FAİZİ İNDİRELİM DÖVİZE BİNDİRELİM(1)

, , Sende yorum yap

NEW YORK
Hocalar diyor ki: “Faiz ucuzlayinca, ekonomi canlanir. Üretim, istihdam, yatirim artar. Bunun için ucuz faiz iyidir.” Hocalar böyle diyor ama faizi ucuzlatmak her zaman ise yaramiyor. ABD’de Federal Reserve (Merkez Bankasi) faiz oranini son 3 yilda 12 kez düsürdü. Yüzde 1.25 faiz son kirk yilin en düsük faizi. Ama ABD ekonomisi bir türlü canlanamiyor, dolar euro karsisinda ayaga kalkamiyor.
Gelelim Türkiye’ye… Bizim ülkemizde “faiz yüksek”… Faizin yükseklik ölçüsü enflasyon. Yillik enflasyon hedefi yüzde 20’ler iken, Hazine yüzde 45’lerde dolanan bir faiz ödüyor. Hazine faizi piyasa faizini belirliyor. Bu ise yüzde 20’lerin üzerinde “reel” (enflasyondan arindirilmis) faiz anlamina geliyor.
Bizde “faiz” dövizin “sigortasi” olarak kabul edilir. Faiz ucuzladiginda paranin dövize gidecegine, dövize talep artinca döviz fiyatinin yükselecegine ve dövizin tükenecegine inanilir.
Su günlerde kimse dövizin tükeneceginden korkmuyor da döviz fiyatinin ucuzlugundan yakiniyor. Bu nedenle “reçete” hazir: “Faizi indirelim, dövize bindirelim.” Faiz inince döviz fiyati artar. Sikayetler sona erer!.. Türkiye’de faiz olusumunda Merkez Bankasi’nin rolü büyük oldugu için, “reçetenin sahipleri” Merkez Bankasi’na yüklenmeye basladi.
Merkez’in faiz olusturmadaki rolü su: Merkez bankalari genelde bankalara borç verir. Bu borcun faizi ile ekonomideki faiz oranini etkiler. Bizde ise su günlerde ters bir durum var. Kredi veremeyen bankalarin kasasinda yaklasik 10 katrilyon lira para birikti. Bankalar bu parayi Merkez Bankasi’na “gecelik” olarak emanet ediyor. Merkez Bankasi da bu paraya yüzde 40’lar dolayinda faiz veriyor. Iste bu faiz ekonomideki faiz oranlarini olusturuyor. Bankalar Merkez Bankasi’ndan gecelik yüzde 40’lar dolayinda faiz alinca, Hazine bonosu faizi yüzde 45’lerin altina, piyasa faizi yüzde 50’lerin altina inemiyor. Reel faiz (enflasyondan arindirilmis faiz) yüzde 20’ler dolayinda olunca bankalar ve halk döviz almiyor. Dövizi olan, döviz satarak faize gidiyor. Reçeteyi benimseyen hükümet, simdi Merkez Bankasi’na dolayli olarak “faizi indirelim, dövize bindirelim” mesajlari vermeye basladi. Üç nokta önemli:
(1) Merkez Bankasi bagimsizdir ama, hükümetlerin ekonomi politikalari bir bütünlük içinde uygulanir. Hiçbir hükümet Merkez Bankasi ile çatisarak ekonomi politikasi uygulayamaz. Hükümetlerinin ekonomi politikalarini da merkez bankalari belirleyemez.
(2) Türkiye’de IMF destekli bir ekonomi programi uygulaniyor. Bu program için bugüne kadar büyük faturalar ödendi. Amatörce yazilan reçetelerle program rezil hale getirilemez.
Kamuoyuna yansimayan bir gerçek var: Bu faiz uygulamasi IMF’nin destekledigi bir uygulama. IMF faizlerle büyük ölçüde oynandiginda, “faiz disi fazla” hedefinin tutturulmamasindan endise ediyor. Bu durumda (a) Ek tedbirlere ihtiyaç olacagini, (b) Veya faizi indirdikten hemen sonra bozulacak dengeler nedeniyle çok çok yüksek faiz oranlarinin uygulamasi zorunlulugunun ortaya çikabilecegini belirtiyor.
(3) Merkez Bankasi’nin hükümete kafa tutar bir görünüme girmemesi, hükümetin de tartismayi sokaga dökmemesi gerekir.

 

Sende yorum yap