Çay sancısı

, , Sende yorum yap

Çay, Karadeniz bölgesinde yasayanlarin önemli bir gelir kaynagi.
Çay ürününün tamamina yakinini Çaykur aliyor. Alim fiyatini devlet
belirliyor. Devletin çay için ödeyecegi para miktari sinirli. Çaykur’un
isleme kapasitesi sinirli. Buna karsilik üretici, yas çay yapraginin
tamaminin satin alinmasini hem de “tatminkar” bir fiyatla alinmasini
bekliyor.
Özal yillar önce çay isini özel sektöre devretmeye çalisti. 45
fabrika ile çay üreten Çaykur devre disi birakildi. Özel sektör 312
tane küçük üretim tesisi kurdu. Fakat görüldü ki, devletin belirledigi
yas çay taban fiyati ile özel sektörün kuru çay üreterek ayakta kalmasi
imkansizdi.
Özel sektör tesislerinin çogu, üreticiye önemli miktarlarda
borçlu olarak batti.
Yas çay yapragi üreticileri gene Çaykur ile basbasa kaldi.
Fakat temel bir sorun var: Türkiye’nin yillik çay tüketimi 160
bin ton. Çaykur’un kuru çay üretimi 180 bin ton. Türkiye’de kuru çay
maliyeti ve fiyati yüksek oldugundan ihracat yapma imkani yok. Tersine
her yil Türkiye’ye resmi yoldan veya kaçak olarak 60 bin ton çay
giriyor. Üretim 180 bin ton, ithalat 60 bin ton, toplam arz 240 bin ton.
Buna karsilik iç talep 160 bin ton. Yillik fazlalik 80 bin ton. Bu
tabloda özel sektör nasil çay fabrikasi isletir?
Çiftçi dostu Sadullah Usumi agabeyimizin verdigi bilgilere göre,
Dogu Karadeniz bölgesinde 767 bin dekar arazide her yil 1 milyon ton
çay yapragi üretiliyor. Bu yas çay yapraklarinin tamami islense 200 bin
ton dolayinda kuru çay üretilebilir.
Fakar Çaykur’un isleme kapasitesi sinirli. Özel sektör kuru çay
üretmeye istekli degil.
Halbuki yas çay yapraginin ömrü 24 saat. Bu müddet içinde
islenmesi gerekiyor. Çaykur’un günlük isleme kapasitesi 6 bin 500 ton.
Her gün toplanan yas çay yapragi 11 bin ton… Her gün 4 bin ile 4 bin
500 ton çay yapragi açikta kaliyor.
Bu fazlalik ya üreticinin elinde kalacak. Üretici denize dökecek.
Ya da Çaykur parasini verip alacak. Fazla çayi denize Çaykur dökecek.
Buna mani olmak için Çaykur’un üreticiden dekar basina 10 kilo
yas çay yapragi almasi kararlastirilmisti. Bu sinirlama, Çaykur’u
isleyebileceginden fazla yas çay yapragina para ödeyip, bu çaylari
denize dökme riskinden ve de satilamayacak kadar kuru çay üretip,
bunlari gübre olarak degerlendirme riskinden kurtariyordu.
Ancak politik baskilarla bu sinirlama geçtigimiz hafta
kaldirildi. Simdi Çaykur, üretici ne kadar mal getirirse almak zorunda.
Çaykur çaylari teslim aliyor ama parasini ödeyemiyor. Çünkü para
yok. Devlet bu yil 118 bin lira olarak belirlenen yas çay kilo fiyatini
ödeyemiyor. Yas çay üreticisi ödenemeyen fiyati bile begenmiyor. Bugday
fiyatina yüzde 51 zam yapilirken çay fiyatinin yüzde 44 artirilmasini
haksizlik olarak görüyor. Bakanlar Kurulu toplantisinda ANAP’li Devlet
Bakani Rüstü Kazim Yücelen çay taban fiyatina kilo basinda 10 bin
liralik artis teklifinde bulundu. Bu teklif kabul görmedi.
Sayin okuyucularim görüyorsunuz sistem öyle çarpik ki, yas çay
yapragini üreten zarar ediyor, kuru çay üreten Çaykur zarar ediyor,
parayi ödeyen devlet zarar ediyor, çaylarin yasi da kurusu da denize
dökülüyor… Kimse de yillardir bu sistemi düzeltemiyor.
Güngör URAS^

 

Sende yorum yap