Dağ taş fındık

, , Sende yorum yap

Önceki gün Samsun Havaalani’nda uçaktan inerek minibüse
bindik. Ordu’ya gidiyoruz. Terme’ye kadar yol güzel. Yolun iki
yani yemyesil. Dümdüz. Deniz ile yol arasinda çam agaçlari
var. Yolun öte yanindaki düzlük silme findik agaci dolu…
Terme’de yol üzerindeki depolarda çuval çuval pirinçler
yigili… Terme pirinci nefis… Ama “findik – pirinci
bogmus”. Pirinç üretimi azalmis. Terme’den sonra yol
kötülesiyor. Daraliyor. Araçlar tek sira yol aliyor. Ünye,
Fatsa, Persembe ve nihayet iki buçuk saat sonra Ordu’ya
ulasiliyor. Yolun iki kenarindaki çirkin beton binalar,
güzelim yesili rezil etmis… Allahim… Kimler bu binalari bu
kadar karaktersiz ve çirkin yapabilir ki? Ordu’ya kadar yolun
iki yanindaki bina bollugundan yesil görünmez olmus.
Ordu’da iki sanayi tesisi (Çamsan Entegre Orman Ürünleri
Sanayii ve Sagra Findik Ürünleri Sanayii tesisleri) var. Bu
iki büyük sanayi kurulusu disinda Ordu’nun geçim kaynagi
“findik”. Ordulular findiga “tembel ürünü” diyorlar. Ordu’yu
findiga mahkum ettigi için de devleti (bu devlet her kim ise,
iste o devleti) suçlayip duruyorlar.

Ayda 70 milyon gelir
Türkiye’de bu yil 660 bin ton (kabuklu) findik üretildi.
Bunun 200 bin tonu Ordu’dan çikti. Ordu’dan çikan findigin 125
bin tonunu Fiskobirlik, kalani tüccar satin aldi. Ordu’ya bu
yilin ürününden 200 milyon dolar findik parasi girdi.
Iste Ordu ilinin bu yilki geliri bu para. Bunu 110 bin
findik üreticisi paylasti. Her üreticinin tarlasi ayni
büyüklükte degil. Ortalama üretici basina 3 milyar lira para
düsüyor. Bunun 1 milyar lirasini masrafa ayirirsaniz, üretici
basina ayda yaklasik 150 – 180 milyon lira ortalama gelir
demektir. Findiktan baska geliri olmayanlar iste bununla
yasiyor. Ziraat Odasi Baskani Ali Kaya, Ordu’daki üreticinin
yüzde 77’sinin tarlasinin ortalama büyüklügünün 7 dönüm
oldugunu, bu büyüklükte tarlasi olan bir findik üreticisinin
(masraftan sonra) yillik net gelirinin 800 milyon lira
oldugunu, ayda 70 milyon lira ile geçindigini söylüyor.
Iyi de… Ordulu neden findiktan baska bir sey üretmiyor?
Neden o topraklarda yetistirilebilecek ve de geliri yüksek,
soyayi, kiviyi, ahududuyu, kizilagaci sevmiyor? Neden
hayvancilik yapmiyor? Bu sorunun cevabini verirken Ordulu gene
devleti (bu devlet de her kim ise, iste o devleti) suçluyor:
“Efendim devlet Orduluyu tembellige alistirdi. Findikta on bir
ay yatarsin. Bir ay biraz zorlanirsin… Öbür ürünlerde öyle
mi? Bu devlet, halki üretimden uzaklastirdi!..

Ordulu çikis yolu ariyor
Devlet 1983 yilinda “Findik Üretiminin Planlanmasi ve
Dikim Alanlarinin Belirlenmesi” ismi ile (kanun no: 2844) bir
yasa çikarmis. Bu yasa ile 1983 yilindan sonra findik dikimi
yasaklanmis. Geliniz görünüz ki, o zamanlar 475 bin
hektarlarda dolanan toplam dikim alani, o günden bugüne 625
bin hektarlara çikmis. 150 bin hektar düz arazi baska ürün
için kullanilacak yerde, üzerine findik agaci dikilmis. Findik
ekim alaninin büyümesi beraberinde 150 bin ton findik ürünü
fazlaligi getirmis.
Halbuki yasa, findik alaninin sinirlandirilmasini, ürün
veriminin artirilmasini hedef aliyormus. Simdilerde dekar
basina 90 – 120 kilo dolayinda olan findik veriminin islah ile
150 – 200 kiloya çikarilmasi mümkün. Ama islah demek “alin
teri – çalisma” demek. Ordu insani “isin çarpikligini – böyle
yürümeyecegini” anlamis. Onun için simdi “özelestiri” yapiyor,
çikis yolu ariyor. Çikis yolunu bulmak Ordulunun isi ama,
Ordu’nun yolunu yapmak devletin isi… Devlet Ordu’yu batidan
Samsun’a, dogudan Giresun’a ve güneyden Sivas’a baglayacak
yollari yapmakta geç kalmis. Belki de bu yüzden kiyiya sikisip
kalan Ordu “kabugunu” kiramamis. Findik kabugu içinde hapsolup
kalmis. Ama kabugu kirmak, findik disinda bir seyler üretmek
zorunda. Ordulu simdi bunun arayisinda.
Güngör URAS^
p>

 

Sende yorum yap