzeyine göre belli bir sinirin altinda gelir ve harcamaya sahip olan hane halklari kapsama alinir.
Mutlak yoksulluk, insanin salt yasamini sürdürebilmesi için gerekli olan günde 2450 kaloriyi ve gerekli diger besin bilesenlerini saglayamamasi olarak tanimlanirken; göreli yoksulluk, toplumdaki belli birey ve kesimlerin yasam ve geçim standartlarinin ötekilerine göre daha düsük oldugunu gösteren bir kavramdir. Dünya Bankasi’nin 1993 yili satin alma gücü pariteleri tahminleri esas alinarak küresel boyutta mutlak yoksulluk, günde 1 ve 2 dolarlik gelir düzeyi altindaki yasam kosullari olarak 2 kümede belirlenmistir.
Bugün dünya nüfusunun % 20’sini olusturan yaklasik 1.2 milyar insan günde 1 dolarlik mutlak yoksulluk sinirinin altindadir. Bütün dünyada gelir dagilimi esitsizligi büyümektedir.
1 dolarlik geçim sinirinin alti
DPT tarafindan 1997’de yaptirilan bir çalismada Türkiye’de nüfusun % 13’i minimum beslenme standardinin, % 24.4’ü de minimum tüketim kalibinin altinda yasamaktadir. Dünya Bankasi 2000 yili raporuna göre, Türkiye nüfusunun % 2.5’i günde 1 dolarlik geçim sinirinin altinda yasamaktadir. Günde 2 dolarlik sinirin altinda yasayanlarin toplam nüfusa orani ise % 18 olarak verilmistir. 2003 – 2005 yillarini kapsayan 8. Bes Yillik Kalkinma Plani’na göre ise toplam nüfus içinde mutlak yoksullarin orani % 11.8’dir. DIE uzmani Güzin Erdogan’in yoksulluk arastirmasina göre, Türkiye’de hane halklarinin % 11’i oldukça yoksul, bunu izleyen % 20 alt düzey yoksul, % 12 ise üst düzey yoksul sinifindadir. Hane halklarinin toplam olarak % 43’ünün yoksul oldugu ülkemizde, bu yoksul hane halklarina ek olarak % 12 hane halki da yeterince beslenemeyenler grubuna girmektedir. Türkiye’de ise yoksullarla birlikte, toplam % 55 hane halki yeterince beslenememektedir.
Fert bazinda rakamlar, hane halki rakamlari ile karsilastirildiginda hane halki büyüklüklerinin fazla oldugu haneler yoksul grubuna girdikleri için, fert bazinda daha fazla yoksul elde edilmistir. Fertlerin % 15’i oldukça yoksul, % 23’ü alt düzey yoksul, % 9’u ise üst düzey yoksuldur. Türkiye çapinda ise, toplam fertlerin % 62’si yeterince beslenemeyenler sinifina girmektedir.
Türkiye’de gelir dagilimi olaganüstü boyutlarda esitsizdir. Birlesmis Milletler Kalkinma Örgütü’nün, Insani Gelismislik Endeksi’ne göre Türkiye, 174 ülke arasinda 1995 yilinda 69. sirada iken 1999 yilinda 86. siraya gerilemistir. Türkiye’de yoksullukla ilgili çalismalarin tümü 2001 ekonomik krizi öncesine aittir. Kriz sonrasi döneme iliskin veri olmamakla birlikte, yoksullugun ve issizligin daha da arttigi açik ve kesindir.
Açlik ve fakirlik siniri kentte, kirda farkli, bölgeler arasinda da degisim gösteriyor
DIE uzmanlarindan Güzin Erdogan, “Türkiye’de bölge ayriminda yoksulluk siniri” üzerine bir çalisma basligini tasiyan arastirmasinda, açlik ve fakirlik tanimlarina göre, Türkiye nüfusunun ve ailelerin dagilimini belirledi. Sadece onunla yetinmedi, bölgeler itibariyle, açligin ve fakirligin nasil dagildigini ortaya koydu.
Bu konuda, TÜSIAD için Prof. Dr. Seyfettin Gürsel’in koordinatörlügünde gerçeklestirilen “Türkiye’de Bireysel Gelir Dagilimi ve Yoksulluk” arastirmasi da önemli bir kaynak.
