Çillerler’in farkı “Oyun Teorisi”ni bilmeleri

, , Sende yorum yap

GÜNÜMÜZDE “Oyun Teorisi”ni bilmeyen politikacinin,
bilgisayar kullanamayan politikacinin, bilgisayarina “Oyun
Teorisi”ni yükleyip her gün ve her saat gelisen ve degisen
sartlara göre “pozisyon alamayan politikacinin”, iç politikada
da, dis politikada da basarili olma sansi kalmadi.
Sayin okuyucularima Ingilizce anlatimi ile “Game
Theory”, Türkçe tercümesi ile “Oyun Teorisi” denilen seyin ne
oldugunu anlatayim.
Oyun Teorisi’nin geçmisi eski yillara gider ama, modern
Oyun Teorisi’ni 1944 yilinda matematikçi Neumann ile iktisatçi
Morgenstern ortaya koymustur. Hesap makinelerinin gelismesi ve
nihayet bilgisayar kullanimi Oyun Teorisi’nde gelismelere
imkan vermistir. Oyunlarda bir tarafin kazanmasi veya
kaybetmesi sadece kendi yetenek ve ustaligiyla ortaya koydugu
oyuna degil, karsisindaki kisinin veya kisilerin de oyununa
baglidir.
Belirli sartlar çerçevesinde akilli bir oyuncunun karsi
tarafin yapabilecegi bütün hamlelerin listesini belirlemesi
mümkündür.
“Kapali Oyun” denilen böyle bir oyunda, oyuncunun
yapacagi seçimlerin herbirine “taktik”, bu taktiklerin
uygulanmasina da “strateji” adi verilir.
Oyun Teorisi’nin dayanagi “Ihtiyat Politikasi”dir.
Oyuncu her zaman riski (kayip ihtimali) en az taktigi seçer,
stratejiyi uygular. Çok kazanç pesinde kosmayanin kazanma
sansi artar.
Oyun Teorisi’nde her oyuncunun durumu ayni sekilde
degerlendirebilecegi ve her oyuncunun kayip ve kazancini
hesaplayabilecegi hiçbir zaman unutulmaz.
Oyunda gerçek ustalik oyuncunun rakiplerinin psikolojik
tepkilerini hesaba katmasinin ötesinde, kendi psikolojik
tepkisini karsiya fark ettirmemesidir.
Bunun için basarili oyuncu olmanin sarti, karsi tarafin
tahmin edebilecegi herhangi bir davranis içine girmemek, karsi
tarafa ne yapacagi önceden bilinemez bir oyuncu görünümü
vermektir.
Oyun Teorisi’nin “kumar” ile ilgisi yoktur. Buradaki
“oyun” hayat oyunudur. Siyasi, politik, ticari hayatta oynanan
oyunlarda taraflarin kazançli çikma veya riski azaltma
arayislarina yardimci olan bir taktik ve strateji kuralidir.
Oyun Teorisi’ni bilmeyen sadece zar atar, sadece önüne
gelen kagidi açar, kaderine kismetine razi olur. Oyun
Teorisi’ni bilen ise, önceden tüm ihtimalleri bilgisayara
yükler, bu ihtimaller arasindaki olasiliklara göre
taktiklerini belirler ve her hamlede hangi stratejiyi
uygulayacagini önceden bilir.
Bugün Bati ülkelerinde ordu, istihbarat teskilatlari,
siyasi partiler, çokuluslu firmalar “Oyun Teorisi”ni
uyguluyor. Politikalarini böyle belirliyor.
(Oyun Teorisi – “Game Theory” – konusuna ilgi duyanlar
ve bunu ögrenmek isteyenler için kaynak: Paul Walker, “An
outline of the history of game theory” 1995, “What is Game
Theory” Martin J. Osborne ve Ariel Rubinstein, MIT Press 1994)
Bati’da politikacilar “Oyun Teorisi”ne göre oyun kurar
ve oyun bozarken, bizde “Baba’dan kalma politikacilar” oyun
olarak sadece karakucak, poker, üçkagit, pisti ile
altmisaltiyi biliyor.
Bizim “babadan kalma politikacilar” birakiniz
bilgisayar kullanmayi, otomobil kullanmayi bile bilemiyor.
Iste bu nedenle hem otomobil kullanmayi hem de
bilgisayar kullanmayi bilen Turgut Özal, “Baba’dan kalma
politikacilar”in arasindan siyrildi.
Turgut Özal’dan sonra “bilgisayar” kullanmayi bilen
ikinci politikaci olarak Tansu Çiller öne çikti.
En ileri elektronik alet olarak telefonu belleyen ve
ellerinde telefon resim çektiren “Baba’dan kalma
politikacilar” yaninda, bilgisayarina “Udidem Modeli” denilen
ve kimsenin ne oldugunu anlayamadigi bir programi yükledigini
iddia edip, bilgisayar önünde resim çektiren Tansu Çiller’in
gördügü ilgiye neden sasilir ki?
Hele hele esi Özer Çiller bos vakitlerini bilgisayar
önünde geçirmeye basladiktan ve “Oyun Teorisi”ne ilgi
duyduktan sonra Çillerler’in karakucak, üçkagit, pisti,
altmisaltidan baska oyun bilmeyenlere fark atmamalari mümkün
mü?
Çillerler’in “Oyun Teorisi” bildiklerini ve oyunu buna
göre kurduklarini 1997 yili ortalarinda yazmistim. O süreden
bu yana rakipleri, karsitlari, düsmanlari hala bunu fark
edemedi. Çillerler ise oyunu “Oyun Teorisi”ne göre oynamayi
sürdürdü.
Aklandilar. Hem de kendilerini rakiplerine,
düsmanlarina aklattirdilar. “Öldü, bitti, yok oldu” sanilan
Çiller simdi tekrar oyun kurucu olarak sahnede.
Güngör URAS^

 

Sende yorum yap