BİR BAŞKA MÜLKİYELİ

, , Sende yorum yap

Onu Mülkiye’deki ilk günlerimde tanidim. Mülkiye’ye geldigi günlerde bütün dersleri izliyor, son dersin ardindan Büyük Amfi’nin kapisinda tekerlekli sandalyesinin, basamaklardan indirilmesine yardimci olacak birisini beklemeye basliyordu. Yüzünde hep bir tebessüm vardi. Okul baslayali iki hafta kadar olmustu. Bir son ders çikisinda yine beklerken yanina gittim. Tanistik. Sonradan çok alisacagim o usul usul, tane tane konusmasini ilk kez duyuyordum. Kendisini tanitti:
“Kemal Uluer”.
Sadece bir otomobile bindirilmek üzere bekliyorsa, yardimci olabilecegimi söyledim. “O kadar da sorun degil… Ama olabilir” dedi.
Benden büyüktü. 1960’ta Yenimahalle’de dogmustu. Orada oturuyordu. Yenimahalle Endüstri Meslek Lisesi Makine Ressamligi Bölümü’nü bitirmisti. Ortaögretimi sirasinda kas erimesi hastaligina yakalanmisti. Organlarini hissetme, hareket ettirme fonksiyonlarinda hiçbir sorun yasamiyordu. Ancak ayaga kalkacak gücü veren kaslarinda erime vardi. Ve yapilabilecek hiçbir sey yoktu.
Bir süre sohbetten sonra anlastik, artik kimse onu almak için Mülkiye’ye gelmeyecekti. Birlikte Mülkiye’den çikiyor, o tekerlekli iskemlesinde, ben ona yardim ederek uzun yürüyüsler yapiyorduk. Sinemaya, tiyatroya, operaya gidiyorduk. Artik birbirimize “ortak” diyorduk.
Sayin okuyucularim, bu satirlari, bir Mülkiyeli’nin Kemal Uluer’in “Mutlu Bir Ölümün Güncesi” basligi ile, Yapi Kredi Yayini olarak bastirilan kitabina, bir diger Mülkiyeli’nin Dogan Akin’in önsözünden aktardim. Kemal Uluer’in ilginç bir hayat hikayesi var. Renkli yasaminin, belli bölümlerinde günlük tutmus. 41 yasinda “geregi kadar yasadigina karar vererek” intihar etmis. Ancak, Kemal Uluer’in günlüklerinden anlasiliyor ki, bu intihar ani bir bunalimin sonucu degil, mutlu bir yasamin noktalanmasi seklinde olmus.
Yasam hikayesini okuyunca, Kemal Uluer’in çok genis bir arkadas çevresine sahip oldugu, arkadaslariyla beraber çok renkli bir hayat yasadigi, anlasiliyor.
Kemal Uluer’in en sevdigi ugrasi resim yapmak. Yaptigi resimler büyük bir begeni görüyor ama o hiçbir resmini satmamis. Sergiler açmis ve de sevdiklerine hediye etmis.
Üniversite yillarinda, kafasinda sekillenmeye baslayan bir düsünceyi, on yil kadar önce, yakinlarina açmis. “Son bir 10 tablo yaparak, her seye nokta koymayi düsünüyorum.” 2000 yilinin basinda inzivaya çekilmis ve 91 gün boyunca hiç kimseyle görüsmeyerek planladigi 10 tablonun 9’unu yapmis. Bu 9 tabloyu kagida sarip, üzerine “2002 yilindan önce açilamaz” notunu düserek mühürlemis. Son tablosunu ise bir buçuk yil sonra 27 Aralik 2001’de yaparak, kendisine verdigi sözü tutmus.
“Basucumda Hayat, Mutlu Bir Ölümün Güncesi” adi ile yayimlanan kitapta, Kemal Uluer’in 91 günlük inziva döneminde kaleme aldigi günlügüyle, intiharina kadar geçen yaklasik bir buçuk yilda tuttugu notlar ve son 10 tablosu yer aliyor. Kemal Uluer’in “ortagi” Mülkiyeli arkadasi Dogan Akin, ölümünden sonra günlükleri ve resimleri toplayarak, Kemal Uluer’in hatirasini yasatmaya çalisiyor.
Sayin okuyucularim, 4 Aralik Mülkiye’nin kurulus yildönümüdür. Mülkiye bundan 143 yil önce kuruldu. Mülkiyeliler her kurulus yildönümünde, Mülkiye’nin özelliklerinden, Mülkiyelilerin yaptiklarindan söz ederek, okulu tanitmaya çalisirlar. Ben bu 4 Aralik’ta 1983 yilinda Mülkiye’ye giren ve 1987 yilinda mezun olan 2 arkadasin hikayesini sayin okuyucularima aktarmak istedim. Kemal Uluer’in en yakin arkadasi Dogan Akin, Milliyet gazetesinin haber müdürü.
Önümüzdeki günlerde, Kemal Uluer’in resimlerini Istanbul’da sergilemek için hazirlik yapiyor.

 

Sende yorum yap