Devlet büyüsün ‘devletten geçinenler’ küçülsün

, , Sende yorum yap

Bizim devlet kötü devlet. Devlet küçülsün. Ama biz
isadamlarina daha çok tesvik verilsin. Batan sirketler Londra
Yaklasimi ile devlet tarafindan kurtarilsin. Devlet bizim
batik bankalara para akitsin. Devlet ihale açsin, vergi
almasin, ama yollar, okullar yapsin, mahkemeleri düzeltsin,
can ve mal güvenligimizi saglasin. Devlet küçülsün. Ama hiçbir
memur isten çikarilmasin, maaslari artirilsin. Isçilere ek
ikramiye verilsin. Erken emekli olsun. Maasindan vergi, primi
kesilmesin.
Devlet küçülsün. Ama KOBI’ye, esnafa, sanatkara, bakkala
daha çok kredi versin. Kredi faizini düsürsün. KDV’yi
kaldirsin. Piyasaya para akitip, talebi canlandirsin. Devlet
disaridan bol döviz bularak piyasaya akitsin. Millet ucuz ucuz
alisveris yapsin.
Bizim devlet kötü devlet. Devlet küçülsün. Ama Emekli
Sandigi, SSK ve Bag – Kur da adam olsun… Bu kadar prim
kesilmesin. Emekli ayliklari artsin. Saglik yardimi artsin.
Hastanelerde sira beklemek olmasin.
Bizim devlet kötü devlet. Küçülsün… Ama devlet bize is
versin. As versin. Özel sektörde zaten is yok. Devlet de
memur, isçi almiyor. Böyle devlet olur mu?
Sayin okuyucularim. Sayin halkim… Ne istedigimizi
bilelim. Yanlis seyleri tartismayalim.. Biz bu ülkede “insanca
yasamak istiyoruz”. Insanca yasamamiz Güçlü Büyük Devlet ile
mümkün olabilir.
Devlet, “kamu çikarini” koruyan güçtür. Kamu çikari,
ülkede yasayan insanlarin “halkin” ortak çikaridir.
Bir ülkenin vatandasi iki kaynaktan beslenir. (1) Kendi
yarattigi katma degeri tüketir. (2) Kamunun yarattigi degeri
kullanir. Insanlarin ortak çikari (kamu çikari) ile insanlarin
kisisel çikari her zaman uyum içinde olmaz. Çakisabilir.
Devletin sorumlulugu, insanlarin kisisel çikarlarinin
kamu çikarini zedelemesine mani olmaktir. Kamu çikari zarara
ugrar ise, kamunun yarattigi degerden kamunun hizmetinden
yararlanan milyonlarca insan olumsuz etkilenir.
Devlet, askerdir, polistir, hakimdir, ögretmendir, tapu
memurudur. Ben neden askere para vereyim? Ben neden polisi
besleyeyim? Tapu memurundan bana ne diyerek her kisi kendi
basina “ahkam keser ise” devlet yok olur.
Gelelim ana noktaya: Bizim sorunumuz devleti küçültmek
degildir. Devlet harcamalarini bütünü ile kismak degildir.
Devletin yanlis harcamalarini azaltip, kaynaklarini halkin
insanca yasamasinin yolunu açacak biçimde kullanmasini
saglamaktir. Devlet, kendi kaynaklarini emen asalaklardan
kurtulacak ki, büyüsün, serpilsin, halki için daha iyi okul,
daha iyi hastane yapsin. Mahkemeleri düzeltsin.
Bir de rakamlara bakalim. Devletten geçinenlerin sayisini
hatirlayalim: 2 milyon 210 bin sivil memur, 350 bin subay
devletten maas aliyor. KIT’lerde 377 bin, diger kamu
kuruluslarinda 262 bin isçi ücretli olarak çalisiyor. Emekli
Sandigi’ndan her ay 1 milyon 268 bin, SSK’dan 3 milyon 262
bin, Bag – Kur’dan 1 milyon 240 bin kisi emekli ayligi aliyor.
Bunlara saglik yardimi yapiliyor. Devlet bankalara kaynak
aktariyor. Özel sektör firmalarina tesvik dagitiyor.
Ihracatçiya, esnafa, çiftçiye ucuz faiz ile dagitilan kredinin
farkini devlet ödüyor. Devletin faizini ödeyemez hale düstügü
bu iç borç nereden ortaya çikti? Devletin parasi olmadigi
halde isçiye, memura zam yapmak ve de sanayiciye, tüccara,
çiftçiye, esnafa ucuz kredi dagitmak sevdasindan basimiza bu
dertler geldi…
Eeee… Söyleyiniz bakalim… Sorun, devleti mi, yoksa
devletten geçinenleri mi küçültmekte?
Güngör URAS^

 

Sende yorum yap