Dört kisilik ailenin gida harcamasi (TL/ay)
Kasim 2001 Kasim 2002
Yetiskin isçi 79.098.000.- 101.275.000.-
Yetiskin kadin 63.196.000.- 83.609.000.-
15 – 19 yas grubu çocuk 82.760.000.- 108.557.000.-
4 – 6 yas grubu çocuk 55.510.000.- 75.673.000.-
TOPLAM 280.536.000.- 369.114.000.-
Gida harcamasindaki degisim
Kasim1999 Kasim 2000 Kasim 2001 Kasim 2002
Bir önceki aya göre degisim orani (%) 2.1 2.5 5.8 4.7
Bir önceki yilin aralik ayina göre degisim orani (%) 40.2 39.0 60.0 25.7
Bir önceki yilin ayni ayina göre degisim orani (%) 43.8 44.2 64.2 31.6
12 aylik ortalamalara göre degisim orani (%) 54.9 47.2 49.6 51.8
Türk – Is 16 yildir her ay açlik sinirini belirliyor.
Türkiye’de açlik siniri ile ilgili en ciddi ve devamli çalismayi, Türk – Is’te uzman Enis Bagdadioglu yürütüyor. 1987 Aralik ayindan bu yana her ay, kisi basi asgari kalori gereksinimine dayali olarak 4 kisilik bir ailenin saglikli, dengeli ve yeterli beslenebilmesi için yapilmasi zorunlu gida harcamalari, aylik olarak belirleniyor.
Ilginç olan su ki, net asgari ücret 4 kisilik bir ailenin açlik sinirinda beslenmesine bile yeterli olamiyor. Asgari ücret nedeniyle 4 kisilik bir aile açlik sinirinin yüzde 50 altinda kaliyor.
Türk – Is arastirmasinin bir baska ilginç yani da su: Tüketici fiyatlari endeksi, genelde farkli gelir gruplarinin yaygin tüketim harcamalari dikkate alinarak hesaplaniyor. Halbuki alt gelir gruplari için önemli olan gida sepetindeki fiyat degisimi. Türk – Is tarafindan yürütülen gida harcamasi arastirmasi, harcama kalemlerindeki ortalama aylik ve yillik artis oranlarina göre alt gelir gruplarinin enflasyondan daha fazla etkilendiklerini, örnegin simdilerde yüzde 35’ler dolayinda bir enflasyondan söz edilirken, kasim ayi itibariyle gida harcamalarinda 12 aylik ortalama artisin yüzde 51.8 oranina ulastigini gösteriyor.
Bizde açliktan ölen yok
Bizim halkimizin % 15’i açlik sinirinin altinda ama bizde açliktan ölen insanlarin oldugunu söylemek çok zor. Dünyada açlik sinirindaki insanlardan söz edilirken, Afrika’da, Güney Amerika’da, Hindistan ve Pakistan’da sokaklarda, tarlalarda açliktan ölen, ekmek ve su bulamadiklari için bir deri bir kemik kalmis insanlardan söz ediliyor, onlarin görüntüleri veriliyor. Bizde açlik sinirinin altinda kalan, yetersiz beslendigi için, ilaç bulamadigi için, dogru dürüst giyinme ve barinma imkanina sahip olamadigi için istirap çeken, ölen insanlar tabii ki var.
Ama genelde bizim açlik siniri altindaki insanlarimiz, Türkiye’nin sosyal ve aile yapisi nedeniyle karsilikli yardimlasma aliskanligina dayali olarak güç sartlarda da olsa açliktan ölmüyorlar.
SHP’nin yoksullugu yenmek için acil plani
SHP’nin “Yoksullugu Yenmek Için Acil Plan 2003 – 2005” baslikli çalismasinda, Türkiye’de 15 milyon insanin günde 1 dolar ile 2 dolar arasinda bir gelirle tüm ihtiyaçlarini karsilamaya çalistiklari belirtilmektedir.
SHP’nin yoksullugu yenmek için hazirladigi üç yillik acil planda dönem sonunda, yoksulluk siniri altindaki 15 milyon insanin 2 dolarlik sinirin üstüne çikarilmasi, tüm yurttaslarin 2450 kalorinin üzerinde bir beslenme olanagina kavusturulmasi hedef alinmistir.
Bu çerçevede, yilda yaklasik 1.5 milyon insana, sigortali geçici istihdam olanaginin yaratilmasi ve bu yolla, 1.5 milyon insana net 1.000 dolar / kisi düzeyinde parasal imkan saglanmasi düsünülmektedir.
Ayrica, artirilacak vergi gelirlerinden, bu alana kaydirilacak kaynaklarla, toplam bütçe harcamalarinin yüzde 7.5’una kadar ulasacak bölümünün, yoksullugu önlemek amaciyla harcanacagi belirtilmektedir.

 

Sende yorum yap