DSP ve MHP “Avrupa Birliği”ni gözden geçirecek

, , Sende yorum yap

Avrupa ülkeleriyle aramizdaki “Gümrük Birligi” anlasmasi yürüyor.
Ama taraflar böyle bir anlasmanin oldugunu ve yürüdügünü bile unuttu.
Iliskiler sogudu… Taraflar farkli nedenlerle birbirinden uzaklasti.
Seçimden sonra kurulacak hükümet ciddi politika tercihi yapacak: (1)
Türkiye, Bati ile baglari koparacak mi? (2) Avrupa Birligi iliskilerini
donduracak mi?
Türkler, “Bati dünyasi” denilince sadece (1) Süper güç ABD’nin
dostlugunu, (2) IMF’nin “yesil isigini”, (3) Londra ve Tokyo borsalarinin
dis kredi imkanlarini, (4) Avrupa ve ABD’deki ihracat pazarini düsünür
oldu.
Halbuki Bati dünyasi, maddi varliklar yaninda, manevi ve kültürel
degerlere sahip bir dünya… Bu dünyada ilim, bilim, teknoloji, fikir
hürriyeti, demokrasi, insan haklari, daha iyi yasam arayisi var.
Acaba Bati dünyasina “- Türkiye’ye para verin, yabanci sermaye
gönderin, silah satin, Türk mallarini alin… Ötesine karismayin… Biz
kendi dünyamizda yasariz…” mi diyecegiz?
Acaba DSP’nin ve MHP’nin seçim beyannamelerinde bu konularda neler
yazili?
Önce DSP’nin seçim beyannamesinin ilgili kisimlarini özetleyeyim.
DSP’nin “Istikrarli, Büyüyen, Saglikli Ekonomi Programi”, ekonomik
ve sosyal dengeleri kurarak, Türkiye’nin küresel pazarlarda basariyla
rekabet edebilecek düzeye gelmesini amaçliyor.
Ekonomik istikrar ve dengeli büyüme, bir yandan halkin yasam
düzeyinin yükseltilerek refah ve mutlulugunun artirilmasi, öte yandan
Türkiye’nin Avrupa Birligi ile gerçeklestirdigi Gümrük Birligi’nin
yararlarinin en çoga çikarilmasi ve zararlarinin en aza indirilmesi için
zorunlu görülüyor.
MHP’nin seçim beyannamesinde önce Avrupa Birligi ile iliskilerin
gözden geçirilmesi geregi hatirlatilmakta ve su görüslere yer
verilmektedir:
“Türkiye’ye birçok sart dayatan, ikili anlasmalari yok sayan,
kisacasi hiç dostane olmayan yaklasim ve kararlar, gelinen noktanin ciddi
bir sekilde gözden geçrilmesini zorunlu kilmaktadir.
Ülkemizin, bu tür dislayici, önyargili ve dayatmaci yaklasimlara
hiçbir sekilde riza göstermeyecegi muhataplara açikça anlatilmalidir.”
Daha sonra “tam üyelik” niyeti ortaya konulmaktadir:
“MHP, bir devlet politikasi mahiyeti kazanmis olan ‘tam üyelik
hedefi’ni ilke olarak benimsemektedir. Ancak, bunun Avrupa Birligi
yönetimince de açikça deklere edilmesi, tam üyelik sürecine karsilikli
isbirligi ve anlayisin hakim olmasi ve tam üyelik takviminin belirlenmesi
gerektigini savunmaktadir. Avrupa Birligi yönetimi, yine, Kibris ve PKK
konusunda Türkiye’ye karsi takip ettigi ve giderek de düsmanca bir nitelik
arz etmeye baslayan politikalarini terk etmek zorundadir.”
MHP seçim beyannamesinde, Israil ile iliskilerin güçlendirilmesi
ilkesi de yer almaktadir. Beyannameye göre, “Türkiye, Ürdün, Israil, Misir
ve Filistin arasinda olusturulacak bir ‘Dogu Akdeniz Birligi’ düsüncesi
olgunlastirilacaktir. Bu birlik, gelismelere göre Lübnan, Suriye ve Suudi
Arabistan’in da dahil olabilecegi bir organizasyon olarak tasarlanabilir.
Türkiye’nin mevcut ikili iliskilerine ilave olarak Ukrayna, Çin,
Japonya, Hindistan, Güney Kore, Yeni Zelanda ve Avustralya gibi 21.
yüzyilin baslarinda önemli güçler haline gelecek ülkelerle de çok yönlü
iliskilere agirlik verilecek.”
Seçim beyannamelerine göre DSP de, MHP de Bati’dan kopmayi hedef
almiyor, tam üyelikten vazgeçmiyor… Ama Bati ile iliskilerin çerçevesi
belirsiz.
Güngör URAS^

 

Sende yorum yap